Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında konuştu. Dünya siyasetinden toplumsal yapıya kadar geniş bir değerlendirme yapan Bahçeli, küresel sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini belirtti. Konuşmasında hem dış gelişmelere hem de milli birlik vurgusuna dikkat çekti.
“SİYASAL FAY HATTI DAHA DA SERTLEŞMEKTEDİR”
Konuşmasına dünyanın sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirterek başlayan Devlet Bahçeli, küresel sisteme ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, “Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmektedir. Jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler, siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir.” ifadelerini kullandı. Bu tablo karşısında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Bahçeli, “Böyle zamanlarda birbirimize sarılmak önem kazanır” sözleriyle mesaj veren Bahçeli şunları kaydetti:
“Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir.”
“SİYASAL FAY HATTI DAHA DA SERTLEŞMEKTEDİR”
Bahçeli konuşmasında küresel tabloyu “Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir” sözleriyle anlattı.
Devamında tehditlerin değişen yapısına dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar.”
“MAZİYİ DE İSTİKBALİ DE KONUŞMAK ZORUNDAYIZ”
Bahçeli, sadece bugünün değil tarihin de okunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz.”
“TÜRK MİLLETİ BÜYÜK BİR TARİH ÖZNESİDİR”
Toplumsal birlik ve ortak kader vurgusu yapan Bahçeli, millet tanımını şu sözlerle yaptı:
“Bu mübarek topraklarda hayat daima müşterek kader içinde yoğrulmuştur. Bu vatanda sevinç tek başına yaşanmamış, keder müferrit bir duygunun içine hapsedilmemiştir. Türküler birlikte söylenmiş, ağıtlar birlikte yakılmış, zaferler birlikte kutlanmış, yenilgiler birlikte göğüslenmiştir. Bu bakımdan millet dediğimiz hakikat, bazen bir marşla, bazen bir mezar taşında, bazen de sofradaki aşta göstermiştir derinliğini. Çünkü Türk milleti, mazisini geleceğe yön veren bir kudret kaynağına dönüştüren büyük bir tarih öznesidir.”
BAHÇELİ'DEN 3 MAYIS MESAJI
3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. Türk milletine mensubiyet duygusunun ne kadar derin, ülküyle aydınlanan zihinlerin ne kadar diri, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin ne kadar dayanıklı olduğu 3 Mayıs'ın çilesinde, 3 Mayıs'ın iradesinde, 3 Mayıs'ın mertliğinde açıkça görülmüştür. O gün ayağa kalkanlar yalnız bir itiraz yükseltmediler. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, hangi ahlaka, hangi sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün millet tasavvurunu en vecih şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş, beşerî ve siyasi bir terkiptir.”
“MİLLET OLMAK BERABER YÜRÜME AHİDİDİR”
Bahçeli, millet kavramını daha da genişleterek şu ifadeleri kullandı:
“Millet, aynı göğe bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında vakar bulan, cenazede omuz omuza yürüyen, düğünde aynı sevinçle ayağa kalkan, tasada ve kıvançta birbirine yönelen büyük bir kader ortaklığıdır. Bir sazın telinde içi titreyen merhum Neşet Ertaş'ın “Kalpten kalbe bir yol vardır” deyişinde ifadesini bulan o görünmez muhabbet hattını hisseden, gönülden gönüle kurulan bağı kültür köprüsüne, vicdan hattına ve sadakat zeminine dönüştüren topluluğun adıdır millet. Merhum Barış Manço'nun “Buyurun dostlar buyurun” çağrısında yankılanan dostluk, paylaşma ve muhabbet duygusuyla birbirine yer açabilen, çoğalabilen ve kaynaşabilen büyük bir sentezdir millet. Çünkü millet dediğimiz hakikat sadece acıyla tahkim olunmaz, sevinci paylaşma ahlakıyla da olgunlaşır. Millet yasla yoğurulur, neşeyle tamamlanır. Hatıra ile kök salar, ülkü ile yükselir. Millet olmak, beraber yaşama arzusunun ötesinde beraber yürüme ahdidir. Beraber yürümenin üstünde ise beraberce tarih yapmak kudretidir. İşte 3 Mayıs'ı anlamlı, müstesna ve tarihi kılan esas ruh da burada saklıdır. 3 Mayıs, ülküleşmiş bir iradenin, şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hale geldiği kutlu bir yolun kanla yıkanmış taşlarıdır.”
“MHP MİLLİYETÇİLERİN TEK YUVASIDIR”
Bahçeli, konuşmasını teşkilat mesajında dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
“Milliyetçilik aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır. Milliyetçi Hareket Partisi tuzu kokmamışların, hedeften çıkmamışların son sığınağıdır. MHP milliyetçilerin tek yuvasıdır. Dün Türklüğü mahkum etmeye kalkışanlar aynı hesaplaşma hırsının peşindedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen tehditlerle sınanmaz, içeriden gelen tehditlerle de sınanır. Bu dava hatırlayanların değil taşıyanların davasıdır. Yorulup kenara çekilenlere sitemimiz yoktur, zira yükümüz ağırdır.”
"VON DER LEYEN’İN SÖZLERİ KİBİR GÖSTERGESİ"
Devlet Bahçeli, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik açıklamalarına sert sözlerle tepki gösterdi. Bahçeli, Avrupa’nın tutumunu “çifte standart ve kibir” olarak nitelendirirken, Brüksel’in politikalarını hedef alarak şu ifadeleri kullandı:
“Önümüzde şimdi bir başka cephe daha vardır. Avrupa'nın Türkiye'ye bakarken yaptığı zihni yanlışlık açıklamalarda ortaya çıkmaktadır. Von Der Leyen'in sözleri çifte standart ve kibir göstergesidir. Bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde de dile getirilmiştir. AB Türkiye'yi yıllardır geri tutuyor. Mesele Brüksel'in ikiyüzlü siyasetidir. Avrupa siyasi körlük içindedir, çifte standartları sürerken güven inşa edilmez. Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes bu devletin onurunu hesaba katmalıdır. Avrupa Türkiye'siz yapamaz.”




