Gazze'de uluslararası diplomatik girişimler ve Birleşmiş Milletler (BM) kararları neticesinde yürürlüğe giren barış anlaşmasının üzerinden yarım yıl geçmesine rağmen, bölgedeki insani kriz diplomatik atalete kurban ediliyor. Dünyanın önde gelen insani yardım ve insan hakları kuruluşlarının liderleri, BM Muhabirleri Derneğinin (UNCA) New York'taki merkezinde bir araya gelerek sahadaki durumun vahametini ve uluslararası toplumun ikiyüzlülüğünü gözler önüne serdi.
"YARDIMLAR SİYASİ SONUÇLARI BEKLEMEMELİ"
Uluslararası çocuk hakları savunucusu "Save the Children" (Çocukları Koruyun) Başkanı Janti Soeripto, Gazze Barış Kurulu’nun insani taahhütleri yerine getirmekte tamamen sınıfta kaldığını vurguladı. Barış planının acil, tam ve kesintisiz yardım ile altyapının derhal iyileştirilmesi çağrısını içerdiğini hatırlatan Soeripto, "Bu gerçekleşmedi. Yardımlar, siyasi sonuçları beklememeli. Gazze’de 6 aydır çocuklar hala yetersiz besleniyor, okula gidemiyor ve yaraları tedavi edilemiyor. İsrail taahhütlerine ve BM kararlarına uymuyor" dedi.

"FİLİSTİNLİLER İÇİN İNSANİ KOŞULLAR FELAKET DÜZEYİNDE"
Oxfam Amerika Başkanı ve CEO'su Abby Maxman da ateşkesin ilan edilmesinin bölgeye huzur ve onurlu bir yaşam getirmediğini net bir dille ifade etti. Ailelerin hala saldırı korkusu yaşamadan tek bir gece bile uyuyamadığını belirten Maxman, "Ateşkesin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen Gazze'deki Filistinliler için insani koşullar felaket düzeyinde. Hiç kimse insani yardıma bağımlı bir gelecek istemez" diyerek BM Güvenlik Konseyi üyelerine ellerindeki yaptırım araçlarını kullanarak derhal harekete geçme çağrısında bulundu.
GARANTÖRLERE VE ABD'YE "HESAP SORMA" ELEŞTİRİSİ
Merkezi Washington'da bulunan Mülteciler Uluslararası (Refugees International) Başkanı Jeremy Konyndyk ise doğrudan anlaşmanın garantör aktörlerini hedef aldı. Gazze'de yaşananların vicdanları sarstığını söyleyen Konyndyk, "Anlaşmanın garantörleri, en önemlisi de ABD, İsrail hükümetini sorumlu tutmakta ve hesap verebilir kılmakta başarısız oluyor. Eğer İsrail'i en temel insani yükümlülüklerden bile sorumlu tutamıyorlarsa, anlaşmanın daha zorlu siyasi ve güvenlik unsurlarında bunu nasıl başaracaklar?" sorusunu yöneltti.

AMERİKALI CERRAHIN GÖZYAŞLARI: "ANESTEZİ BİTTİ"
Geçen ay Gazze’deki Şifa Hastanesinde iki hafta boyunca gönüllü olarak görev yapan Amerikalı travma ve yoğun bakım cerrahı Dr. Teresa Soldner da basın toplantısında şahit olduğu vahşeti aktardı. Filistin sağlık sisteminin İsrail saldırılarıyla kesinlikle yerle bir edildiğini belirten Soldner, İsrail'in sağlık malzemelerine yönelik ambargosunu anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Soldner, tıbbi imkansızlıklar ve anestezi maddesi yetersizliği nedeniyle gerçekleştirdiği bir ameliyat esnasında, hastasının bilincinin açılarak acı hissetmeye başladığı o dehşet anlarını anlatırken salonda duygu dolu anlar yaşandı.




