Bağımlılık tedavisine yönelik "3 seansta kurtuluş", "kesin çözüm" ve "hızlı sonuç" gibi iddialar son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Uzmanlar ise bağımlılığın tek bir yöntemle ya da kısa sürede ortadan kaldırılabilecek bir sorun olmadığını belirterek, bilimsel temele dayanmayan vaatlerin tedavi sürecine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
"BAĞIMLILIK KRONİK BİR BEYİN HASTALIĞIDIR"
Klinik Psikolog ve Bağımlılık Psikoloğu Nilgün Saltaş, "3 seansta bağımlılığa son" şeklindeki reklamların gerçeği yansıtmadığını belirterek, bağımlılığın beynin öğrenme sistemini değiştiren kronik, biyopsikososyal bir beyin hastalığı olduğunu ifade etti.
Saltaş, bağımlılık tedavisinin zamana yayılan kapsamlı bir süreç olduğunu belirterek, "Hem biyolojik hem sosyolojik hem de psikolojik faktörlerin birlikte ele alınması gerekir." dedi.
"SİHİRLİ BİR YÖNTEM YOK"
Bağımlılıkla mücadelede kısa sürede kesin sonuç vaat eden yöntemlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Saltaş, "Bu yüzden sihirli bir yöntem yoktur." ifadelerini kullandı.
"ALTTA YATAN NEDENLER MUTLAKA ARAŞTIRILMALI"
Tedavi sürecinde yalnızca bağımlılık davranışına odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Saltaş, depresyon, travma, kaygı bozuklukları, dürtüsellik ve genetik yatkınlık gibi etkenlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Altta yatan depresyon, travma, kaygı, dürtüsellik ve yatkınlık gibi nedenler değerlendirilmeden yapılan vaatler bilimsel değildir." diye konuştu.
"TEDAVİ UMUT SATMAK DEĞİL, GERÇEKÇİ YOL HARİTASI SUNMAKTIR"
Bağımlılık tedavisinde gerçekçi beklentilerin önemine dikkat çeken Saltaş, tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Tedavi umut satmak değil; gerçekçi bir yol haritası sunmaktır."




