Arısan, damak zevkinin çocukluk deneyimleri ve duygusal hafızayla bağlantılı olduğu bilinse de bilimsel açıdan kişilik ya da bilinçaltını doğrudan ortaya koyan bir ölçüt olarak kabul edilmediğini belirterek: "Damak zevkinin kişilik, hafıza ve duygusal durumlarla ilişkilendirilebileceği yönündeki görüşler son yıllarda hem psikoloji hem de nörobilim alanında ilgi görüyor. Tat alma duyusunun yalnızca fizyolojik bir süreç olmadığı, aynı zamanda geçmiş deneyimler ve duygusal hafızayla bağlantılı çalıştığı kabul edilmiyor. Özellikle çocukluk döneminde oluşan beslenme alışkanlıklarının, ilerleyen yaşlarda gıda tercihlerini güçlü biçimde etkileyebildiği biliniyor.

Tat ve koku duyusu, beyinde hafıza ve duygu merkezleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle belirli bir yiyecek, geçmişte yaşanan bir olayı veya duyguyu tetikleyebilir. Örneğin çocuklukta tüketilen bir yemeğin yetişkinlikte “rahatlatıcı” ya da “tanıdık” gelmesi, duyusal hafızanın bir sonucudur. Bu durum, beslenme tercihlerinin yalnızca açlıkla değil, duygusal çağrışımlarla da şekillendiğini gösterir" diye konuştu.

1693824105368

ASUS, Türkiye'yi stratejik merkez yaptı
ASUS, Türkiye'yi stratejik merkez yaptı
İçeriği Görüntüle

'KALICI BİR EĞİTİM'

Arısan, şöyle devam etti: "Bireyin damak zevki büyük ölçüde erken yaşlarda şekillenir. Aile ortamında tüketilen yemekler, kültürel beslenme alışkanlıkları ve tekrarlayan tat deneyimleri, ileriki yaşlarda 'sevilen” ve “tercih edilen' gıdaların temelini oluşturur. Bu süreçte oluşan olumlu duygusal bağlar, belirli tatlara karşı kalıcı bir eğilim yaşatabilir."

PSİKOLOJİK VE BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR

Arısan, şu sözleri ekledi: "Psikoloji literatüründe beslenme davranışlarının kişilik özellikleriyle dolaylı ilişkisi olduğu yönünde çalışmalar bulunuyor. Ancak “damak zevki doğrudan bilinçaltı sırları ortaya çıkarır” şeklindeki kesin bir bilimsel kabul bulunmuyor. Yani gıda tercihleri bazı duygusal eğilimleri yansıtabilirken, tek başına kişilik çözümlemesi yapmak için yeterli değil.

Bazı bireyler stres, mutluluk veya kaygı gibi duygusal durumlarda belirli yiyeceklere yönelme eğilimi gösterir. Bu durum “duygusal yeme” olarak tanımlanır ve beynin ödül sistemiyle ilişkilidir. Tatlı, tuzlu veya yüksek kalorili gıdalara yönelim, kısa süreli rahatlama hissi sağlayabilir.

Damak zevki, hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerin birleşimiyle oluşur. Hafıza, kültür ve duygusal deneyimler bu süreci etkileyebilir ancak tek başına bilinçaltını “deşifre eden” bir gösterge olarak değerlendirilmiyor."

Muhabir: Hazal Ergen