Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Nebenzia, Çin'in dönem başkanlığında düzenlenen BMGK toplantısına davet edilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Alimov'un vize talebinin ABD tarafından reddedildiğini açıkladı. Durumu vahim bir saygısızlık olarak nitelendiren Nebenzia, ABD'nin BM Anlaşması'ndan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini savundu.
BMGK KÜRSÜSÜNDEN ABD'YE VİZE TEPKİSİ
Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, "BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini savunmak ve BM merkezli uluslararası sistemi güçlendirmek" başlığı altında toplanan BMGK oturumunda söz aldı. Konuşmasında doğrudan vize engeline değinen Nebenzia, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Alimov’un New York’taki zirveye katılımının ABD diplomatik makamları tarafından vize verilmeyerek kasıtlı olarak engellendiğini öne sürdü.

ÇİN'İN DÖNEM BAŞKANLIĞINA SAYGISIZLIK
Bu ay BMGK dönem başkanlığını yürüten Çin Dışişleri Bakanlığınca resmi olarak BMGK toplantısına katılmak üzere davet edilen Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alimov'un vize talebinin, ABD tarafından reddedildiğini aktaran Nebenzia, toplantının önemine dikkat çekti. Gelişmeler karşısında duyulan rahatsızlığı gizlemeyen Daimi Temsilci, "Rusya'nın bakan düzeyinde bugünkü toplantıda temsil edilmesi gerekiyordu." dedi.
BM ANLAŞMASI UYARINCA ERİŞİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Nebenzia, ABD'nin uyguladığı bu vize reddini sadece ikili ilişkiler boyutunda değil, uluslararası hukuk çerçevesinde de sert bir dille eleştirdi. Washington'ın ev sahibi ülke sıfatıyla taşıdığı sorumlulukları hatırlatan Rus diplomat, "Bunu, sadece Washington'ın BM Anlaşması uyarınca tüm üye devlet yetkililerine istisnasız erişim sağlanması yükümlülüğünün ihlali olarak görmüyoruz" ifadelerini kullanarak tepkisini ortaya koydu.
ULUSLARARASI DİPLOMASİDE VAHİM SAYGISIZLIK
Açıklamalarının son bölümünde vize krizinin BMGK’nin kurumsal yapısına da zarar verdiğini savunan Nebenzia, hamlenin arkasındaki diplomatik mesajı eleştirdi. Rusya Daimi Temsilcisi, yaşanan durumu "Çin'in BMGK başkanlığına ve bugün görüşülen konuya karşı gösterilen vahim bir saygısızlık olarak da görüyoruz." ifadeleriyle tamamlayarak ABD yönetimine yönelik suçlamalarını uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.





