STRATEJİK GÜVEN VE ÇOK TARAFLILIK VURGUSU
Devlet Başkanı Şi Cinping, uluslararası durumun İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en derin dönüşümden geçtiğini belirterek, karmaşıklaşan dünya düzeninde Çin ve Almanya'nın stratejik güveni artırmasının bir gereklilik olduğunu ifade etti. Şi, iki ülkenin Birleşmiş Milletlerin merkezi konumunu koruması ve uluslararası hukukun savunucuları olması gerektiğini vurgulayarak, Avrupa'nın öz yeterlilik çabalarını desteklediklerini dile getirdi.
EKONOMİK REFAHIN MOTORU OLMA POTANSİYELİ
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dünyanın en büyük üç ekonomisinden ikisi olan Almanya ve Çin’in iş birliğinin küresel refah için bir "motor" görevi görebileceğini söyledi. Korumacılığa karşı kararlı bir duruş sergileyen Merz, ikili ilişkilerin dengeli ve güvenilir bir zeminde ilerlemesi halinde her iki tarafın da büyük kazanımlar elde edeceğini belirtti. Merz, özellikle Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin tutarlı bir yapıda sürdürülmesinin önemine değindi.
GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİNDE YENİ BÜYÜME MOTORLARI
Ziyaret kapsamında Başbakan Li Çiang ile de bir araya gelen Merz, otomotiv ve kimya gibi geleneksel sektörlerin yanı sıra yapay zeka ve biyoilaç gibi yükselen alanlarda iş birliğini genişletme kararı aldı. Çin tarafı, Almanya'dan daha fazla yüksek kaliteli ürün alma ve Çinli şirketleri Almanya'da yatırım yapmaya teşvik etme sözü verirken; yeşil dönüşüm, spor ve medya alanlarında yeni protokoller imzalandı.
JEOPOLİTİK DENGELER VE UKRAYNA SAVAŞI
Liderlerin gündemindeki bir diğer önemli başlık ise dördüncü yılını geride bırakan Rusya-Ukrayna Savaşı oldu. Şi Cinping, sorunun ancak tüm tarafların meşru kaygılarının gözetildiği kalıcı bir barış mimarisi ve diyalog yoluyla çözülebileceğini yineledi. Başbakan Merz’in göreve gelmesinden bu yana gerçekleştirdiği bu ilk Pekin ziyareti, Batılı müttefiklerin ABD baskısına karşı yüzünü yeniden Çin’e çevirdiği bir döneme denk gelmesi açısından kritik bir önem taşıyor.




