BM özel raportörleri, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin ve uluslararası hukuk ihlallerinin, AB ile olan ticari anlaşmanın devamını imkânsız kıldığını vurguladı. Açıklamada, bu adımın siyasi bir tercih değil, soykırımı önleme yükümlülüğü gereği yasal bir zorunluluk olduğu belirtildi. AB yönetimi ise uzun süredir devam eden askıya alma talepleri karşısında, daha önce başlattığı incelemelere rağmen somut bir adım atmakta zorlanıyordu.

BM RAPORTÖRLERİNDEN AB’YE "YASAL ZORUNLULUK" UYARISI

BM özel raportörleri tarafından yapılan açıklamada, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın İsrail'e 2000 yılından beri sağladığı ayrıcalıklı pazar erişiminin artık sürdürülemez olduğu vurgulandı. Raportörler, İsrail'in "soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları" iddialarıyla anılan eylemlerinin, uluslararası hukukun asgari şartlarını ihlal ettiğini belirtti. Anlaşmanın askıya alınmasının bir "siyasi takdir meselesi" olmadığını savunan uzmanlar, bunun AB'nin eylemlerini uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle uyumlu hale getirmek için yerine getirilmesi gereken temel bir yasal zorunluluk olduğunu ifade etti.

Gazze 20

Irak'ta tarihi yolsuzluk operasyonu: Siyasetçiler ve milletvekilleri gözaltında
Irak'ta tarihi yolsuzluk operasyonu: Siyasetçiler ve milletvekilleri gözaltında
İçeriği Görüntüle

LÜKSEMBURG ZİRVESİ VE AHLAKİ SINAV

AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının Lüksemburg’da gerçekleştireceği toplantı, raportörler tarafından bir "ahlaki sınav" olarak tanımlandı. Avrupa'da artan kamuoyu baskısının ortasında gerçekleşecek bu zirve, AB'nin İsrail ile olan mevcut ticari ilişkilerini tamamen veya kısmen askıya alıp almayacağına dair kritik bir karar sürecine sahne olacak. Uzmanlar, AB'nin Filistinlilere karşı artan vahşete karşı 2,5 yıldır etkili bir önlem almadığını belirterek, bu toplantının, birliğin uluslararası hukuku koruma konusundaki kararlılığını kanıtlaması açısından son şanslardan biri olabileceği görüşünde.

SOYKIRIM İDDİALARI VE TİCARİ YÜKÜMLÜLÜKLER

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Gazze'de soykırım riski bulunduğuna dair verdiği geçici tedbir kararlarının İsrail tarafından defalarca göz ardı edildiğine dikkat çekilen açıklamada, AB'nin bu duruma karşı kayıtsız kalamayacağı vurgulandı. Soykırım Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmelerine taraf olan AB devletlerinin, insani hukuku sağlamak için her türlü makul aracı kullanma yükümlülüğü olduğu hatırlatıldı. Yasadışı bir duruma katkıda bulunan veya bu durumu sürdüren herhangi bir ticari ilişkinin, AB'nin insan haklarını savunduğu iddiasıyla bağdaşmayacağı belirtildi.

Filistin Destek-1

AVRUPA VATANDAŞ GİRİŞİMİ'NDEN MİLYONLUK İMZA

AB yönetimi üzerinde sadece BM raportörleri değil, Avrupa vatandaşları da ciddi bir baskı oluşturuyor. İsrail ile olan Ortaklık Anlaşması'nın tamamen askıya alınmasını talep eden Avrupa Vatandaş Girişimi (ECI), halihazırda 1 milyondan fazla imza toplamış durumda. Uzun süre boyunca kamuoyu çağrılarına kulak tıkayan AB yönetimi, daha önce başlattığı incelemelerde İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini tespit etse de, bu bulguları henüz somut bir siyasi yaptırıma dönüştüremedi. Raportörler, artık bu taleplerin görmezden gelinemeyeceğini ve Avrupa'nın hesap verebilirlik konusunda acil bir adım atması gerektiğini savunuyor.

Kaynak: AA