İran basınında yer alan ve Pakistan arabuluculuğunda hazırlandığı iddia edilen taslak metin, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması ve İran'ın da Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği normale döndürmesini içeriyordu.
"HABERLER TAMAMEN GERÇEK DIŞI"
Beyaz Saray yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, İran basınının servis ettiği metnin herhangi bir diplomatik temeli olmadığı vurgulandı. "Doğru değil ve tamamen uydurma" ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, iki ülke arasında iddia edilen kapsamda bir müzakere sürecinin veya bir anlaşma taslağının mevcut olmadığı belirtildi. Washington yönetimi, bu tür iddiaların dezenformasyon amaçlı olabileceği mesajını verdi.

İRAN MEDYASINDAKİ İDDİALAR VE "SOMUT DOĞRULAMA" ŞARTI
İran devlet televizyonu tarafından "resmi olmayan ilk belge" olarak paylaşılan taslak metin, ABD'nin askeri varlığını çekmesi ve deniz ablukasının kaldırılması gibi oldukça iddialı maddeleri içeriyordu. Tahran yönetimi, metnin kesinleşmediğini ve "somut doğrulama" olmadan adım atılmayacağını savunmuştu. Ancak Beyaz Saray'ın resmi yalanlaması, bu diplomatik sürecin iddia edildiği gibi bir zemine sahip olmadığını gözler önüne serdi.
ORTA DOĞU'DA DİPLOMASİ TRAFİĞİ VE DEZENFORMASYON
Orta Doğu'daki tansiyonun düşürülmesi adına yürütülen diplomatik çabalar sürerken, bu tarz haberlerin yayılması bölgedeki spekülasyonları artırıyor. Beyaz Saray'ın hızlı ve net tepkisi, ABD'nin mevcut Orta Doğu stratejisinde bir değişiklik olmadığına dair bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Analistler, taraflar arasındaki güven erozyonunun bu tür "kaos haberlerini" daha sık gündeme taşıyabileceğine dikkat çekiyor.
TARAFLARIN POZİSYONLARINDA DEĞİŞİKLİK YOK
Beyaz Saray'ın yalanlaması sonrasında gözler Tahran'a çevrilmiş durumda. İran medyasının bu derece detaylı bir taslak metni neden "resmi" bir çerçeveyle paylaştığı ve ardından gelen bu yalanlama, iki ülke arasındaki "doğrudan olmayan" iletişim kanallarının da ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bölgedeki askeri hareketliliğin sürdüğü bir dönemde, diplomatik mutabakat haberlerinin bu denli hızlı çürütülmesi, barış süreçlerinin ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha hatırlattı.




