Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında değerlendirmelerde bulunan Almanya Savunma Bakan Yardımcısı Nils Schmid, Türkiye'nin savunma sanayisindeki atılımlarının ve özellikle insansız hava araçları ile uzun menzilli sistemlerdeki başarısının Avrupa'nın caydırıcılık gücünü artırmak için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Schmid, Avrupa'nın askeri kabiliyet açıklarını kapatmak için müttefiklerle koordineli bir yol haritası izlenmesi gerektiğini belirtti.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ÖNEMİ VE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ
Schmid, Türkiye'nin NATO ve Avrupa güvenliği açısından hayati bir rol üstlendiğini ve özellikle Karadeniz ile güney kanadındaki istikrarın Türk Silahlı Kuvvetleri aracılığıyla sağlandığını ifade etti. Almanya, Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği insansız hava araçları ve uzun menzilli hassas vuruş sistemlerini yakından takip ediyor. Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius'un da bilgisi dahilinde, Türkiye'den gelen füze sistemi fikirlerinin ve ürünlerinin teknik seçenekler arasında incelendiği doğrulandı.

NATO'DA YENİ DÖNEM VE SAVUNMA HARCAMALARI
Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını ciddi oranda artırdığını belirten Schmid, birçok ülkenin NATO'nun yüzde 2'lik harcama hedefini aştığını ve bazı müttefiklerin GSYİH'lerinin yüzde 3,5'ine ulaşma yolunda ilerlediğini dile getirdi. Almanya, NATO'nun yeni savunma harcaması hedeflerine 2035'ten çok daha önce, en geç 2029 yılı itibarıyla ulaşmayı hedefliyor. Schmid, müttefiklerin transatlantik bağları güçlendirmek adına yük paylaşımını fiili bir uygulamaya dönüştürdüğünü belirtti.
ABD'NİN ASKERİ VARLIĞI VE "DAHA AVRUPALI NATO"
Trump yönetiminin Avrupa'daki asker sayısını azaltma planlarının sürpriz olmadığını ifade eden Schmid, bu durumun yaratabileceği eksikliklerin giderilmesi için koordineli bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Schmid, NATO'nun güçlü bir transatlantik bağ olarak kalabilmesi için "daha Avrupalı hale gelmesi" gerektiğini vurguladı. AB savunma projelerinin NATO'ya alternatif değil, tamamlayıcı nitelikte olduğunu belirten Schmid, İngiltere, Norveç ve Türkiye gibi ortaklarla iş birliği platformlarına sahip olmanın büyük önem taşıdığını ifade etti.

RUS TEHDİDİ VE CAYDIRICILIK GÜCÜ
Avrupa'nın Rusya kaynaklı tehditlerden endişe duyduğunu ve caydırıcılık gücünü en geç 2029'a kadar artırması gerektiğini kaydeden Schmid, zaman kaybetmeden tüm mevcut kapasitelerin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bu bağlamda, AB üyesi olmayan NATO müttefikleri ile savunma sanayisi alanında geliştirilecek iş birliklerinin, Avrupa'nın güvenlik denkleminin temel parçalarından biri olduğu ifade edildi.




