SİVİL KAYIPLAR ARTARKEN "KORUMA" VAADİ TARTIŞILIYOR

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, İran Kızılayı verilerine göre 555 kişinin hayatını kaybettiği saldırıları "İran halkını korumak" için yaptıklarını iddia etmesi uluslararası kamuoyunda "inandırıcılık" tartışmalarını alevlendirdi. Tahran sokaklarında bombalar patlarken ve yüzlerce yaralı varken yapılan bu açıklama, askeri operasyonun insani bir boyuta büründürülmeye çalışılması olarak yorumlanıyor. Eleştirmenler, "Bahanen bu mu Netanyahu?" sorusunu sorarak, saldırıların asıl amacının stratejik yıkım olduğunu savunuyor.

VAROLUŞSAL TEHDİT Mİ, BÖLGESEL DOMİNASYON MU?

Beyt Şemeş ziyareti sırasında konuşan Netanyahu, ABD ile kurulan askeri ittifakın temel motivasyonunu "varoluşsal tehditlerin ortadan kaldırılması" olarak tanımladı. Ancak İran'ın nükleer tesislerinin yanı sıra sivil altyapı ve askeri liderliğin de hedef alınması, operasyonun sadece bir savunma hamlesi değil, bölgedeki güç dengelerini tamamen değiştirmeye yönelik bir rejim değişikliği planı olduğunu gösteriyor. Netanyahu’nun "İran halkının yanında olacağız" sözleri, askeri müdahalenin siyasi bir devrimle sonuçlanması arzusunu ele veriyor.

28 ŞUBAT'TAN BU YANA SÜREN "DEMEÇ SAVAŞLARI"

Müzakere masasının 28 Şubat'ta yıkılmasının ardından başlayan süreç, sadece sahada değil diplomaside de sert rüzgarlar estiriyor. Netanyahu, İran’ın fırlattığı füzelerin vurduğu Beyt Şemeş’teki can kayıplarını gerekçe göstererek saldırıların dozunun artacağı sinyalini verdi. Buna karşılık İran kanadından gelen "intikam" yeminleri ve halkın meydanlara inmesi, Netanyahu’nun "halk rejimi devirecek" öngörüsünün tam aksine, toplumsal bir direnç dalgası yarattığına işaret ediyor.

Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
İçeriği Görüntüle

BİLANÇO AĞIRLAŞIYOR: 555 ÖLÜ, 747 YARALI

İran Kızılayı'nın paylaştığı son rakamlar, Netanyahu'nun "koruma" iddialarının sahadaki karşılığını gözler önüne seriyor. Saldırılarda ölenlerin sayısının 555’e, yaralıların ise 747’ye yükselmesi, "varoluşsal tehditleri yok etme" stratejisinin insani bedelini ortaya koyuyor. İran’ın Katar ve BAE’deki ABD üslerine yönelik misillemeleriyle genişleyen çatışma alanı, Netanyahu’nun iddialı açıklamalarının gölgesinde Orta Doğu’yu geri dönülemez bir yıkıma doğru sürüklüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ