İstanbul'un Bağcılar ilçesinde, 18 yaşından küçük bir grubun saldırısına uğrayan çocuğu kurtarmaya çalışırken ağır yaralanan 27 yaşındaki Oğuzhan Çöpür'ün babası Fevzi Çöpür, olayın ardından açıklamalarda bulundu. Oğullarının doğum gününde hastanede yaşam mücadelesi verdiklerini ifade eden Fevzi Çöpür, saldırganların arkasında organize bir güç olduğunu öne sürerek, kendilerine yönelik tehdit telefonları aldıklarını dile getirdi. Baba Çöpür ayrıca, olayda yaralanan bir başka mağdurun korkudan şikayetçi olmadığını aktardı.
BABA FEVZİ ÇÖPÜR "O GÜN ÇOCUKLARIMIN DOĞUM GÜNÜYDÜ" SÖZLERİYLE TEPKİ GÖSTERDİ
Fevzi Çöpür, oğullarının sadece yardım etmek amacıyla araya girdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İnsan olan birisi, orada yardım eden hiç tanımadığı birisini delik deşik etmez. Bunlar insan bile değil. 16-17 yaşında bu çocukları kullanıyorlar. 2-3 tanesini alıyor polis. Ama bunların bir de arkaları var. Bunların bir de tanıdıkları var. Benim çocuklarım pırıl pırıldır. Benim çocuklarım iyi olmak için orada sırf tanımadıkları çocuğa yardım etmek istedikleri için biz bu haldeyiz. O gün çocuklarımın doğum günüydü. Doğum günlerini akşam kutlayacaktık. İkisi de aynı gün doğdular. Perişan durumdayız. Benim annemin ismine kadar bana söylüyor adam. Benim annem 80 yaşında. Benim babam rahmetli oldu ama babamın ismini söylüyor. Bunu 17 yaşında bir çocuk nereden bulacak? Bunların arkalarında birisi olmasa? Bunu çözebilirler mi? Adam bana annemin ismini babamın ismini nerede oturduğumu evimi adresimi bu kadar kolay mı bunlar?"
AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİ ANLATAN BABA ÇÖPÜR "BUNUN ARKASINDA BİR ÇETELEŞME OLMASA BUNU YAPAMAZLAR" DEDİ
Hastanede oğlunun yaşam mücadelesi verdiği sırada tehdit telefonları aldığını belirten Fevzi Çöpür, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
"Yani aynı durumun ucundan döndük. Yani bizim bugün çocuğumuz evde yatıyorsa Allah-u Teala bize çocuğumuzu yeniden bağışladı. Bizi tehdit edeceksin. Hem bıçaklayacaksın ne kadar mantıksız. Hastanedeyim ben canımla cebelleşiyorum. Çocuğum hayata döner mi diye çırpınırken telefon geliyor. Beni tehdit ediyor. Bu kadar kolay değil bu. Bunun arkasında bir güç olmasa, bir çeteleşme olmasa bunu yapamazlar. Bu Ahmet Müngüzi, Atlas Çağlayan isimli çocukları onların anneleriyle babalarıyla televizyonda ben de ağladım. Ama bir gün beni aynı şekilde sokacakları aklımdan gelmedi o gün. Bugün o çocuklarla aynı kaderi yaşıyoruz. Sadece bizim şansımız kardeşinin yanında olması ve kardeşinin onu bir an önce hastaneye yetiştimesi oldu. Yoksa biz Ahmetlerle, o çocuklarla, onların aileleriyle aynı kaderi yaşayacaktık. Çünkü olaylar hemen hemen tamamıyla aynı"
DİĞER MAĞDURUN ŞİKAYETÇİ OLMADIĞINI BELİRTEN BABA ÇÖPÜR "ÇETELER SOKAKLARDA KOL GEZİYOR" UYARISINDA BULUNDU
Sokak çeteleriyle mücadelenin hızlandırılması gerektiğini vurgulayan ve olay esnasında yaralanan bir başka gencin korkarak şikayetçi olmadığını aktaran Fevzi Çöpür, şunları söyledi:
"Sadece o bıçağı oraya atanın değil, orada o bıçağı atana yardım edenin, onun arkasında duranın, o bıçağı atanı destekleyenin bunların bir an önce toplanması lazım ki toplum bundan kurtarsın kendini. Şu anda toplum tedirgin. Aynı olayın içinde. Bıçağın darbenin birinde o yedi. Karakolda sadece bir ifade verdi. Ben bunlarla uğraşamam dedi. Korktu çocuk, benim bir hayatım var dedi. Bunlar benim hayatımı söndürür, öldürürler beni dedi. Yalvardım çocuğa, ben yalvardım. Dedim ki ya oğlum gel, devlet var. Devlet bize onların önüne atmaz. Gel şikayetçi ol, güçlü bir şekilde. Sen de bıçak yemişsin, senin de yaran var. Hayır abi dedi, ben dedi şikayetçi olmuyorum. Hiçbir şekilde yarasıyla ailesine bile haber vermeden çocuk hastanede bir tedavi oldu. Aynı ambulansla gitti muhtemelen. Hastanede tedavi olduktan sonra bırakıp kaçtı çocuk. Yani şikayetçi bile olmadı korkudan. Bunun gibi yüzlerce var. Güngören, Bağcılar, Esenyurt, çeteler sokaklarda kol geziyor"



