ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyon için yaşanan tartışmalar sürerken, Orta Doğu sahasında güç dengelerinde yeni bir dinamik şekilleniyor. Edinilen bilgilere göre, ABD’nin Suriye merkezli yeni bir politika yapılanması üzerinde çalıştığı ve bu yapının Irak ile İran bağlantılarını da içine alan daha geniş bir strateji olduğunu görülüyor.
ABD, Suriye’deki askeri varlığını azaltma kararı alarak bölgedeki güç dengelerini etkilemekte. Bu kapsamda terör örgütü YPG/PKK ile yürütülen mevcut ortaklık stratejisinin sona erdirildiği belirtildi. Bu gelişme, bölgedeki yeni denge arayışlarının önemli bir parçası olarak değerlendirilirken, Türkiye'nin de terörle mücadele ve 'Terörsüz Türkiye' stratejisi ile paralel gittiği görülüyor.

YPG'YE DESTEKTEN, YPG'Yİ TASFİYEYE
YPG/PKK’nın sahadaki etkinlik alanının daraldığı, özellikle sınır hattına yoğunlaştığı ve sadece isim değişikliğiyle varlığını sürdürmesinin güvenlik açısından risk teşkil edebileceği vurgulanıyor. Suriye-Irak sınır hattındaki kritik gelişmelerin başında Simelka sınır kapısının kontrolü ve örgütün Irak kuzeyiyle olan bağlantısının kesilip kesilmeyeceği yer almakta. Türkiye sınırından temizlenmesi planlanan terör örgütü YPG'nin Irak'ta da gücünü kesmeye yönelik bir pozisyon alınabilir.
Washington merkezli analizlerde İran’a yönelik olası saldırı senaryolarının daha somut temellere dayandırıldığı belirtiliyor. İran’ın olası hava saldırılarına karşı füze savunma sistemlerini aktif hale getirdiği bilgisi paylaşılırken, ülkedeki ekonomik ve psikolojik baskıların iç güvenlik yapıları üzerinde artan etkileri olduğuna dikkat çekiliyor.

IRAK'TA DA SURİYE MODELİ İZLEYECEK
Irak özelinde, Suriye’de izlenen yönetim modeline benzer merkeziyeti güçlendirme çabalarının değerlendirildiği görülüyor. Bu dönüşüm adına atılacak adımlar, özellikle Irak’ın kuzey bölgesindeki gelişmeler ve Mesut Barzani’nin yaptığı açıklamalar ışığında yakından takip ediliyor.
Fırat-Dicle Havzası’ndaki su kaynaklarının azalması, Türkiye ile Irak arasında önemli bir diplomatik konu olmaya devam ediyor. Irak’ın kuraklık nedeniyle zaman zaman Türkiye’den ilave su talep ettiği ve bu taleplerin karşılandığı bilgisi, bölgedeki su diplomasisinin önemini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin Orta Doğu politikası, bölgesel istikrar ve kalkınma odaklı bir yaklaşımla şekilleniyor. Türkiye’nin Suriye, Irak, Filistin ve Afrika Boynuzu’nda çeşitli diplomatik ve arabuluculuk girişimleriyle sürece müdahil olduğu belirtilirken, Türkiye-Irak Kalkınma Yolu Projesi’nin ekonomik ve lojistik açıdan kritik bir rol oynadığına dikkat çekiliyor.





