Daha önce sadece "Kanıt" kitabının ilk baskısının iletildiği mahkemeye bu kez üçlemenin tamamı güncel versiyonlarıyla sunulurken, kitaplar UCM Delil ve Keşif İdaresi Birimi tarafından soruşturma dosyalarıyla eşleştirilmek üzere kayda alındı.
GAZZE'DEKİ SUÇLARA HUKUKİ BELGE: KANIT
İsrail ordusunun Gazze'de gerçekleştirdiği saldırıları sarsıcı fotoğraflar ve görüntülerle belgeleyen "Kanıt", İsrail yönetiminin suç kaydını ortaya koyan temel bir referans çalışma niteliği taşıyor. 10. baskısına ulaşan eser, 1948 Nekbe'den bu yana yaşanan en büyük yıkımı kayıt altına alırken, uluslararası hukuk ihlallerini somut verilerle ispat ediyor. Kitap, hem sahadan ilk elden tanıklıkları sunuyor hem de adalet arayışında olan uluslararası platformlar için rehberlik ediyor.

SOYKIRIMIN İNSANİ BOYUTU: TANIK
"Kanık" ile sunulan hukuki çerçeveyi, yaşanan insani trajedi ile destekleyen "Tanık", 4. baskısıyla tarihe not düşmeye devam ediyor. Filistinli ve Türk gazetecilerin şahitliklerine dayanan eser, savaş şartlarında hayatta kalmaya çalışan insanların hikayelerine odaklanıyor. Kitap, soykırımı görmezden gelen veya siyasi destek sağlayan çevrelere karşı, yaşanan acıların unutturulmaması adına bir utanç tablosunu gözler önüne seriyor.
İSRAİL YÖNETİMİNİN SUÇ DOSYASI: SANIK
Üçlemenin son halkası olan "Sanık", Gazze'deki şiddet ve yıkımın baş sorumlusu olan Netanyahu yönetimi ve bu katliam makinesine destek veren tüm çevreleri hedef alıyor. Fanatik bir zihniyetin çocuk ölümlerini ve sivil yıkımı nasıl birer "zafer" olarak tanımladığını deşifre eden çalışma, politikadan iş dünyasına kadar suça ortak olan herkesin gelecekte hesap vereceği kararlılığını işliyor. Bu kitapla birlikte İsrail'in Gazze'deki suç dosyası bütün unsurlarıyla tamamlanmış oluyor.

AA FOTOĞRAFLARI DAHA ÖNCE UAD'DE DELİL OLMUŞTU
AA’nın bu üçlemesinde yer alan ve sahadaki haberciler tarafından çekilen fotoğraflar, daha önce Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açtığı davada kullanılmıştı. Duruşmalar sırasında mahkeme salonundaki ekranlara yansıtılan bu görseller, İsrail'in "soykırım niyetiyle" hareket ettiğini gösteren en somut deliller arasında yer alarak adaletin tecellisine katkı sağlamıştı.




