Alerjik rinitin grip ve soğuk algınlığıyla sık karıştırıldığına dikkat çekilirken, uzmanlar benzer belirtiler nedeniyle doğru tanının gecikebildiğini ve bu durumun tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. TÜSAD Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ferhan Özşeker, konuya ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Özşeker, alerjik rinit ile grip ve soğuk algınlığının sık karıştırıldığına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Özşeker, iki hastalığın benzer belirtiler gösterebilse de temel farkların iyi bilinmesi gerektiğini belirtti.

El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
İçeriği Görüntüle

GRİPTE SİSTEMİK BELİRTİLER ÖNE ÇIKIYOR

Özşeker, grip ve viral enfeksiyonlarda genellikle ateş, vücut ağrısı, halsizlik ve kırgınlık gibi sistemik şikâyetlerin görüldüğünü belirterek, grip tablolarının çoğu zaman kısa sürede başlayıp daha belirgin genel hastalık bulgularıyla ilerlediğini ifade etti.

ALERJİDE TEKRARLAYAN ŞİKAYETLERE DİKKAT

Özşeker, alerjik hastalıklarda en belirgin özelliğin “tekrarlayıcı” semptomlar olduğunu belirterek, özellikle her yıl aynı dönemlerde başlayan hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve gözlerde kaşıntı gibi şikâyetlerin önemli bir işaret kabul edildiğini söyledi. Özşeker ayrıca, açık havaya çıkıldığında belirtilerin artmasının da alerji açısından önemli bir ipucu olduğunu vurguladı.

“BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAMANLA DAHA HASSAS HALE GELEBİLİYOR”

Özşeker, tedavi edilmeyen alerjik hastalıkların zamanla daha geniş bir hassasiyet alanı oluşturabileceğini belirterek, bu durumun yalnızca polenlere değil, normalde alerjen olmayan bazı çevresel etkenlere karşı da reaksiyon gelişmesine yol açabileceğini ifade etti.

DÜZENLİ TEDAVİ KRİTİK ÖNEME SAHİP

Özşeker, alerji tedavisinde düzenli ilaç kullanımının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sadece şikâyetler ortaya çıktığında ilaç kullanılmasının yeterli olmadığını, bu yaklaşımın hastalığın kontrolünü zorlaştırdığını ifade etti. Özşeker, alerjik hastalıklarda tedavinin düzenli ve hekim önerisine uygun şekilde sürdürülmesinin, semptomların şiddetini azaltmada ve yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını belirterek, hastaların ilaçlarını düzensiz kullanmasının hem iyileşme sürecini uzattığını hem de şikâyetlerin daha sık tekrarlamasına neden olabileceğini söyledi.

HAVA KİRLİLİĞİ ALERJİYİ ARTIRIYOR

Özşeker, kent yaşamı, egzoz gazları, endüstriyel kirlilik ve kapalı alanlarda uzun süre bulunma gibi faktörlerin alerjik hastalıkların artışında etkili olduğunu belirterek, günümüzde alerjik hastalıkların artık sadece mevsimsel bir sorun olmaktan çıktığını, çevresel etkenlerle birlikte daha karmaşık ve uzun süreli bir sağlık problemi haline geldiğini ifade etti.

Muhabir: Sümeyye Aksu