ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin İslamabad’da tekrar başlaması bekleniyor. İran Dışişleri Bakanı Arakçi İslamabad'da müzakere turlarına başlarken, Witkoff ve Kuschner'in de bölgeye gideceği belirtiliyor. Washington-Tahran arasında sıcak gelişmeler yaşanırken Türkinform barış müzakere sürecine ilişkin dikkat çeken bilgilere ulaştı.
ADI ‘TAZMİNAT’ DEĞİL ‘YATIRIM’ OLACAK
Söz konusu iddialara göre ABD yönetimi İran’ın 10 maddelik barış şartlarından biri olan ‘savaş tazminatı’ şartını diplomatik bir çözüm yolu ile kabul etti. ABD, doğrudan “savaş tazminatı” ifadesini kullanmadan, farklı bir formül üzerinden İran’a ekonomik katkı sağlayacak.
Edinilen bilgiler doğrultusunda ABD’nin, tazminat ödemesini ‘savaşı kaybetmiş’ ülke gibi kabul etmezken, diplomatik bir çözümle bu ödemeyi ‘İran’a yatırım’ adıyla yapacak.
Taraflar arasında konuşulan modelin, tazminat ödemesi yerine yatırım, yeniden imar ve ekonomik iş birliği paketleri üzerinden şekillendiği öne sürülüyor.
BÜYÜK ÖLÇEKLİ PAKETLER VERİLECEK
Diplomatik çevrelerde konuşulan senaryoya göre Washington, hukuki ve siyasi sonuçlar doğurabilecek “tazminat” kavramından kaçınırken, bunun yerine İran ekonomisine yönlendirilecek büyük ölçekli yatırım paketleri üzerinde çalışıyor.
Bu modelde enerji altyapısına yatırım, rafineri modernizasyonu, elektrik ve doğal gaz şebekeleri, ulaştırma ve liman projeleri, sağlık ve ilaç sanayi yatırımları ve teknoloji ve sanayi ortaklıkları ile milyarlarca dolarlık paketler öne çıkıyor.
Böylece resmî olarak savaş tazminatı ödenmeden, fiilen ekonomik telafi mekanizması oluşturulması hedefleniyor.
İRAN’DA KONUŞULAN RAKAM 300 MİLYAR DOLAR
Tahran’a yakın kaynaklara göre İran tarafı, savaşın başından bu yana askeri zararlar, altyapı hasarları, enerji gelir kayıpları, yaptırım baskısı ve güvenlik maliyetleri ile birlikte toplam zararın 300 milyar dolar civarında olduğunu savunuyor.
ABD NEDEN BU YOLU TERCİH EDİYOR?
ABD’nin İran’la olan anlaşmada ödenecek parayı ‘Savaş tazminatı’ değil de ‘yatırım’ olarak adlandırmasının altında ise ABD’nin dünyadaki prestijini koruma çabası olduğu belirtiliyor. İran’ın şartının ‘savaş tazminatı’ adı altında ödenmesi durumunda ABD’nin ‘savaş kaybetmiş’ olarak sayılacağı ancak bunu İran’a yatırım adıyla yapması durumunda ise prestijini koruyarak dünyaya ‘yenilmedim’ mesajı vereceği belirtiliyor.





