Bugün dünya edebiyatının en büyük yazarları arasında gösterilen Gustave Flaubert, yaşadığı dönemde ne büyük bir servet kazandı ne de rahat bir hayat sürdü. Ancak geride bıraktığı eserler, roman sanatının yönünü değiştirdi. Gerçekçilik akımının öncülerinden kabul edilen Fransız yazar, yalnızca yazdıklarıyla değil, yazma takıntısıyla da edebiyat tarihine damga vurdu.

HASTANE KORİDORLARINDA BAŞLAYAN BİR HAYAT

12 Aralık 1821'de Fransa'nın Rouen kentinde dünyaya gelen Flaubert'in babası şehrin en önemli cerrahlarından biriydi. Çocukluğu hastane ortamında geçti. İnsan acısını, hastalıkları ve yaşamın sert gerçeklerini küçük yaşta gözlemlemesi, ileride kaleme alacağı eserlerin ruhunu şekillendirdi.

NASIL EDEBİYATÇI OLDU?

Ailesinin isteğiyle Paris'te hukuk eğitimi almaya başladı. Ancak genç yaşta geçirdiği ve epilepsi (sara) olduğu düşünülen nöbetler nedeniyle eğitimini yarıda bıraktı. Hayatını tamamen yazmaya adadı ve Rouen yakınlarındaki Croisset'te inzivaya çekildi. Burada yıllarca neredeyse yalnız yaşayarak tüm zamanını eserlerine verdi.

BİR CÜMLE İÇİN GÜNLERCE UĞRAŞAN YAZAR

Flaubert sıradan bir romancı değildi. Yazdığı her cümlenin kusursuz olması gerektiğine inanıyordu. Tek bir paragraf üzerinde günlerce çalıştığı, metinlerini yüksek sesle okuyarak ritmini test ettiği biliniyor. Bu titizliği, onu edebiyat tarihinin en mükemmeliyetçi yazarlarından biri haline getirdi. Edebiyat çevreleri, onun bu yaklaşımının modern roman dilini değiştirdiğini kabul ediyor.

NEDEN MAHKEMELİK OLDU?

1856 yılında yayımlanan Madame Bovary, yalnızca Flaubert'in değil dünya edebiyatının da dönüm noktalarından biri oldu. Emma Bovary'nin evlilik, tutku ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamını anlatan eser, yayımlandıktan sonra büyük tepki çekti. Flaubert ve yayınevi "ahlaksızlığa teşvik" suçlamasıyla mahkemeye çıkarıldı. Beraat etse de dava, romanın ününü katladı. Bugün Madame Bovary, dünya klasiklerinin en önemli eserlerinden biri kabul ediliyor.

Nobel'i kazanan ilk kadın yazar kimdir? Selma Lagerlöf'ün hayat hikâyesini biliyor musunuz?
Nobel'i kazanan ilk kadın yazar kimdir? Selma Lagerlöf'ün hayat hikâyesini biliyor musunuz?
İçeriği Görüntüle

DOĞU YOLCULUĞU HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

1849-1851 yılları arasında Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya'yı kapsayan uzun bir geziye çıktı. Özellikle Mısır ve Kuzey Afrika'da edindiği izlenimler, daha sonra kaleme aldığı tarihi romanı Salammbô'ya ilham verdi. Bu yolculuklar, onun hayal gücünü ve anlatım dünyasını derinden etkiledi.

EVLENDİ Mİ?

Flaubert'in hayatındaki en dikkat çekici yönlerden biri de özel yaşamıydı. Hiç evlenmedi. Şair Louise Colet başta olmak üzere birçok isimle mektuplaştı. Özellikle edebiyat üzerine yazdığı mektuplar bugün hâlâ roman sanatı üzerine yazılmış en değerli metinler arasında gösteriliyor.

SON YILLARI NASIL GEÇTİ?

Bugün milyonlarca okura ulaşan eserlerinin aksine, Flaubert yaşadığı dönemde kitaplarından beklediği maddi kazancı elde edemedi. Hayatının son yıllarında ekonomik sorunlarla mücadele etti. En büyük tesellisi ise öğrencisi ve manevi oğlu olarak gördüğü Guy de Maupassant'ın edebiyat dünyasında yükselişi oldu.

ÖLÜMÜNDEN SONRA ÖLÜMSÜZLEŞTİ

8 Mayıs 1880'de geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitiren Gustave Flaubert, ardında yalnızca romanlar değil, modern edebiyatın temel taşlarını bıraktı. Bugün onun eserleri onlarca dile çevriliyor, yazım tekniği üniversitelerde ders olarak okutuluyor ve Madame Bovary hâlâ dünya klasikleri listesindeki yerini koruyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ