Ramazan ayının yirmi birinci gününde Türkiye genelinde oruç ibadetini yerine getiren vatandaşlar için 11 Mart 2026 iftar saatleri netlik kazandı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından paylaşılan güncel imsakiye verileri doğrultusunda, akşam ezanı her şehirde coğrafi konuma bağlı olarak farklı dakikalarda okunuyor. Doğudaki illerde iftar vakti daha erken girerken, batıya doğru gidildikçe ezan saatleri birkaç dakika ileri kayıyor. Oruçlarını açmak için bekleyen vatandaşlar, kendi yaşadıkları illerdeki kesin saatleri araştırıyor.

11 MART İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR İFTAR VAKİTLERİ SAAT KAÇTA?

Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 11 Mart 2026 Çarşamba günü büyükşehirlerde akşam ezanı vakitleri belirlenmiştir. İstanbul'da oruç tutan vatandaşlar saat 19.12'de akşam ezanının okunmasıyla birlikte iftarlarını yapabilecektir. Başkent Ankara'da iftar vakti 18.57 olarak açıklanırken, İzmir'de ise akşam ezanı saat 19.21'de okunacaktır. Ramazan ayı boyunca güneşin batış saatlerinin değişmesi nedeniyle iftar vakitleri her geçen gün birkaç dakika daha ileriye doğru kaymaktadır. Vatandaşların ibadetlerini eksiksiz yerine getirebilmesi için Diyanet'in yayımladığı resmi imsakiye saatlerine riayet etmeleri büyük önem taşımaktadır.

İSLAM DİNİNDE İFTAR VAKTİ NEYİ İFADE EDER?

İslam dininde iftar, imsak vaktiyle başlayan ve gün boyu devam eden oruç ibadetinin güneşin batmasıyla birlikte sona erdiği anı ifade etmektedir. Bu vakit, yeme ve içme yasağının kalktığı, müminlerin hem fiziksel hem de manevi olarak rahatladığı bir zaman dilimidir. İslam peygamberi Hazreti Muhammed'in hadislerinde iftar saatinin inananlar için büyük bir sevinç, bağışlanma ve dua kapılarının açıldığı bir an olduğu vurgulanmaktadır. Dini kaynaklarda, akşam ezanı okunur okunmaz vakit kaybetmeden orucun açılması tavsiye edilmektedir. Bu nedenle iftar, sadece bir yemek vakti değil, aynı zamanda Allah'a şükredilen ve manevi duyguların en üst seviyeye ulaştığı önemli bir ibadet sürecidir.

SAHUR YAPMANIN ÖNEMİ NEDİR VE İMSAK NE DEMEK?

Oruç ibadetinin temel taşlarından biri olan sahur, imsak vaktinden önce gece uyanılarak yenilen yemeği ve bu zaman dilimini tanımlamaktadır. Hazreti Muhammed, sahura kalkmayı özellikle tavsiye etmiş ve bu vakitte yenilen yemekte büyük bir bereket olduğunu müjdelemiştir. İslam alimlerine göre sahur yapmak, kişinin gün boyu sürecek olan açlık ve susuzluğa karşı fiziksel olarak direncini artırmasının yanı sıra, seher vaktinin feyzinden yararlanarak dua ve ibadetle geçirilmesine de olanak tanır. Sahur süreci, sabah namazı vaktinin girdiğini ve yeme içmenin kesin olarak bırakılması gerektiğini bildiren imsak vaktiyle birlikte sona ermektedir.

Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce sporcu Granfondo'da buluştu: Pedallar şampiyonluk için döndü!
Türkiye'nin dört bir yanından yüzlerce sporcu Granfondo'da buluştu: Pedallar şampiyonluk için döndü!
İçeriği Görüntüle

DİYANET'E GÖRE ORUÇ TUTMAMAYI MUBAH KILAN MAZERETLER NELERDİR?

İslam dini, kişileri yalnızca güç yetirebilecekleri konularda sorumlu tutan kolaylaştırıcı bir yapıya sahiptir. Kur'an-ı Kerim'deki Bakara Suresi'nin ilgili ayetlerine ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına göre, farz olan Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan belirli meşru mazeretler bulunmaktadır. Bunların başında yolculuk gelmektedir; en az doksan kilometre mesafeye seyahat edenler oruçlarını sonradan kaza etmek üzere erteleyebilirler. Hastalık durumu da önemli bir mazerettir; oruç tuttuğunda sağlığı tehlikeye girecek olanlar iyileşene kadar ibadetlerini erteleyebilir. İyileşme umudu olmayan ağır hastalar ve aşırı yaşlı bireyler ise tutamadıkları her gün için bir fidye ödemekle yükümlüdür. Ayrıca, bedensel sağlığı ciddi şekilde tehdit eden aşırı açlık veya susuzluk tehlikesi, ağır şartlarda çalışmak zorunda kalmak ve gebelik ile emzirme durumları da oruç tutmamayı mubah kılan geçerli sebepler arasında yer almaktadır. Bu mazeretler ortadan kalktığında, tutulmayan günlerin kaza edilmesi gerekmektedir.

Kaynak: HABER MERKEZİ