Afganistan'da yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan ABD vatandaşı Dennis Coyle’un özgürlüğüne kavuşması, bölgedeki diplomatik hareketliliği zirveye taşıdı. Kabil yönetimi, serbest bırakma kararının insani mülahazalar ve bayram iklimi çerçevesinde alındığını belirtirken, sürecin arka planında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’ın yürüttüğü yoğun mekik diplomasisi yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Coyle'un serbest kalmasını memnuniyetle karşılarken, arabulucu ülkelere teşekkür etti ancak Kabil yönetimine yönelik sert eleştirilerini sürdürdü.
REHİNE DİPLOMASİSİ VE GUANTANAMO PAZARLIĞI
Sürecin en dikkat çekici detaylarından biri, Afganistan yönetiminin daha önce iki ABD vatandaşına karşılık Guantanamo Körfezi’nde 18 yıldır tutulan Muhammed Rahim’in iadesini talep etmesi oldu. El Kaide kuryeliği ile suçlanan ancak hakkında resmi bir mahkumiyet bulunmayan 60 yaşındaki Rahim’in oğlu, Coyle’un havalimanındaki uğurlama törenine katılarak babasının serbest bırakılması için ABD Başkanı Donald Trump’a yazılan bir mektubu yetkililere iletti. Bu durum, serbest bırakma işleminin dolaylı bir mahkum takası pazarlığının parçası olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

WASHINGTON’DAN "HAKSIZ GÖZALTINI DESTEKLEYEN DEVLET" HAMLESİ
ABD yönetimi, Coyle serbest bırakılmadan kısa bir süre önce Afganistan’ı "haksız gözaltına almayı destekleyen devlet" listesine alarak diplomatik baskıyı artırmıştı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kabil’in bireyleri siyasi taviz koparmak amacıyla "rehine" olarak kullandığını savunarak, bu taktiklerin terörist yöntemlerle eşdeğer olduğunu ifade etti. Washington, Coyle’un ardından hala gözaltında tutulan Mahmoud Habibi ve Paul Overby gibi isimlerin de ön koşulsuz ve derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
ARABULUCU ÜLKELERİN KRİTİK ROLÜ
Dennis Coyle’un özgürlüğüne giden yolda BAE ve Katar’ın "destek ve savunuculuk" çabaları her iki tarafça da takdirle karşılandı. Özellikle Katar’ın, ABD ile Afganistan arasındaki iletişim kanallarını açık tutarak teknik ve hukuki pürüzlerin giderilmesinde kilit rol oynadığı belirtiliyor. Coyle’un Kabil Havalimanı’ndan ayrılışı sırasında düzenlenen sembolik tören, bölgedeki karmaşık diplomatik ilişkilerin ve insani dosyalar üzerinden yürütülen pazarlıkların somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.
LİSTEDEKİ DİĞER AMERİKALILARIN DURUMU BELİRSİZ
Dennis Coyle’un serbest kalması bir nebze yumuşama sağlasa da, ABD’nin "rehine diplomasisi" olarak adlandırdığı kriz henüz tamamen çözülmüş değil. Washington, Afganistan’da tutulan diğer vatandaşlarının akıbeti konusunda endişelerini koruyor. Kabil yönetimi üzerindeki uluslararası baskının, listedeki diğer isimlerin iadesi gerçekleşene kadar devam edeceği öngörülürken, bu gelişmenin ABD-Afganistan ilişkilerinde yeni bir müzakere kapısı aralayıp aralamayacağı merakla bekleniyor.




