OpenAI'da "hükümet onaylı" dönem!
OpenAI'da "hükümet onaylı" dönem!
İçeriği Görüntüle

Ay yüzeyinden alınan regolit adlı toprak türünden oksijen ve metan üretilebileceği ortaya kondu. Geliştirilen yeni yöntem sayesinde, güneş ışığı kullanılarak Ay yüzeyindeki su buharlaştırılıyor ve ardından karbondioksit ile tepkimeye sokularak yaşamsal gazlara dönüştürülüyor.

SU, METAN VE OKSİJENE DÖNÜŞÜYOR

Çalışmayı yürüten kimyager Lu Wang ve ekibi, Ay’daki regolitin içindeki suyun, güneş ışığı ile 200 dereceye kadar ısıtılarak açığa çıkarılabildiğini, bu suyun karbondioksitle tepkimeye girerek metan ve oksijen oluşturduğunu belirtti. Araştırmacılar, bu yöntemin Ay’da altyapı kurulum maliyetlerini düşürebileceğine dikkat çekti.

MALZEME TAŞIMAK YERİNE KAYNAKLARI YERİNDE KULLANMA

Dünya’dan Ay’a yalnızca bir galon, yani yaklaşık 3,8 litre su taşınmasının maliyetinin 83 bin doları bulduğu ifade ediliyor. Üstelik bir astronotun günlük su ihtiyacının ortalama 4 galon olduğu göz önünde bulundurulduğunda, lojistik maliyetlerin sürdürülebilir olmadığı vurgulanıyor. Bu nedenle Ay’ın kutup bölgelerinde bulunan doğal su kaynaklarının kullanılması, uzun vadeli yaşam projeleri açısından kritik önem taşıyor.

KATALİZÖR OLARAK AY MİNERALLERİ KULLANILIYOR

Çalışmada öne çıkan bir diğer nokta ise Ay toprağındaki ilmenit adlı mineralin katalizör görevi görmesi. Simülasyon materyali üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, Ay’dan getirilen örneklere benzer yapay topraklar kullanılarak işe yarar sonuçlar bulundu. Güneş enerjisiyle bu toprakları ısıtarak gerekli kimyasal tepkimeleri başlatmayı başaran ekip, oksijen ve metan üretimini kanıtladı.

NASA UZMANINDAN TEMKİNLİ DEĞERLENDİRME

Ay toprağının iyi bir ısı yalıtkanı olması nedeniyle tüm yüzeyi ısıtmanın zor olabileceği belirtilirken, karbondioksit miktarının da sürecin etkinliği açısından yetersiz kalabileceğini vurgulandı. Bu durumda, karbondioksitin Dünya’dan Ay’a taşınması gerekebilir ki bu da yöntemin ekonomik avantajını önemli ölçüde azaltabilir.

GELECEKTE AY ÜSSÜ KURULABİLİR Mİ?

Uzmanlara göre, bu yöntemin Ay yüzeyinde uygulanabilirliğinin test edilmesi halinde, kalıcı yaşam altyapıları için yeni bir kapı aralanabilir. Ay kaynaklarının yerinde kullanımı, uzun süreli görevlerin ve üs kurulumlarının sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıyor.

ARTEMIS GÖREVLERİ TEKNOLOJİYE SAHNE OLABİLİR

NASA’nın 2027’de hayata geçirmeyi planladığı Artemis III misyonu ile birlikte Artemis IV ve V görevleri, bu tür yenilikçi teknolojilerin Ay yüzeyinde test edilmesi için önemli bir zemin oluşturacak. Çinli araştırmacıların yöntemi, uluslararası uzay ajanslarının dikkatini çekmeye başladı.

Kaynak: Haber Merkezi