1 Mart 2026 tarihinde gerçekleşen ve bölgedeki tansiyonu zirveye taşıyan saldırıda, hastane binasının büyük hasar gördüğü ve yoğun dumanlar altında kaldığı bildirildi. İran basınında yer alan ilk bilgilere göre, saldırının hemen ardından hastanede acil durum ilan edilirken; sağlık çalışanları, aralarında yenidoğan bebeklerin de bulunduğu hastaları kucaklarında güvenli bölgelere taşımaya çalıştı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, tekerlekli sandalyelerin molozlar arasında kaldığı ve koridorlarda büyük bir panik yaşandığı görüldü.

Haydut İsrail o ülkeden geri çekilirken sivillere ateş açtı
Haydut İsrail o ülkeden geri çekilirken sivillere ateş açtı
İçeriği Görüntüle

YENİDOĞAN ÜNİTESİNDE CAN PAZARI

Gandi Hastanesi’ne düzenlenen saldırı, özellikle savunmasız hastaların bulunduğu bölümleri etkiledi. İran resmi haber ajansları, saldırı anında sağlık personelinin büyük bir özveriyle bebekleri ve yoğun bakım hastalarını tahliye ettiğini duyurdu. Saldırı sonrası hastanenin kullanılamaz hale geldiği belirtilirken, can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin net bir rakam henüz paylaşılmadı.

TAHRAN’DAKİ DİĞER SAĞLIK TESİSLERİ DE TEHDİT ALTINDA

Sadece Gandi Hastanesi değil, Tahran’daki diğer stratejik sağlık merkezlerinin de saldırıların hedefinde olduğu iddia ediliyor. Kızılay’a ait Barış Binası ile Hatemul Enbiya ve Mutahhari Hastanelerinin çevresine de mühimmat isabet ettiği, kentin sağlık altyapısının çökme noktasına geldiği ifade ediliyor. Bölgedeki sivil halk, saldırıların hastane ve okul gibi korunaklı alanlara sıçraması nedeniyle büyük korku yaşıyor.

ULUSLARARASI HUKUK VE İNSANİ TEPKİLER

Hastanelerin hedef alınması, uluslararası kamuoyunda "savaş suçu" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Donald Trump yönetiminin "Operation Epic Fury" kapsamında yürüttüğü bu sert harekatın sivil tesisleri kapsaması, başta bölge ülkeleri olmak üzere pek çok başkentten tepki topladı. Tahran yönetimi, bu saldırıların "insanlık ahlakına ve uluslararası hukuka yönelik bir cinayet" olduğunu savunarak sert misilleme uyarısında bulundu.

KAOSUN ORTASINDA TAHLİYE ÇIKMAZI

Hastanenin vurulması, sadece içerideki hastaları değil, kentin genel tahliye kapasitesini de felç etti. Yaralıların sevk edilebileceği güvenli bir merkezin kalmaması, sağlık koridorlarının kapanmasıyla birleşince insani felaketin boyutları büyüdü. Reuters ve AFP gibi ajansların görgü tanıklarına dayandırdığı haberlerde, hastane binasının çevresinde ambulans sirenlerinin hiç susmadığı ancak yoğun bombardıman nedeniyle müdahalelerin aksadığı aktarılıyor.

Kaynak: İHA