Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Çankırı İl Teşkilatı tarafından “Adalet Sofraları” temasıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Arıkan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısına ilişkin, “İran'da Amerika ve İsrail tarafından bombalandığı esnada ilk kurulan hedef ne bir askeri tesis oldu, ne bir komuta merkezi oldu, ne bir füze rampası oldu, ne bir nükleer tesis oldu. Nereyi bombaladılar? Kız çocuklarının okuduğu bir okulu bombalamaktan bile imtina etmedi. Ramazan gününde, mübarek bir günde bir kız ilkokulunda 168 kızımızı Amerika'nın hedef aldığına şahitlik ettik. Halbuki gerekçe neydi? İran'da kadınlara özgürlük verilmiyordu. Kadınların yaşama alanları kısıtlanıyordu. Oraya özgürlük getireceklerdi. Ama özgürlük getireceği iddiasında bulunanlar, ilk önce kızların okuduğu bir ilkokulu bombalamakta bir beis görmediler. Bu asla bir tesadüf değil. Bu bilinçli bir tercih. O coğrafyadaki acıları dayanılmaz hâle getirerek Büyük İsrail’i kurmak istiyorlar” dedi.
“DEĞİL 2036, 3036 OLSA BİLE BU HAYALİNİZİ GERÇEKLEŞTİREMEYECEKSİNİZ”
Arıkan, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
“Bu hadiseler olurken ısrarla birileri de bizi Amerika ile İran arasındaki savaşın içerisine çekmek istiyorlar. Amerikalı üst düzey isimlerden biri Mikael Rubin diyor ki; ‘2026’da Tahran’da yaşanan hadiseler acaba 2036’da Ankara’da yaşanacak mı?’ diyor. Ne demek istiyor? ‘2036’da da Ankara’yı biz bombalayacağız.’ diyor. Bu cümle karşısında Türkiye’deki idarecilerimizin sessizliği bizi de daha büyük bir dehşete düşürüyor. Değil 2036, 3036 olsa bile sizler bu hayalinizi asla gerçekleştiremeyeceksiniz. Bizim müktesebatımız asla buna müsaade etmeyecek. Bu coğrafyada o kadar çok hesap yapan oldu ki, bu coğrafyaya o kadar çok hükmetmek isteyen oldu ki; bunların hepsi tarihin çöplüğünde yerlerini aldılar. Bugün de görüyoruz ki o çöplükte yer almak isteyen Amerikalıların bu iş için can attıklarını takip ediyoruz.”
“BU VEBALİN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ”
Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek isteyen ciddi bir kitle olduğunu belirterek, “O kitleye karşı ortaya koyacağımız duruşla bu tuzağa ülkemizi düşürmemeliyiz. Biz şunu biliyoruz: Böyle bir tehlike gelecek olursa Türkiye’nin bu tehlikenin altından kalkabilecek kudreti fazlasıyla vardır, hamdolsun. Nice zorluklar gördük, bunları aştık, yine aşarız. Ancak bu savaş lobisinin bizi böyle bir mecraya çekmesine de müsaade etmememiz gerekiyor. Bazı isimlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Erbakan Hocamızın deyimiyle, Kim İran’la bizi savaşa sokma vebaline girerse, deyin dedeleriniz, yedi sülaleniz alnını secdeden kaldırmasa bu vebalin altından kalkamazsınız” diye konuştu.
“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDİYORUZ”
Türkiye’nin ateş çemberine alınmaya çalıştığını söyleyen Arıkan, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:
“Buna engel olmaya çalışıyoruz. Büyük Orta Doğu Projesi hâlâ orada bekliyor. Büyük İsrail Projesi hâlâ orada bekliyor ve bu projeleri hayata geçirebilmek için Amerika’sıyla, İsrail’iyle, kukla devletleriyle bu işi bitirebilmek için, bu projeyi hayata geçirmek için canhıraş çalışıyorlar. Bizler kavga ile değil, kavgacıyla yani siyonizmle Saadet Partisi olarak mücadele etmeye devam ediyoruz. Bu süreçte iktidarın bir cümlesi var: ‘Efendim biz iç cepheyi tahkim etmeliyiz.’ diyor. Evet, iç cepheyi tahkim etmeliyiz. Ama iç cepheyi tahkim ederken bu gayretin sadece iktidarın bir müddet daha devam etmesi üzerine kurulmaması gerekir. Gerçekten Türkiye’nin bu hengâme içerisinde zayiat vermeden atlatabilmesi, sadece Türkiye’nin değil bölge ülkelerinin de zarar görmemesi için içerideki ittifakı sağlamak gerekiyor.”




