Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkan Donald Trump yönetiminin uyguladığı politikalara karşı başlatılan ve daha önce milyonlarca kişiyi bir araya getiren "Krallara Hayır" (No Kings) eylemlerinin üçüncüsü gerçekleştiriliyor. Protestocular, İran'daki savaş, federal göçmenlik uygulamaları ve artan yaşam maliyetleri gibi temel konularda hükümete karşı tepkilerini dile getiriyor. Ülke genelinde hemen her büyük şehirde ve küçük kasabalarda toplanan kalabalıklar, yönetimin değişmesini talep ediyor.

"TRUMP BİZİ BİR TİRAN OLARAK YÖNETMEK İSTİYOR"

Protestoları düzenleyen organizatörler, Trump'ın politikalarına karşı çıkış nedenlerini açıklarken sert ifadeler kullandı. Organizatörler tarafından yapılan açıklamada, "Trump bizi bir tiran olarak yönetmek istiyor. Ancak burası Amerika ve güç halka aittir, kral olmak isteyenlere veya onların milyarder yandaşlarına değil" denildi. Öte yandan Trump'ın müttefikleri daha önce bu protestoları "Amerika'ya nefret eylemi" olarak kınamış ve katılımcıları aşırı solcu Antifa hareketiyle bağlantılı olmakla suçlamıştı.
8A1C78A0 2Acd 11F1 B824 0D5A31700528.Jpg

EYLEMCİLER TRUMP VE YÖNETİMİNİN MAKETLERİNİ TAŞIDI

Hafta sonu boyunca New York, Washington DC ve Los Angeles dahil olmak üzere ABD'nin neredeyse tüm büyük şehirlerinde gösteriler düzenleniyor. Washington DC ve diğer bazı kentlerde başlayan eylemlerde kalabalıklar, komşu Arlington, Virginia'dan başkente doğru yürüyüşe geçti. Protestocuların Lincoln Anıtı'nın basamaklarını doldurduğu ve National Mall'da yoğunlaştığı görüldü. Önceki eylemlerde olduğu gibi, göstericiler Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve diğer üst düzey yetkililerin maketlerini taşıyarak yönetimden uzaklaştırılmalarını ve tutuklanmalarını talep etti.

Ca386Ab0 2Add 11F1 9Ac5 Cbce3Ec826Ac.jpg

"DONALD TRUMP BUNU İLK OLARAK WASHINGTON DC'NİN ÜZERİNE SALDI"

Başkentteki eylemlerin merkezlerinden biri olan Southwest Waterfront bölgesinde bir araya gelen protestocular, ülkenin geri kalanının uyarılması gerektiğini ve Washington DC'nin bir "denek" olarak kullanıldığını ifade etti. Bölgede toplanan kalabalıktan 27 yaşındaki aktivist ve müzisyen Ama'd, birkaç adım ötede bekleyen Ulusal Muhafız üyelerine işaret ederek, "Donald Trump bunu ilk olarak Washington DC'nin üzerine saldı" dedi.

"TOPLULUKLARIMIZDA AŞIRI POLİS BASKISI ALTINDA OLDUĞUMUZU BİLMELERİ GEREKİYOR"

Aktivist Ama'd açıklamalarının devamında, "Ülkenin geri kalanının, topluluklarımızda aşırı polis baskısı altında olduğumuzu bilmesine ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Etkinlikte ayrıca müzisyenler "Hiçbir adam tüm bu güce sahip olmamalı! Haklarımızı geri istiyoruz! Bizim olanı geri alıyoruz" sözleriyle şarkı söylerken, kalabalık "Özgür DC! Özgür DC!" sloganları attı. Eylemciler daha sonra 28 Mart'ta Fredrick Douglas Anıt Köprüsü üzerinden yürüyüşe geçti.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

"İŞ YOK. OKUL YOK. ALIŞVERİŞ YOK"

Waterfront metro istasyonuna doğru ilerleyen organizatörler, "Kennedy Center'ı açık tutmak" ve "işleri kurtarmak" amacıyla düzenlenecek günlük "Sanattan Elini Çek" protestosu da dahil olmak üzere gelecekteki eylemler için el ilanları dağıttı. Aktivistler, 1 Mayıs'ta yapılması planlanan geniş çaplı eylem için dağıttıkları bildirilerde "İş yok. Okul yok. Alışveriş yok" taleplerinde bulundu.

"TRUMP DC'DEKİ SENDİKA İŞLERİNİ YOK EDİYOR"

Başkent için özerklik ve eyalet statüsü savunan Free DC yerel örgütünün 64 yaşındaki gönüllüsü Nachama Wilker, "Yapmaya çalıştığımız şeyin bir kısmı, saldırı altında olan diğer gruplar ve hareketlerle dayanışma içinde olmak ve bunlardan biri de buradaki işçi sendikaları ve çalışan insanlar" diye konuştu. Wilker sözlerine, "Mayıs eylemi, Trump DC'deki sendika işlerini yok ederken tüm bu işçi örgütleriyle dayanışma içindedir" şeklinde devam etti.

"İNSANLAR BU BÜYÜK EYLEMLERE GELİYOR VE SONRASINDA NE YAPACAKLARINI BİLMİYORLAR"

Bildiri dağıtma amacını da açıklayan Wilker, "İnsanlar bu büyük eylemlere geliyor ve eylemden sonra sürece nasıl dahil olacaklarını bilmiyorlar. Bu el ilanlarını dağıtmamın büyük bir nedeni de bu" ifadelerini kullandı.

"BANA KRAL DİYORLAR. BEN KRAL DEĞİLİM"

Ocak ayında Beyaz Saray'a dönmesinden bu yana başkanlık yetkilerinin kapsamını genişleten Trump, eyalet valilerinin itirazlarına rağmen ABD şehirlerine Ulusal Muhafız birlikleri konuşlandırmış ve federal hükümetin bazı kısımlarını dağıtmak için başkanlık kararnamelerini kullanmıştı. Eleştirilere yanıt veren Trump, eylemlerinin krizdeki ülkeyi yeniden inşa etmek için gerekli olduğunu belirterek diktatör gibi davrandığı suçlamalarını reddetti. Trump, Ekim ayında Fox News'e verdiği röportajda konuyla ilgili, "Bana kral diyorlar. Ben kral değilim" açıklamasını yapmıştı.

PROTESTOLAR AVRUPA BAŞKENTLERİNE DE SIÇRADI

Eleştirmenler yönetimin bazı hamlelerinin anayasaya aykırı olduğunu ve Amerikan demokrasisine tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Ülkede tansiyon, bu yılın başlarında Minneapolis'te federal göçmenlik ajanlarının iki ABD vatandaşı Alex Pretti ve Renee Good'u vurarak öldürmesinin ardından daha da yükselmişti. Öte yandan protesto dalgası sadece ABD sınırları içinde kalmadı. Yurt dışında yaşayan Amerikalılar da Paris, Londra ve Lizbon gibi şehirlerde toplanarak eylemlere destek verdi. Avrupa'daki göstericiler, başkanı "faşist" ve "savaş suçlusu" olarak nitelendiren pankartlar taşıyarak görevden alınması çağrısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ