Askeri lojistik hizmetlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında muvazzaf personelin de bulunduğu 19 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklar, suçlamaları reddederek paraların "rüşvet" değil, kişisel "borç" olduğunu savundu.
"RÜŞVET DEĞİL, KİŞİSEL BORÇ" SAVUNMASI
Davanın tutuklu sanıklarından Yavuz Güler ve Yavuz Bora, iddianamedeki rüşvet suçlamasını reddederek, aralarındaki para alışverişinin tamamen insani bir yardımlaşma olduğunu öne sürdüler. Sanıklar, bir firmadan gelecek "minnet parası" teklifini kızı için araba alacak olan arkadaşının ihtiyacını gidermek amacıyla kullandıklarını belirterek, eylemlerinin hukuki bir suç teşkil etmediğini iddia ettiler. Bu savunma, mahkeme heyeti tarafından detaylı bir şekilde incelemeye alınırken, savcılık makamı söz konusu finansal hareketlerin iş ilişkisiyle doğrudan bağlantılı olduğu üzerinde duruyor.
"HER EVRAKI TEK TEK İNCELEME ŞANSIMIZ YOKTU"
Lojistik komutanlığında görevli subaylar, birimlerindeki iş yükünün ağırlığına dikkat çekerek, her bir hak ediş evrakını en ince ayrıntısına kadar denetlemenin fiziksel ve sistemsel olarak mümkün olmadığını savundular. Sorumluluğun sivil yetenek koordinasyon astsubayları ve alt denetim birimlerinde olması gerektiğini vurgulayan sanıklar, evrakların pek çok kontrol mekanizmasından geçtiğini hatırlattılar. İddia makamı ise bu savunmayı, denetim zafiyeti oluşturulması yoluyla kamunun zarara uğratıldığı şeklinde değerlendirerek, görev ihmalinin de ötesinde bilinçli bir ihlal olduğunu öne sürüyor.
NAKLİYAT FİRMASI YETKİLİLERİNDEN "ARACILIK" SAVUNMASI
Tutuklu sanık firma sahibi Murat Akyüz, yapılan ödemelerin Türk Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir hukuki bağı bulunmadığını ve tamamen ticari bir aracılık faaliyeti sonucunda oluştuğunu iddia etti. Bir yabancı firmaya ait taşımacılık işine aracılık edilmesi karşılığında komisyon vermek istediklerini belirten firma yetkilileri, bu ödemenin rüşvetle ilgisinin olmadığını ve kamu zararına sebebiyet vermediklerini öne sürdüler. Çalışanlar ise sadece talimat üzerine evrak teslimi yaptıklarını belirterek, süreçlerin askeri personelin yasal denetimleri altında yürüdüğünü iddia ettiler.
SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ VE İDDİALAR
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bu geniş kapsamlı soruşturma, lojistik ihalelerindeki hak ediş süreçlerinde sistemsel usulsüzlükler yapıldığı iddiasına dayanıyor. 4 askeri personel ile firma yetkililerinin "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet" ile suçlandığı davada, 15 kişi de evraklara imza attıkları gerekçesiyle zincirleme şekilde suçlanıyor. Duruşma sürecinin ilerleyen aşamalarında, tanık ifadelerinin ve dijital kayıtların, sanıkların "kişisel borç" savunmasını nasıl çürüteceği veya destekleyeceği yakından takip edilecek.





