Mavera dergisi etrafında birleşerek Türk edebiyatında “Yedi Güzel Adam” olarak tarihe geçen isimlerden biri de Cahit Zarifoğlu’ydu. Maveracılar, edebi çalışmaların yanı sıra toplumsal ve siyasal değişimlere de eğiliyordu. Özellikle İslam coğrafyasında yaşanan olaylara tepkisiz kalmıyorlar, edebiyatın gücüyle mücadeleye girişerek topluma belirli bir bilinci aksettiriyorlardı.

Dergi çevresi, İslam coğrafyasına sıklıkla gidip gelen yazarlardan oluşuyordu. 80’li yıllarda tüm dünyayı kasıp kavuran Filistin ve Afganistan sorunu, derginin yazarları tarafından en ince ayrıntısına kadar düşünülerek yazılıyordu.

Cahit Zarifoğlu, çetin çatışmaların yaşandığı dönemde Afganistan meselesine yoğun olarak eğildi. Afgan halkının 3 büyük süper güç tarafından sırasıyla hedef alınması İslam dünyasında büyük yankı uyandırdı. İngiltere, ABD ve Sovyet Rusya’nın Afganistan’a müdahalesi, İslam ülkeleri tarafından kınandı.

Ancak esas mücadeleyi Afgan halkı verdi. Türlü imkansızlıklara rağmen Afganlar, ülkelerini süper güçlere teslim etmedi. Afgan sülaleler canı pahasına savaştı. Süper güçler için Afganistan’ı adeta bir bataklık haline getirdi. Afgan mücahitler, kurtuluş ümitlerini son ana kadar koruyarak sıcak çatışmalara girdi.

Afganistan’da yaşananlar dünya kamuoyunun gündemine oturdu. Uluslararası kuruluşlar, Asya’nın hakimiyeti için her 10 yılda bir süper güçlerin saldırısına uğrayan Afgan halkının sesini duymadı. Herkes kendi menfaatleri doğrultusunda küresel politikalar üretti. Uzun yıllar Afgan halkı kimsesizliğe ve yalnızlığa terk edildi.

Zarifoğlu’nun Afgan Halkına Selamı

Cahit Zarifoğlu, şair bilinciyle Afgan halkını selamladı. Şair, Afganistan’da süren mücadeleyi yazıları başta olmak üzere çeşitli şiirlerinde yüceltti. Afganistan’ın işgal tanımayan bağımsızlıkçı kültürünü tanıtmak için gayret gösterdi. Bir taraftan Afganistan’a süren direnişe maddi destek sunmanın yollarını aradı.

Şairin temel amaçlarından biri dezavantajlı duruma düşmüş, ülkesinden göç etmek zorunda kalmış Afgan halkına sahip çıkmaktı. Yardım kuruluşlarına, Türkiye’deki Afganistan mücadelesini destekleyen çevrelere yönelik yazılar kaleme aldı. Savaşın bütün gücüyle üzerine gittiği bir halkı yalnız bırakmayı dünya ve ahiret inancına uydurmadı.

Kendi deyimiyle Allah’ın rızasına muvafık olabilmek için, Afganistan’daki kıyama sözleriyle destek oldu. Savaşın ateşkesle durulduğu dönemlerde dahi yaşananları anlatmaktan vazgeçmedi. Zarifoğlu için Afganistan, yazılarına yer alan bir vicdan muhasebesine dönüştü.

Unutulmaz dizelerini “Afganistan Çağıltısı” adıyla şiirleştirdi. Şiirinde “Severiz Türkmeni, Peştun’u” diyerek Afgan halkını oluşturan kavimlere selam yolladı.

Cahit Zarifoğlu bununla da yetinmedi. Afgan halkını verdiği bağımsızlık mücadelesini “Ağaç okul / Çocuklara Afganistan Şiirleri” isimli bir çocuk kitabına taşıdı. Yeni doğan kuşaklara Afganistan’ın verdiği mücadeleyi anlatmayı görev bildi.

Afganistan, Zarifoğlu’nun üzerinde durduğu en hassas konulardan biri oldu.

Muhabir: Halil Yiğit GÖK