ABD Dışişleri Bakanlığı, Fox News’te yer alan dikkat çekici haberleri doğruladı. Yapılan yazılı açıklamaya göre, 2025’in başından bu yana 6 binden fazla F-1 öğrenci vizesi, farklı gerekçelerle iptal edildi. Özellikle saldırı, alkollü araç kullanımı, hırsızlık ve teröre destek gibi suçların, vize iptallerinde belirleyici olduğu bildirildi.

Açıklamada, yaklaşık 4 bin öğrencinin doğrudan yasa ihlali nedeniyle vize hakkını kaybettiği ifade edilirken, 200 ila 300 öğrencinin ise "terörle bağlantılı" nedenlerle sınır dışı edildiği kaydedildi.

PROTESTOLAR MERCEK ALTINDA

Fox News’in dikkat çeken bir başka iddiası ise, Filistin yanlısı protestolara katılan bazı öğrencilerin özel incelemeye alınmış olması. Haberde, ABD üniversitelerinde artan siyasi aktivizm dalgasının Washington’da güvenlik endişelerine yol açtığı ve özellikle Orta Doğu politikalarını eleştiren gösterilerin yakın takibe alındığı belirtildi.

Bu bağlamda, vize denetimlerinin ideolojik zemine kaydığı yönünde eleştiriler gündeme gelirken, Bakanlık henüz bu yönde doğrudan bir politika değişikliğini teyit etmedi.

RUBIO’NUN SÖZLERİ BELİRLEYİCİ Mİ OLDU?

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun mayıs ayında yaptığı açıklamalar ise dikkat çekiyor. Rubio, Filistin’e destek veren gösterilere katılan öğrencilerin vize durumlarının gözden geçirileceğini belirtmiş ve bu kapsamda bazı öğrencilerin ülkeyle ilişkilerinin kesilebileceğinin sinyalini vermişti.

Vize iptallerinin zamanlaması, bu açıklamalarla örtüşmesi bakımından, sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda politik bir mesaj taşıdığı yorumlarına da yol açtı.

ABD ve İran hattında şok iddia: Barış görüşmeleri "durduruldu" mu?
ABD ve İran hattında şok iddia: Barış görüşmeleri "durduruldu" mu?
İçeriği Görüntüle

ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER ARASINDA ENDİŞE BÜYÜYOR

Vize iptali haberleri, ABD’de eğitim gören ya da bu ülkeye akademik planlar yapan on binlerce uluslararası öğrenci arasında tedirginlik yarattı. Öğrenciler, yalnızca akademik performans değil, sosyal medya paylaşımları, protesto katılımı ve hatta kampüs dışındaki yaşam pratiklerinin bile vize statüsünü riske atabileceği bir döneme girildiğini ifade ediyor.

Bu gelişmeler, ABD'nin göçmen politikaları ve akademik özgürlük konularında yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu. Pek çok insan hakları örgütü ve öğrenci birliği, bu tarz uygulamaların "akademik cezalandırma" anlamına geldiğini savunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi