Cumhuriyet tarihinin en kanlı sivil katliamlarından biri olarak kayıtlara geçen olayda, köy meydanına toplanan 28 masum insan kurşuna dizilerek katledildi. Gözü dönmüş teröristler, geride kalan 5 köylüyü ise sığındıkları evleri ateşe vererek vahşice hayattan kopardı. Saldırganlar sadece canlara kıymakla kalmadı; köydeki evleri, okulu, camiyi ve halkevini de yakıp yıkarak arkalarında adeta bir enkaz bıraktı.
"BU ACIYI UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL"
Katliam gecesi köye yönelik iletişimi tamamen kesmek isteyen terör örgütü, elektrik ve telefon hatlarını sabote etti. Hain saldırı, komşu köy sakinlerinin durumu fark edip yetkililere haber vermesiyle ancak gün ağardığında ortaya çıkabildi.
O dehşet gecesinden yaralı olarak kurtulmayı başaran dönemin Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar, yaşadıkları travmanın ve acının ilk günkü gibi taze olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Burada tarifsiz bir vahşet ve katliam yaşandı. Ben o saldırıdan şans eseri yaralı olarak kurtuldum. Gözlerimizin önünde köylülerimiz kurşuna dizildi, bazıları evlerin içinde diri diri yakıldı. Bu büyük acıyı ve kaybı unutmamız asla mümkün değil."
Katliamın 33. yılında, hayatını kaybeden 33 vatandaşımız için Başbağlar'da her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş katılımlı bir anma programı düzenlenecek. Yaşamını yitirenler dualarla yad edilirken, teröre karşı tek yürek olunacak.



