2025 yılında Karadeniz hariç ülkenin büyük bölümünde yaşanan şiddetli kuraklığın ardından yeni su yılının başında beklenen sonbahar yağışları gerçekleşmedi, bazı illerde içme suyu temini için barajların ölü hacmindeki sular kullanılmaya başlandı. Ocak sonu ve şubat ayında etkili olan aşırı yağışlar baraj ve göletlerdeki su miktarını artırırken, sahil kentlerinde taşkın ve kent selleri meydana geldi. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, son gelişmeleri değerlendirerek yağış artışının tüm riskleri ortadan kaldırmadığını açıkladı.
"YAĞIŞLAR BARAJLARA CAN SUYU OLDU"
Yıldız, 2025 yılındaki kuraklığın su yönetiminin hazırlık düzeyini ortaya koyduğunu belirterek “Ülkenin büyük bölümünde yaşanan şiddetli ve çok şiddetli kuraklık su yönetimimizin kuraklık riskini yönetmeye hazır olmadığını ortaya koydu” dedi.
Sonbahar yağışlarının yetersiz kaldığını aktaran Yıldız, bazı kentlerde su arzı için kritik uygulamalara başvurulduğunu ifade ederek “Ankara ve İzmir başta olmak üzere bazı illerimizde içme suyu arzında krizin oluşmaması için barajların ölü hacmindeki sular çekilerek kentlere verilmeye başlanmıştı” diye konuştu.
Ocak sonu ve şubat ayındaki yağışların barajlara katkı sağladığını söyleyen Yıldız “Aşırı ve şiddetli yağışlar barajlarda ve göletlerdeki su miktarlarını artırdı, tamamen boşalmış bazı barajlara can suyu oldu” ifadelerini kullandı.
KENT SELLERİ CAN KAYBINA YOL AÇTI
Yağışların birçok bölgede kar yerine yağmur olarak düştüğünü belirten Yıldız, meteorolojik olayların etkilerine dikkat çekerek “Fırtına ve hortum gibi olağanüstü meteorolojik olaylar birlikte yaşandı. Bu durum İzmir ve Antalya gibi bazı sahil kentlerinde can kaybına neden olan kent selleri oluşturdu” dedi.
Kuraklığın doğrudan can kaybına yol açmadığını ancak sellerin kayıplara neden olduğunu vurgulayan Yıldız “Kuraklık sinsi bir afet olarak birçok olumsuz etki yarattı ancak doğrudan can kaybına neden olmadı. Bu kez yaşanan kent selleri bir vatandaşımızın hayatını yitirmesine neden oldu” açıklamasını yaptı.

"TÜM SU GÖSTERGELERİNDE TOPARLANMAYI İLKBAHAR YAĞIŞLARI GÖSTERECEK"
Son yağışların kısa vadeli iyileşme sağladığını kaydeden Yıldız, su göstergelerinin henüz normale dönmediğini belirtti. “Bazı bölgelere kar olarak düşen yağışlar toprak nemini ve yeraltı suyunun beslenmesini artırdı ancak bu tek başına tüm kuraklığın sona erdiği anlamına gelmez” dedi.
Baraj seviyelerinin tüm bölgelerde normal işletme düzeyine ulaşmadığını ifade eden Yıldız “Hidrolojik kuraklık tamamen sona ermiş değil ve tarımsal uzun dönemli bölgesel kuraklık riski sürüyor” şeklinde konuştu.
Kuraklığın bittiğinin söylenebilmesi için bahar yağışlarına işaret eden Yıldız “Tüm su göstergelerinde sürdürülebilir toparlanmayı ilkbahar yağışları gösterecek” dedi.
YAĞIŞ ARTIŞI GEÇİCİ RAHATLAMA SAĞLIYOR
İklim değişikliğinin sadece kuraklık değil taşkın riskini de artırdığını belirten Yıldız “Taşkınlar ve seller ürünleri su altında bırakarak bazı bölgelerde geçen yılki kuraklıktan daha çok zarar verebiliyor. Dönemsel yağışlar su yönetimini rehavete sürüklememeli, bütünleşik havza yönetimine bir an önce geçmeliyiz. Taşkın yasası sıkı denetim ve uygulanabilir çözümler getirmelidir. Ülkemizin iklim değişikliği direncini artırmak için yeni bir sistem kurmalıyız” dedi.




