On bir ayın sultanı Ramazan ayı, birlik, beraberlik ve ibadet ayı olarak idrak edilmeye devam ediyor. Başkent Ankara'da ikamet eden Müslümanlar, sahur vaktinde niyet ederek başladıkları oruçlarını, akşam ezanının okunmasıyla birlikte açacaklar. İftar vaktinin yaklaşmasıyla birlikte gözler saatlere ve cami minarelerine çevrildi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi verilerine göre hazırlanan imsakiye takvimi, vatandaşların ibadetlerini doğru vakitlerde yerine getirebilmesi için rehberlik ediyor. Özellikle günlerin uzamasıyla birlikte her gün değişen iftar dakikaları, günlük olarak araştırılıyor.
ANKARA'DA BUGÜN İFTAR SAAT KAÇTA OKUNACAK?
Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 Ramazan imsakiyesi verilerine göre, 8 Mart 2026 Pazar günü Ankara'da akşam ezanı saati belirlendi. Başkentte yaşayan vatandaşlar, saat 18.54 itibarıyla akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlarını açabilecekler. İftar vaktinin girmesiyle birlikte Ankara genelindeki camilerde ezan sesi yükselecek ve iftar sofralarında dualar edilecek.
2026 ANKARA RAMAZAN İMSAKİYESİ VE SAHUR VAKİTLERİ NASIL?
Ramazan ayı boyunca Ankara'da sahur ve iftar vakitleri, güneşin doğuş ve batış saatlerine göre dakikasal olarak değişim göstermektedir. Vatandaşların oruçlarının sıhhati için imsak ve iftar vakitlerine riayet etmeleri büyük önem taşır. 8 Mart sonrasında Ankara için geçerli olan bazı iftar ve sahur saatleri şu şekildedir:
- 9 Mart 2026: Sahur 05:40 – İftar 18:55
- 10 Mart 2026: Sahur 05:39 – İftar 18:56
- 11 Mart 2026: Sahur 05:37 – İftar 18:57
- 12 Mart 2026: Sahur 05:36 – İftar 18:58
- 13 Mart 2026: Sahur 05:34 – İftar 18:59
Vatandaşlar, sahur yemeğini yedikten sonra belirtilen sahur (imsak) vaktinde yeme içmeyi keserek oruca niyet etmelidir.
ORUÇ TUTMAMAYI MUBAH KILAN MAZERETLER NELERDİR?
İslam dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş ve zorluk durumlarında kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde belirtildiği üzere, Ramazan orucunun farz olmasına rağmen bazı özel durumlarda ertelenmesine veya fidye verilmesine ruhsat tanınmıştır. İslam alimlerinin görüşbirliği ile belirlediği mazeretler şunlardır:
- Yolculuk (Seferilik): Ramazan ayında en az 90 km mesafeye yolculuk yapacak olanlar, geceden niyet etmeyebilirler. Ancak başlanmış bir orucun mazeretsiz bozulmaması esastır.
- Hastalık: Oruç tuttuğunda hastalığının artmasından, iyileşmesinin gecikmesinden endişe edilen veya doktor tavsiyesi ile oruç tutması sakıncalı olan kişiler oruç tutmayabilir. Bu kişiler iyileştiklerinde oruçlarını kaza ederler.
- Yaşlılık: Oruç tutmaya gücü yetmeyecek kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler.
- Gebelik ve Emzirme: Oruç tuttuğu takdirde kendisine veya bebeğine zarar gelmesinden endişe eden anne adayları ve emziren anneler, bu dönemde oruç tutmayabilirler.
- Ağır İşlerde Çalışmak: Sağlığını ciddi şekilde tehdit edecek zorlukta işlerde çalışanlar, zarar görme ihtimali varsa oruçlarını erteleyebilirler.
ORUÇ TUTAMAYANLAR NE YAPMALI VE FİDYE NEDİR?
Ramazan ayında geçerli bir mazereti (hastalık, yolculuk vb.) nedeniyle oruç tutamayan kişiler, mazeretleri ortadan kalktıktan sonra tutamadıkları gün sayısı kadar "kaza orucu" tutmalıdırlar. Ancak iyileşme umudu olmayan hastalar veya aşırı yaşlılık gibi sürekli mazereti olanlar, tutamadıkları her gün için bir fidye öderler. Bir fidye miktarı, bir fıtır sadakası (fitre) bedeline eşittir ve bu bedel bir kişinin bir günlük doyurulması esas alınarak belirlenir.




