Oval Ofis'te dış politika değerlendirmelerinde diplomatik yolları açık tutmak istediğinin sinyalini veren Trump, diğer taraftan askeri tehditlere karşı da oldukça sert bir tutum sergileyerek, ABD personeline yönelik herhangi bir saldırının çok hızlı bir karşılık bulacağını vurguladı.
"ANLAŞMAYA VARABİLİR MİYİZ GÖRMEK İSTERİM"
ABD Başkanı Trump, İran ile olası bir anlaşma sürecini değerlendirirken, İran lideri Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık kapı bıraktı. "Onunla tanışmaktan onur duyarım; bir anlaşmaya varabilir miyiz bunu görmek isterim" diyen Trump, anlaşma şartlarını nükleer silaha sahip olmamayı kabul etmek ve Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine açılması olarak sıraladı.
"YA ANLAŞMA YA DA ASKERİ ZAFER"
İran'ın askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde zayıflattıklarını öne süren Trump, süreci "ya kağıt üzerinde anlaşarak ya da askeri olarak kazanacağız" sözleriyle özetledi. İran'a yönelik olası bir askeri operasyonun çok daha ağır bir askeri sevkiyat gerektirdiğini belirten Trump, İran'ın Amerikan askerlerine yönelik herhangi bir saldırısında hiç tereddüt etmeden askeri karşılık vereceğini dile getirdi.
LÜBNAN'DA BARIŞ UMUDU
Lübnan'daki duruma ilişkin de açıklamalarda bulunan Trump, Hizbullah ve İsrail taraflarıyla görüştüğünü ve barış anlaşması yolunda olumlu gelişmeler yaşandığını aktardı. Hizbullah'ın kendilerine "durmaya ne dersiniz" yönünde bir çağrıda bulunduğunu belirten Trump, konuyu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de net bir şekilde görüştüğünü ifade etti.
NÜKLEER TESİSLER VE ASKERİ RİSKLER
Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılması için ABD askerlerinin ülkeye gönderilmesi fikrinin tartışıldığını, ancak operasyonun "çok riskli" bulunması nedeniyle bu fikirden vazgeçildiğini açıkladı. Bununla beraber, İran'ın nükleer kalıntıların temizlenmesi konusunda ABD ile iş birliği yapacağına inandığını sözlerine ekledi.




