Bu tür zamanlamaya dayalı sızıntılar çoğu zaman diplomatik baskı aracı olarak kullanılır; ancak aynı zamanda kamuoyunu ve müttefikleri psikolojik olarak hazırlama işlevi de görür. Kritik soru artık saldırının olup olmayacağı değil, gerçekleşirse hangi ölçekte ve hangi sonuçlarla ilerleyeceğidir.

Whatsapp Image 2026 02 18 At 23.28.04

Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
İçeriği Görüntüle

İSRAİL İÇ CEPHEDE ALARMDA

İsrail’in İç Cephe Komutanlığı üzerinden verdiği sert uyarılar, olası bir çatışmanın Tel Aviv tarafından somut bir tehdit olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Yerleşimcilere “zor günlere hazırlanın” çağrısı yapılması, yalnızca rutin bir güvenlik önlemi değil; İran’dan gelecek muhtemel misillemenin yüksek yoğunluklu olabileceğine dair bir devlet değerlendirmesidir. İsrail güvenlik çevreleri, İran’ın uzun menzilli füze ve insansız hava aracı kapasitesini devreye sokabileceği bir senaryoyu ciddiyetle ele alıyor. Bu da çatışmanın ilk saatlerinden itibaren sivil altyapının hedef haline gelme riskini artırıyor.

Iran Israil Fuze Saldiri 2285263

RİSİNG LİON STRATEJİSİ DEĞİŞİYOR MU?

Haziran 2025’te gerçekleştirilen Rising Lion Operasyonu, İsrail’in İran dosyasında askeri eşik algısını değiştirmiş olabilir. O süreçte İsrail daha proaktif bir güvenlik yaklaşımı benimsemiş, Washington ise daha temkinli bir çizgide kalmıştı. Bugün gelinen noktada İsrail’in İran’a yönelik bir saldırı durumunda ABD ile iş birliği yapmakta tereddüt etmeyeceği varsayılıyor. Bu durum, olası bir ABD operasyonunun bölgesel ölçekte daha geniş bir askeri koordinasyona dönüşebileceği anlamına geliyor.

"AMERİKA'YA TARİHİ BİR DERS VERECEĞİZ"

İran Meclis Danışmanı’nın “Amerika’ya tarihi değiştirecek bir ders vermeye hazırız” açıklaması, klasik bir caydırıcılık söylemi olarak okunabilir; ancak bu tür ifadeler aynı zamanda iç kamuoyuna yönelik güç gösterisi niteliği taşır. İran yönetimi için en büyük risk, zayıf görünmektir. Buna karşın aşırı sert bir misilleme de ABD’nin daha geniş çaplı bir askeri kampanya başlatmasına zemin hazırlayabilir. Tahran’ın önündeki en zor denge, güçlü bir karşılık verirken çatışmayı kontrolsüz biçimde büyütmemektir.

SALDIRI BAŞLARSA NE OLUR?

Eğer ABD cumartesi ya da kısa süre içinde İran’a yönelik bir operasyon başlatırsa, ilk saatlerdeki hedefler belirleyici olacaktır. Nükleer tesislerle sınırlı bir operasyon ile komuta-kontrol altyapısını kapsayan geniş çaplı bir saldırı arasında stratejik fark vardır. Sınırlı bir operasyon İran’ı sembolik ve kontrollü bir misillemeye yönlendirebilir. Ancak geniş çaplı bir saldırı, Tahran’ı hem İsrail’i hem de bölgedeki Amerikan varlıklarını hedef almaya itebilir.

Askeri tırmanma yalnızca cephe hattını etkilemez. Enerji fiyatları, deniz taşımacılığı ve Körfez güvenliği de baskı altına girer. Hürmüz Boğazı’ndaki en küçük bir gerilim dahi küresel piyasaları sarsabilir. Bu da Washington’un operasyon süresi ve kapsamı konusundaki kararlarını zorlaştırır. Uzun soluklu bir askeri kampanya, ekonomik maliyetleri katlayarak artırır.

ABD’nin temel hedefi İran’ın kapasitesini sınırlamak ve caydırıcılığı yeniden tesis etmektir. İsrail’in önceliği ise İran tehdidini kalıcı biçimde yok etmektir. İran için asıl mesele rejim güvenliği ve caydırıcılığın korunmasıdır. Bu üç hedef aynı anda örtüşmeyecektir. Tarafların askeri kapasitesi kadar siyasi iradeleri ve kriz yönetim becerileri de sınanacaktır.

Kaynak: Haber Merkezi