İbn Haldun Üniversitesi tarafından bu yıl dördüncüsü "Bakışın Sınırları ve Ötesi" temasıyla düzenlenen İbn Haldun Akademi kapsamında "Disiplinlerarası Perspektiften Türkiye Markası" başlıklı panel gerçekleştirildi. Üniversitenin Başakşehir Külliyesinde düzenlenen panelde konuşan İHÜ Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Bilal Erdoğan, Türkiye’nin kültürel mirası ve markalaşma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Panelde eğitim, kültür, dış politika ve ekonomi alanlarında Türkiye markasının disiplinlerarası yaklaşımla ele alınması hedeflendi.
PANELDE TÜRKİYE MARKASI ELE ALINDI
Panelin moderatörlüğünü Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı ve İHÜ Yönetim Bilimleri Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker yaptı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Şeker, panelin temasını gençlerin daralan ilgi alanlarının genişlemesi, dünyaya yönelik duyarlılıklarının artması ve meseleleri farklı boyutlarıyla değerlendirebilmeleri olarak belirlediklerini söyledi.
Şeker, akademinin açılış panelinin başlığını "Disiplinlerarası Perspektiften Türkiye Markası" olarak belirlediklerini ifade ederek, konukların değerlendirmeleriyle gençlerin Türkiye markasına ilişkin farklı alanlarda düşünmelerinin amaçlandığını aktardı.
BİLAL ERDOĞAN KÜLTÜREL FARKLILIKLARA DİKKAT ÇEKTİ
Bilal Erdoğan, yaşamının yaklaşık 5 yılını İtalya’da, 10 yılını ABD’de geçirdiğini belirterek bu ülkelerde gözlemlediği kültürel farklılıklara değindi. ABD’de birçok göçmen kültürünün birleştiğini, İtalya’da ise daha kadim bir kültür yapısının bulunduğunu ifade eden Erdoğan, İtalya’nın kuzeyi ile güneyi arasında da kültürel farklılıkların hissedildiğini söyledi.
Erdoğan, Türkiye’nin farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan coğrafi konumunun kültürel çeşitliliğe katkı sağladığını belirterek, Türkiye’nin bölgeleri arasında tarih, coğrafya ve toplumsal geçişlerden kaynaklanan farklılıklar bulunduğunu dile getirdi.
"TÜRKİYE'NİN KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİ ÇOK AZ RASTLANIR TÜRDEN BİR ZENGİNLİKTİR"
Türkiye’nin kültürel yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin bölgeleri arasında birçok yönüyle tarihinden gelen, coğrafyadan, farklı toplumların geçiş güzergahları olmasından kaynaklı farklılıklar olduğunu görüyorsunuz. Bu yüzden Türkiye'nin kültürel zenginliğini, Amerika'da da İtalya'da da doğrusu göremiyorsunuz. Bu bir avantajdır, zenginliktir. Dünyanın başka ülkelerinde çok az rastlanır türden bir zenginliktir. Burada Türkiye markasını benzersizleştirmek diyorsak, aslında benzersiz bir markamız olduğunun farkına varmaya ihtiyacımız var. Markamızın bu çok katmanlı, çok zengin yapımızın benzersiz olduğunu fark ettiğimiz zaman da bunları ne şekilde ön plana çıkaracağımız, çerçeveleyerek sunacağımız ortaya çıkacak."
TÜRKİYE’NİN TARİHİ BİRİKİMİNE VURGU
İstiklal Marşı’ndaki "Bastığın yerleri toprak diyerek geçmek tanı" dizesini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin tarihi birikimine dikkat çekti. Erdoğan, "Gerçekten bu topraklarda ne akan kanı ciddiye almamazlık yapabilirsiniz, ne buradaki yaşanmış binlerce yıllık tarihi görmezden gelebilirsiniz. Bunların hepsini düşündüğümüz zaman gerçekten dünyanın merkezinde, en zengin birikimine, miraslarına sahip ülkelerinden bir tanesinde yaşıyoruz. Dünyanın en güzel şehrindeyiz." ifadelerini kullandı.
MARKA DEĞERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Toplumların kültürlerini özgüvenle yaşayabilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’de kültürel özgüvenin geçmiş yıllara göre arttığını ifade etti. Erdoğan, "Bizim de buna ihtiyacımız var. Bu konuda biraz komplekslerimiz, hala üstümüzden atacağımız şeyler var. 25 sene, 50 sene öncesine göre çok daha iyi bir yerdeyiz, çok daha özgüvenliyiz, kendimizi daha rahat ifade edebiliyoruz. Çok daha rahat kendi kültürümüzle bir ilişki kurabiliyoruz. Buradaki eksikliği giderdikçe, bu değerlerimiz dünya sahnesine çıkmaya başladı ama bunların daha net bir şekilde çıktığını göreceğiz. Bu da tabii ki maddi-manevi Türkiye'nin çekim gücünü, itibarını, ekonomik potansiyelini artıracak." dedi.
Türkiye’nin yeme içme kültürüne de değinen Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi olarak Süleymaniye Medreselerindeki imaretle ilgili çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda Osmanlı Türk Mutfak Sanatları Merkezinin hayata geçirileceğini aktardı.
Panelde ayrıca Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ve Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse de konuşma yaptı.





