Bir grup genç kızın, rezervasyon yaptırmalarına rağmen beach'e alınmadıklarını öne sürdüğü paylaşım sosyal medyada gündem oldu. Genç kadın, kapıda kendilerine “Ajansın gönderdiği listede adınız yok” denildiğini belirterek yaşadıkları süreci tüm detaylarıyla anlattı.
“KAPIDA İNİSİYATİF UYGULANACAĞINI BİLİYORDUK”
Sosyal medya hesabından açıklama yapan genç kadın, yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Tabii ki de anlatıyorum. Çok hızlı anlatacağım. Uzun anlatacak hiçbir şey yok. Biz yeni bir beach'e gitmek istiyoruz. Arkadaşım DM'den, Instagram'dan rezervasyon yaptırıyor. Rezervasyon okey oluyor. Biz oraya gittiğimizde de biliyoruz kapıda inisiyatif uygulanacağını ve tipimize göre alınacağını biliyorduk yani açıkçası. Ama zaten kimse beach'e uygunsuz giyinmemişti ve böyle herkes okeydi bence yani. Çünkü o tarzlarla ilgili insanların fotoğraflarını vesaire gördüğümüz için hani bir dress code varsa da biz buna uygun şekilde gitmiştik. Yani kimse saçma sapan şekilde tabii ki de giyinmez. Sahile gidiyoruz yani denize gireceğiz, eğleneceğiz. Niye farklı bir şey giyelim zaten.”
“BİZ ORADAN ONAY ALMAK İÇİN GİTMEDİK”
Beach'e gitme amaçlarının sadece eğlenmek ve fotoğraf çekmek olduğunu söyleyen genç kadın, yaşadıkları hayal kırıklığını şöyle anlattı:
“Bu arada oradan onay almak için de gitmedik biz. Bizim şöyle bir planımız vardı. Çok güzel fotoğraf çekecek yerleri var. Gidelim, deneyelim, şansımız olmazsa olmaz. Zaten gidilecek enayi çeşit bir sürü iş var yani. Mükemmel yerler var ve biz de öyle oldu ve gittik.”
“AJANSIN GÖNDERDİĞİ LİSTEDE ADINIZ YOK”
Kapıda kendilerine yapılan açıklamayı da aktaran genç kadın şu ifadeleri kullandı:
“Neyse biz gittik. Bize dediler ki biz ajansla çalışıyoruz ve ajansın bize gönderdiği listede sizin isminiz yok. Yani ajans göndermemiş. Ajansla iletişime geçer misiniz dediler. Biz de dışarıda arkadaşlarım iletişime geçmeye çalıştık olmadı. Zaten şey olduğunu anladık yani hani bilerek yapıyorlar, yokuş yapıyorlar, istemiyorlar almak gibi. Biz de zaten okey, sisteminiz çok kötüymüş, bu şekilde olmaz. Kötü yani deyip gittik. Bundan ibaret.”
“BU BİR ŞİKAYET VİDEOSU DEĞİLDİ”
Paylaşımının ardından gelen yorumlara da değinen genç kadın, videonun yanlış anlaşıldığını belirterek şunları söyledi:
“Ama hani gelen yorumlar gerçekten çok saçma yani anladınız mı? Olmuş bitmiş bir olay. Ben bunun üstüne ne yapabilirim? Bir de böyle şey sanıyorlar hani siz alınsaydınız her şeyden memnun kalacaktınız, şikayet etmeyecektiniz. Benim bu videom şikayet videosu değil zaten. Hazırlanırken çektiğim videom nasıl şikayet videosu olabilir? Daha alınmayacağımızdan bile haberim yok.”
“PİŞMAN OLDUĞUM TEK ŞEY...”
Yaşanan olayın ardından en büyük pişmanlığını da dile getiren genç kadın, şu ifadeleri kullandı:
“Ayrıca inanılmaz bir pişmanlığım da olmadı. Benim pişman olduğum konu sadece şu. Gerçekten eğer ajans meselesi doğruysa bu kadar kötü bir sisteme olan bir işe girmeye çalışmak olurdu. Ki o da uğraş değil. Hani uğraşmadık. Gerçekten çok güzel fotoğraf çekecek alanları var. Hâlâ da öyle düşünüyorum. Güzel dekor etmişler ama ondan daha ileride vardır yani. Hiçbir şey en iyisi değil sonuçta bu şekilde bakarsak. Her yerde çok güzel yerler var. Alışırsanız kendisi çok güzel zaten. Hani bizim olmazsa olmazımız değildi.”
“NEYİNE HAVA ATACAĞIM?”
Kendisine yönelik eleştirilere de yanıt veren genç kadın, paylaşımının gösteriş amacı taşımadığını şu sözlerle dile getirdi:
“İnsanlar da şey diye düşünüyordu öyle. Hani bizim oraya alınsaydık böyle hava atacaktık falan gibi düşünüyor. Belki de kendileri öyle yapacak. O yüzden böyle düşünüyorlar. Neyine hava atacağım ya? Neden hava atayım yani? Bunu da bu soruya çektiğim, bu yoruma çektiğim videoda söylemek istedim. Belki insanların önüne düşer falan.”
“BU YORUMLARI ATABİLEN İNSANLARI TEHLİKELİ BULUYORUM”
Sosyal medyada kendisine yöneltilen ağır yorumlara da tepki gösteren genç kadın şöyle konuştu:
“Bir de şeye de çok güldüm. Yani kendi değerinizi düşürüyorsunuz. Aşağılık bir şey falan böyle hani. Böyle yorumlar gelmiş ya. Gerçekten ben bunu yani bir insana söylemeye utanırım. Bir de böyle şeye de ayıp oluyorum. Yüz yüze olsak kimse bir şey söyleyemez. Ama böyle gördüğü tanımadığı birinin videosuna fotoğrafına bu şekilde yorum atabilen insanlar acayip tehlikeli buluyorum böyle hani. Nasıl ya? Nasıl böyle yorumlar atabiliyorsunuz? Bu nasıl bir psikoloji ya? Gerçekten anlam veremedim. Neyse. Vardır bir sebebi. Yaşadığınız bir problem vardır diye düşünüyorum.”
“HEM ANI YAŞAYIP HEM FOTOĞRAF ÇEKEBİLİRİM”
Konuşmasının sonunda fotoğraf çekilmek isteyen kişilere yönelik eleştirileri de değerlendiren genç kadın sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bir de bir şey daha söyleyeceğim. Ben böyle fotoğraf çekilmek için cümlesiyle başlayan bir cümle kurduğum an insanlar şey diye düşünüyor galiba. Bu kız ya da bu erkek asla anı yaşamıyor. Tek istediği fotoğraf çekilmek falan. Birincisi yani fotoğraf çekilmeyen her insan anı çok yaşayıp dünyanın en mutlu insanı mıdır? Öyle olsaydı fotoğraf çekemeyen dedelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz dünyanın en mutlu kişisi olurdu. Asla öyle değiller. Ama yani baktığınızda fotoğraf çekiyorum. Mesela ben şu anda geçen sene çektiğim fotoğraflara bakıp çok mutlu oluyorum. 'Ya şöyle olmuş, böyle olmuş, ne kadar hoş gözüküyor' deyip kendi kendime mutlu oluyorum. Yani fotoğraf çeken, fotoğraf çekmek için bir yere giden, fotoğraf çekmek için süslenen insanların nesini zorbalayabilirsiniz? Ne alaka ya? Ben hayattan hem keyif alıp hem o anı yaşayıp hem de fotoğraf çekemez miyim? Bunun hepsini aynı anda yapabilecek gücümüz var arkadaşlar. Takmayın bu kadar.”



