MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, uluslararası siyasette artan çatışma ortamını, ABD ve İsrail eksenli gerilimleri ve İran'a yönelik olası askeri müdahaleleri ele aldı. Muhtemel bir kara harekatının yaratacağı küresel tehlikelere vurgu yapan Bahçeli, teşkilat çalışmalarına da değindi.

İsrail'de dikkat çeken analiz: "Trump'ın Erdoğan'a duyduğu saygı tesadüf değil"
İsrail'de dikkat çeken analiz: "Trump'ın Erdoğan'a duyduğu saygı tesadüf değil"
İçeriği Görüntüle

BAHÇELİ'DEN 3. DÜNYA SAVAŞI UYARISI: "CEHENNEMİN KAPILARI BEŞERİYETİN ÖNÜNE AÇILACAKTIR"

"Pakistan ile Afganistan savaştadır. Rusya ile Ukrayna savaştadır. ABD-İsrail ortaklığı İran’la savaş halindedir. Enerji dengeleri, ticaret rotaları, ekonomik sistemler, stratejik ittifaklar, siyasi ve diplomatik ağlar bambaşka ve tehlikeli bir noktadadır. Geçtiğimiz ay yapılan Münih Güvenlik Toplantısı’nın sonuç raporunda; yaklaşık 80 yıl sonra ABD liderliğindeki 1945 sonrası uluslararası düzenin yıkıma uğradığı, ABD düzenin yine doğrudan ABD tarafından tahrip edildiği ifade edilmişti. Mevcut uluslararası kurum ve kuralların yıkım altında olduğu da belgelenmişti. Yıkılanın ne olduğu bilinse de, bunun yerine ne konulacağı, kimlerin koyacağı belirsizdir."

"Afganistan-Pakistan arasındaki silahlı çatışmanın geri planında hakimiyet mücadeleleri vardır. İran’ın Siyonist-emperyalist şiddet tarafından abluka altına alınması da stratejik, ekonomik ve politik hedeflerle ilişkilidir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyalar artık her ihtimale açık haldedir. İran’ın farklı kentlerine isabet eden füzeler sonucunda, bu ülkenin yüksek misilleme yapmasıyla Katar’dan Kuveyt’e, Bahreyn’den Suudi Arabistan’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Ürdün’e, Güney Kıbrıs’tan Umman’a kadar ABD üslerinin bulunduğu ülkeler havadan vurulmuştur. Savaş çok vahim derecede tırmanmaktadır. Komşu coğrafyaların gökyüzü füze ve insansız hava araçlarının karşılıklı uçuşlarına ve müteakiben de tespit edilmiş nokta hedeflere ulaşmasına sahne olmaktadır."

"Mezkur çatışmaların kontrolden çıkması, yaygınlık kazanması, hatta küreselleşmesi kaygı duyulan bir ihtimal haline gelmiştir. Bu haksız ve hukuksuz savaşı başlatan bellidir. İsrail’in tahrikleriyle, diplomatik namusun göz ardı edilmesiyle, süregelen müzakerelerin tek taraflı askıya alınmasıyla komşu coğrafyalar silah ve çatışmaların tasallutu altına girmiştir. Bu savaşlar zinciri kırılmalı, bölgemizde barış dili hakim olmalıdır. Silahlar mutlaka susmalı ve ateşkes ilan edilmelidir. Şayet ABD-İsrail ile İran arasındaki karşılıklı hava saldırıları durmazsa, muhtemel kara harekatının neden olacağı kıvılcım 3. Dünya Savaşı’nın taşlarını birer birer döşeyecektir. Bu felakettir. Bu dehşet dengesi son bulmalıdır. Yanlıştan dönmek bir erdemdir. Uluslararası hukukun şemsiyesi altında biraz canlılık emaresi gösteren Birleşmiş Milletler derhal devreye girmelidir. Çatışmaların Rusya Federasyonu’na, Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Avrupa ülkelerine çok boyutlu tesir etmesi halinde cehennemin kapıları beşeriyetin önüne açılacaktır."

"SİYONİST LOBİ ABD YÖNETİMİNİ KAFA KOLA NASIL ALABİLMİŞTİR?"

"ABD Başkanı Trump, Kongre’den yetki almadan Venezuela’dan sonra başlattığı İran operasyonunun bedelini çok yönlü ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Amerikan Anayasası’nın I. Madde 8. Bölümü kapsamında; savaş ilan etme, ordu kurma ve destekleme, donanma sağlama ve sürdürme, askeri harcamaları finanse etme ve düzenleme yetkisi sadece ve sadece Kongre’ye aittir. Kongre’den böylesi bir karar çıkmadığına göre, ABD’yi yöneten karanlık üst akıl kim veya kimlerdir? Siyonist lobi, dahası cani Netenyahu ABD yönetimini kafa kola nasıl alabilmiştir? Baştan ayağa çelişkiyle bezenmiş bu rezalet tablo evlatlarını haksız ve hukuksuz bir savaşta kaybeden ABD halkına saygısızlık değil midir?"

"ABD halkı bu savaştan ne kazanacaktır? Ne çıkarı olacaktır? Uzayan bir savaşta çok sayıda ölüm olması halinde bunun altından kim veya kimler nasıl kalkacaktır? 25 yıl boyunca devam eden Vietnam kabusu ne çabuk unutulmuştur? Doğrudur, kurallara dayalı uluslararası düzen yıkım altındadır. Fakat bu yıkım bununla sınırlı kalmayacak, pek çok çatıyı da uçuracaktır. Türkiye olarak dost, kardeş ve komşu ülke İran halkının her zaman yanındayız. Barışı savunuyoruz, huzuru savunuyoruz, diplomatik görüşmeleri savunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı temasları da çok değerli ve yerinde buluyoruz."

"İran’ın dini liderine, ailesine, bunun yanında Savunma Bakanı’ndan Genelkurmay Başkanı’yla çok sayıda üst düzey devlet görevlisine yapılan suikastları bir kez daha kınıyoruz. İstihbarat operasyonlarıyla hazırlanan bu suikastların ahlaka, hukuka, insan haklarına temelden karşı olduğunu değerlendiriyoruz. Çevremizde bunlar olup bitiyorken, bizim içimizde barışmamız, eğer varsa kırgınlıkları gidermemiz, milli birliği tahkim ve takviye etmemiz binlerce yıllık devlet ve millet aklının muazzam bir iradesidir. Şucular bucular rahatsızmış, onlar bunlar hoplayıp zıplıyormuş, hepsi fason iddia, hepsi fosilleşmiş söylemdir."

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZ GÜÇLÜ BİR HAMLEDİR"

"“Terörsüz Türkiye” hedefimiz zamanın ve çağın ibresini milletimiz lehine çevirecek güçlü bir hamledir. Bu hedef kalıcı barış ve huzurun müjdesidir. Bu hedef bin yıllık kardeşliğimizin hayat pınarıdır. Bu hedef karışan ve kaynayan, aynı şekilde artan risk ve tehditlerle kanayan ve karmaşıklaşan bölgesel ve küresel anafora karşı milletimizin kendi azim ve iradesiyle hamle üstünlüğü kazanmasıdır."

"MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ VE CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE’YE SAHİP ÇIKACAKTIR"

"Terörsüz Türkiye, Türk milletinin yeni yüzyıla açılan huzur sancağıdır. Bu sancak düşmeyecek, Türkiye bölünmeyecek, şu mübarek günlerin mehabet ve muhabbet iklimi Allah’ın izniyle kökleşip kalıcı nitelik kazanacaktır. Gündüz vaktinin korkak gecelere, nezih ve serazat bir kalbin zalim bedenlere acıdığını en iyi bilen, en iyi gören Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir. Toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkeler, nice fatihlerin matemi ve mezarı olmuştur. Gönüller arasında karanlık uçurumlar açan anlayışsızlık, katılık, kötülük, sevgi kıtlığı ve bunlardan mülhem insani felaketler merhamet cevherinden mahrumiyetin çok soğuk esintisidir."

"Bu esintiye yüreğimizin sıcaklığıyla direniyoruz. İftira salgınına inancımızın şifasıyla karşılık veriyoruz. Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet emellerden hesap sormasını da mutlaka bileceğiz. Biz bu ülke, bu vatan, bu bayrak uğruna, rahmetle ve hürmetle andığımız hilal kaşlı, kurt bakışlı binlerce şehit verdik. Şafağı ağarmayan nice zifiri karanlıkları yendik. Gideni gelmeyen, ağlayanı gülmeyen, feryadı dinmeyen, hüsranı bitmeyen, ancak imanlı mücadelesi de asla eksilmeyen zulmet dolu senelerde kendi yarasını iyileştiren bir aslan gibi doğrularak kükremesini bildik. Bu kükreyişin semeresi ve mecmuu olarak barış, huzur ve kardeşlikten başka herhangi bir alternatifimiz olmadığının da bilincindeyiz."

"Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’ye sahip çıkacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk ve Türkiye Yüzyılını inanç ve irfanla inşa edecektir. Endülüs’ü fetheden Tarık Bin Ziyad’ın dediği gibi, arkamızda düşman gibi deniz, önümüzde deniz gibi düşman olsa da geri dönmeyeceğiz, sabır ve sadakatle ömür verdiğimiz haklı mücadelemizden ödün vermeyeceğiz. Bizi meşgul edip Türkiye üzerinde oyun kuracağını zanneden, siyaseti sokak dedikodusuna çeviren, davamızın iffetine çamur atmaya kalkışan, Bozkurdu çakala boğdurmak için fırsat kollayan ahmaklara, asalaklara, aşağıların da aşağısına yuvarlanmış arsızlara en küçük geri adımımız söz konusu olursa diyorum ki, gök girsin kızıl çıksın. Hepsine birden de meydan okuyorum."

"Etrafımızda dolaşanları görüyoruz. Zehir ve zillet saçanları anbean takip ediyoruz. Fitne yayan siyasetçileri, sözde gazetecileri, sosyal medya farelerini, ülkeden korkakça kaçmış şerefsizleri, FETÖ’cü hainleri, bölücü mihrakları, dış bağlantılı casusları, köksüzleri, kimliksizleri, millet ve milliyet hasımlarını rezil rüsva etmek için uygun zamanı sabrın gücüyle, Allah’ın inayetiyle, milletimizin metanetiyle bekliyoruz. Vizyonu yetmeyenlerin menzillerinin tükendiği yerde terk etmeleri, hızlı koşanların soluk almak için duraksamaları, hatta farklı etkilerin sonucu değişmeleri, dönüşmeleri, yılmaları, umutsuzluk ve yılgınlığa düşmeleri her zaman mümkündür ve beklenmelidir. Bu nedenle sizlere düşen görev, kafa karıştıran, akıl çelen, zihin bulandıran bozuk zihniyetlerin etki alanına girmeden hak bildiğiniz yolda arkanıza bakmadan hızlı adımlarla yürümektir. Memnuniyetle ifade ediyorum ki, bunu da göz kamaştıran şekilde yapıyorsunuz."

"“Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleriyle “Derdin Derdimizdir” sohbet toplantıları kapsamında hayranlık uyandıran çalışmalara imza attınız. Buna da devam ediyorsunuz. 24 Ekim 2025 tarihinden bugüne 81 ilimizde, 963 ilçemizde tam 168 bin 91 program yapılmıştır. Hepinize helal olsun, hepinizden Allah razı olsun, her birinizin tertemiz alnından öpmek de boynumun borcu olsun. “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleriyle “Derdin Derdimizdir” sohbet toplantılarının temin ve takibinden sorumlu Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Edip Semih Yalçın başta olmak üzere, Başkanlık Divanı üyelerimize, MYK-MDK üyelerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, tüm dava arkadaşlarımızla birlikte burayı şereflendiren her il ve ilçe başkanımıza gönül dolusu teşekkür ve takdirlerimi seve seve paylaşıyorum. Rabbim eksiliğinizi göstermesin diyorum. Tuttuğumuz ve tutacağımız oruçlar, yaptığımız ve yapacağımız ibadetler kabul ve makbul olsun inşallah. Hepinizin Ramazan ayını tebrik ediyor, nice iftar sofralarında tekrar bir araya gelmeyi diliyorum. Konuşmamı noktalarken alayınızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. İl ve ilçelerinizde yaşayan aziz vatandaşlarımıza selamlarımı götürmenizi rica ediyorum. Yolunuz, bahtınız ve alnınız açık olsun. Allah korktuklarınızdan emin, umduklarınıza da nail eylesin. Sağ olun, var olun."

Kaynak: HABER MERKEZİ