FİSA Çocuk Hakları Merkezi Program Koordinatörü Ezgi Orak, 23 Nisan vesilesiyle yayımlanan “Türkiye’de Çocuğun Yaşam Hakkı” raporunu TÜRKİNFORM’a değerlendirdi. Orak, bayramın taşıdığı anlam ile ortaya çıkan tablo arasındaki çelişkiye dikkat çekti:
“23 Nisan, çocuklara adanmış bir bayram. Ancak bugün hâlâ yüzlerce çocuğun önlenebilir nedenlerle yaşamını kaybettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu, kutlama kadar sorgulama da gerektiren bir gerçek.”
“BU TABLO BAYRAMIN RUHUYLA ÇELİŞİYOR”
Rapora göre 2025 yılında en az 892 çocuk yaşamını yitirirken, bu ölümlerin büyük bölümü önlenebilir nedenlerden kaynaklandı. Orak’a göre bu durum, 23 Nisan’ın temsil ettiği çocuk hakları perspektifiyle açık bir çelişki oluşturuyor:
“Bu veriler bize şunu söylüyor: Çocuklara armağan edilen bir bayram var ama onların yaşam hakkını korumakta ciddi eksikler var. Bu ölümler münferit değil.”
Orak, özellikle son dönemde yaşanan okul saldırılarının da bu bütünün bir parçası olduğuna dikkat çekti.
EN FAZLA ÖLÜM ŞANLIURFA’DA
Raporda çocuk ölümlerinin en yoğun yaşandığı iller arasında Şanlıurfa ilk sırada yer alırken; İstanbul, Bolu, Gaziantep ve Konya da öne çıkan iller arasında bulunuyor.
Orak, bölgesel eşitsizliklere işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu sadece genel bir sorun değil, aynı zamanda yerel risklerin yoğunlaştığı bir tablo. Bu nedenle yerel düzeyde önleyici politikalar güçlendirilmeli.”
“KAMU SORUMLULUĞU AŞINIYOR”
Rapora göre en az 103 çocuk doğrudan kamu hizmetlerindeki ihmal nedeniyle yaşamını kaybederken, yüzlerce çocuk da dolaylı sistem eksikliklerinin sonucu hayatını yitirdi.
Ezgi Orak, bu durumu şöyle yorumladı:
“Çocukların korunması kamusal bir sorumluluk. Ancak mevcut tabloda bu sorumluluğun giderek aşındığını görüyoruz.”
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE İNTİHAR GERÇEĞİ
2025 yılında en az 95 çocuk çalışırken hayatını kaybederken, en az 33 çocuk da intihar nedeniyle yaşamını yitirdi.
Orak, bu verilerin arkasındaki yapısal sorunlara dikkat çekti:
“Yoksulluk, şiddet, yalnızlaşma ve destek mekanizmalarına erişim eksikliği çocukları bu noktaya sürüklüyor. Bunlar bireysel değil, toplumsal sorunlar.”
“23 NİSAN SADECE KUTLAMA DEĞİL, SORUMLULUKTUR”
Raporda ayrıca bireysel silahlanma ve şiddetin çocukların yaşamını tehdit eden önemli unsurlar arasında yer aldığı vurgulandı.
Orak, 23 Nisan’ın yalnızca sembolik bir gün olarak görülmemesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“23 Nisan, çocuklara armağan edilmiş bir bayram olmanın ötesinde bir sorumluluk hatırlatmasıdır. Çocukların yaşam hakkını gerçekten korumak istiyorsak, bu tabloyu değiştirmek zorundayız.”
Raporda da altı çizildiği gibi, yaşanan çocuk ölümleri tekil olayların toplamı değil; yapısal sorunların bir sonucu olarak değerlendiriliyor.










