İran ve ABD arasındaki sıcak çatışma, bölgedeki güç dengelerini yeniden tartışmaya açtı. Sabah saatlerinde İsrail ve ABD’nin İran’a düzenlediği saldırıların ardından Tahran yönetimi misilleme başlattığını duyurdu. Bu gelişmeler, Washington’un Orta Doğu ve Körfez’deki üsleri ve askeri varlığının önemini bir kez daha ortaya koydu.
ABD’NİN ORTADOĞU’DAKİ ASKERİ AĞI
ABD Dış İlişkiler Konseyi ve açık kaynaklardan elde edilen verilere göre, bölgede en az 19 askeri tesis bulunuyor; bunların 8’i kalıcı nitelikte. Toplam asker sayısı yaklaşık 40 bin civarında. ABD, üslerini tahkim ederken bölgeye savaş gemileri, tank uçakları ve istihbarat unsurları konuşlandırdı.

KÖRFEZ HATTI VE KRİTİK ÜSLER
Bahreyn: Manama’daki Naval Support Activity üssü, ABD Donanması 5. Filo karargahına ev sahipliği yapıyor; yaklaşık 9 bin asker konuşlu.
Katar: El-Udeid Hava Üssü, CENTCOM’un ileri karargahı; yaklaşık 10 bin asker ve savaş uçakları burada görev yapıyor.
Kuveyt: Camp Arifjan, Ali Al-Salem Hava Üssü ve Camp Buehring, Irak ve Suriye’ye geçişlerde kritik rol oynuyor; 13 bin 500 asker konuşlu.
Suudi Arabistan: Prens Sultan Hava Üssü ve hava savunma sistemleri; 2 bin 700 asker.
BAE: El-Dhafra Hava Üssü, keşif ve operasyonlarda aktif; 3 bin 500 asker.
Ürdün: Muwaffaq Salti Hava Üssü; 3 bin 800 asker.
Irak ve Suriye: Ayn el-Esed, Erbil ve kuzeydoğu Suriye’de ileri operasyon noktaları; toplam yaklaşık 4 bin 500 asker.
TÜRKİYE VE BÖLGESEL DESTEK NOKTALARI
Adana’daki İncirlik Hava Üssü, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ortak kullanımda bulunuyor. Ayrıca Yunanistan’daki Souda Körfezi ve Cibuti’deki Camp Lemonnier, CENTCOM operasyonlarına lojistik destek sağlıyor. Umman’da Masirah Adası, RAFO Thumrait Hava Üssü ve Duqm Limanı gibi üsler de ABD’nin stratejik varlığına katkıda bulunuyor.

DENİZ VE HAVA TAKVİYESİ
Bölgeye nükleer enerjili uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve çok sayıda destroyer sevk edildi. Açık kaynaklara göre Orta Doğu çevresinde en az 12 savaş gemisi konuşlu bulunuyor. F-35, F-22, KC-135 tanker uçakları ve erken uyarı sistemleri de bölgede görev yapıyor.
TARİHSEL ARKA PLAN VE STRATEJİK ÖNEM
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığı yeni değil; 1958 Lübnan Krizi ile başlayan bu süreç, bugün Soğuk Savaş sonrası dönemin en yoğun konuşlanmasına ulaştı. Bölgedeki üsler, İran’a karşı caydırıcılığın yanı sıra, Irak, Suriye ve Körfez hattındaki operasyonlar için stratejik köprü işlevi görüyor. ABD’nin bölgedeki üsleri ve yaklaşık 40 bin askeri, olası bir geniş çaplı çatışmada Washington’un stratejik hamlelerini kolaylaştırıyor ve bölgesel dengeler üzerindeki etkisini sürdürüyor.




