MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'e "Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın Dayanakları" üzerine Türkgün'e verdiği röportajda, devlet anlayışından hukuk ve adalete, "Türkçe Dünya Kurma İdeali"nden Türk Devletleri Teşkilatı'na kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı" tasavvurunun Cumhuriyet'in ikinci yüzyılındaki beyanı olduğunu belirterek, "Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara, daha ilerisinde bin yıllara taşıyacak düşüncenin temellendirilmesi ve alt yapısının oluşturulmasıdır" ifadelerini kullandı.

"DEVLETİN İLK AMACI, ADALET İLKESİNİ GERÇEKLEŞTİRMEKTİR"

Devlet kavramının temelinde kanun, hukuk ve düzenin bulunduğunu belirten Bahçeli, "Devlet, düzene dayalı yaşayış biçimini organize eden kişiliktir. Bu nedenledir ki 'devlet' denildiğinde aklımıza gelen ilk şeylerden biri hiç şüphesiz kanun, bir başka ifade ile hukuk ve düzen kavramlarıdır. Devlet, düzenin kurulması, yani barış ve huzurun tesisi için hukuk ve kanunları uygulayacak organların bütünlüğüdür" dedi.

Bahçeli, devletin vatandaşlarını hem dışarıdan gelen tehlikelere hem de toplum içinden gelebilecek saldırılara karşı koruduğunu ifade ederek, "Devletin bu düzeni sağlarken ilk amacı, adalet ilkesini gerçekleştirmektir. Adaletin, adaletsizliğin düşmanı olduğu, adaletin tesisinin devletin çekirdeğini meydana getirdiği tarihsel bir hakikattir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, hukuk ve adaletin devlet açısından taşıdığı önemi ise "Hukuk ve adalet; devletin hem varlık nedeni hem meşruluk aracı hem de eli, kolu ve silahıdır" sözleriyle anlattı.

"HALK ADİL DAVRANILDIĞINA İNANMAZSA SİSTEME BAĞLILIK SAĞLANMAZ"

Bahçeli'nin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise devlet ile toplum arasındaki bağlılık ilişkisine yönelik değerlendirmeleri oldu.

Bahçeli, "Şöyle ki; halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman koruma görevini yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan bir sisteme itaat sağlanır, ama bağlılık sağlanmaz. Bu bir gerçekliktir. Bağlılığın sağlanamadığı bir toplumsal ve siyasal ortam ise en küçük bir istikrarsızlıkta ciddi düzeyde kırılganlaşır. Ardından devlet yapısı dejenere olur. Sistemde aksaklıklar yaşanmaya başlanır. İşte bu nedenle böyle bir sarsılmaya meydan vermemek için devletin adaleti gerçek anlamda tesis etmesi gerekir" dedi.

"DEVLET, TÜRK MİLLETİ İÇİN BABA FİGÜRÜ OLARAK ALGILANMIŞTIR"

Türk devlet anlayışında devletin tarihsel konumuna da değinen Bahçeli, "Tarihin eski dönemlerinden beri devlet, bizde 'baba' figürü olarak algılanmıştır. Bu algı, Türklerde devletin ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Baba, varlık sebebi olmanın yanında koruyan, kollayan, besleyen, büyüten, her zaman ailesinin iyiliğini düşünen, ona öncü olandır. Devlet de Türk milleti için böyle bir anlam taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, kadim devlet felsefesinde toplum düzeni, huzur, refah ve yoksulluğun giderilmesine yönelik vurguların devlet kavramıyla birlikte ele alındığını belirtti.

"TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI, YENİDEN İNŞA SÜRECİNİN FIRSATA ÇEVRİLMESİNİN ÇERÇEVESİDİR"

"Türk ve Türkiye Yüzyılı" kavramının geçmişte ortaya koyduğu "Lider Ülke Türkiye" ve "Süper Güç Türkiye" hedefleriyle ilişkisine değinen Bahçeli, zaman içinde değişen dünya ve bölge şartlarına dikkat çekti.

Bahçeli, "Geçmişte çeşitli zamanlarda Türkiye ve Türk milleti adına ifade etmiş olduğumuz birçok düşünce bugün realiteye dönüştüğü gibi yine birçok gelişme de devletimiz ve milletimizin geleceği için yeni eşikler oluşturmuştur. Hayat durağan bir şey değildir. Her şey gelişmeye açık olduğu gibi bizim 'Lider Ülke Türkiye', 'Süper Güç Türkiye' düşüncelerimiz de kendi seyr ü sülûku içinde ve zamanın ruhuyla her daim yeniden yoğrulmaktadır" dedi.

Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Değişen, dünya, bölge ve ülke gerçekleri ve yeniden şekillenen düzen anlayışları bizim de çağın ruhuna uygun bir konumlandırma yapmamızı gerekli kılmıştır. Bu, 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' tasavvurudur. Bozulan her düzen, inşa edilmeye çalışılan her nizam içerisinde çeşitli riskler barındıracağı gibi fırsatları da ihtiva eder. 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' tam da bu yeniden inşa sürecinin nasıl bir fırsata çevrileceğinin mantığını ve genel çerçevesini bize verir. Bu anlamda bütün dünyadaki gelişmeleri doğru okumalı ve kendimizi buna hazırlamalıyız. Dünya nereye gidiyor ve biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz."

"TÜRKÇE DÜNYA KURMA İDEALİ, BÜTÜN DİĞER DAYANAKLARIN ÇATI KALIBIDIR"

Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı"nın dayanaklarından ilkinin "Türkçe Dünya Kurma İdeali" olduğunu belirterek, "Türkçe Dünya Kurma İdeali bütün diğer dayanakların çatı kalıbı ve yüksek idealimizdir. Dünyayı Türkçe okumak, değerlendirmek ve anlamlandırmak ancak ortak kavramlar hazinesine sahip olmakla mümkün hale gelir. Diller milletlerin karakterlerinin, duyuş ve düşünüş biçimlerinin anahtarlarıdır. Türk Devletleri Teşkilatının dil konusunda attığı adımlar hiç kuşkusuz bir Türk dünyası inşası açısından okunmalıdır" ifadelerini kullandı.

Ortak bir töre inşa edilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, "Töre, Türklerin yazısız hukuk kurallarıdır ve Türklükle yaşıttır, bunun için kadim bir tecrübenin varlığıdır" dedi. Bahçeli, "Devlet, gücünü töreden alır. Devlet düzenini töre sağlar. Devlet veya ülke bırakılsa bile törenin asla bırakılamayacak olmasının nedeni, törenin kaybedilmesi durumunda devletin de ülkenin de zaten kaybedilecek olmasıdır" ifadelerini kullandı.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın Türk dünyasının ortak geleceğine ilişkin adımlarına da değinen Bahçeli, "Türk Devletleri Teşkilatı yukarıda zikredilen tarihsel bağlamı gündemine almalı ve ortak bir tasavvuru varoluşunun temel dayanağı olarak görmeli ve uygulamalıdır. Özellikle Türk Dünyası 2040 Vizyonu Belgesi ifade etmiş olduğumuz bağlamıyla memnuniyet vericidir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla atama kararları: Resmi Gazete'de yayımlandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla atama kararları: Resmi Gazete'de yayımlandı
İçeriği Görüntüle

"ORTAK HAFIZAYA EN GÜÇLÜ ULAŞILABİLECEK FORM SANATTA GİZLİDİR"

Türk dünyasında kültür ve sanatın ortak hafızanın oluşmasındaki rolüne dikkat çeken Bahçeli, "Türk Dünyası'nı oluşturan Türk boyları ve akraba topluluklarının ortak kültür mirasları ve sözlü edebiyat ürünleri 'Türk Dünyası Kültürü'nü meydana getirir. Sanat da bu kültürü meydana getiren önemli miraslardan biridir" dedi.

Bahçeli, "Türk estetiği ve sanatıyla ilgili Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak sanatsal etkinlikleri çok daha fazla artırması kuşkusuz önemlidir. Çünkü ortak hafıza, anılar, tecrübeler ve değerlere en kısa ve en güçlü ulaşabilecek form sanatta gizlidir" ifadelerini kullandı.

"TÜRKÇE DÜNYA KURMAK İÇİN EN ÖNEMLİ EŞİK ORTAK ALFABE"

Dil ve edebiyat başlığında ortak alfabenin önemine vurgu yapan Bahçeli, "Türkçe dünya kurmak yüksek idealimizin en önemli eşiği şüphesiz ortak alfabedir" dedi. Türk dünyasının coğrafi genişliğine dikkat çeken Bahçeli, "Türk dünyasının yayıldığı coğrafya oldukça geniştir; batıda Macaristan, doğuda ise Moğolistan’a kadar uzanır. 'Türk Dünyası Edebiyatı' denildiğinde de bu coğrafyada yaşayan Türk halkının oluşturmuş olduğu edebiyatı kastetmekteyiz" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türk dünyası edebiyatı denildiğinde akla Kırgız, Özbek, Azeri, Türkmen, Tatar Türklerinin oluşturmuş oldukları edebiyat gelmektedir. Buralardaki çağdaş edebiyat ile Türkiye’deki edebiyat arasında sıkı bir ilişki vardır ve bu, dikkate alınması gereken bir gerçekliktir."

Kaynak: HABER MERKEZİ