Birleşmiş Milletler (BM), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ile Ruanda arasında, ABD’nin arabuluculuğunda Washington’da imzalanan barış anlaşması taslağını memnuniyetle karşıladığını duyurdu. BM, bu gelişmeyi bölgesel istikrar ve kalıcı barış için önemli bir ilerleme olarak değerlendirdi.
Barış Süreci ve ABD’nin Rolü
BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen oturumda konuşan BM İstikrar Misyonu (MONUSCO) Başkanı ve BM Genel Sekreteri’nin Kongo Özel Temsilcisi Bintou Keita, ülkede hala gerilimlerin sürdüğünü ancak müzakere sürecinde kayda değer bir hareketlilik yaşandığını belirtti. Bu gelişmenin barışa giden yolu açtığını ifade eden Keita, "ABD'nin bu anlaşmanın kolaylaştırılmasında gösterdiği çabaları memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlaşma, KDC ve Büyük Göller bölgesinde barış ve istikrara yönelik belirleyici bir adımı temsil ediyor." dedi.
Diyalog ve Hoşgörü Çağrısı
Barış sürecinin başarısı için liderlere hoşgörü ortamını teşvik etme çağrısında bulunan Keita, toplumda diyalog kültürünün yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Kabilecilik, ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşı bir yasa tasarısının kabul edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu adım, ulusal birliği tehdit eden kötüye kullanımların önlenmesi açısından kritik olacaktır." ifadelerini kullandı.
KDC’de Derinleşen İnsani Kriz
Keita, barış sürecine yönelik olumlu gelişmelerin yanında, KDC’deki insani durumun "sürdürülemez" olduğunu vurguladı. Ülkede 27,8 milyon kişinin gıda güvencesizliği yaşadığını, yaklaşık 1,4 milyon çocuğun ise akut yetersiz beslenmeyle mücadele ettiğini belirtti. Şiddet nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 7 milyona ulaştığını ve bu kişilerin çoğunun birden fazla kez yer değiştirmek zorunda kaldığını aktardı.
BM'nin KDC’ye yönelik insani müdahale planının sadece yüzde 11 oranında finanse edilebildiğini belirten Keita, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, "KDC'de kalıcı barışa ulaşmak için ortak sorumluluk ve kolektif eylem gerekiyor." diye konuştu.
Bu gelişmeler, hem diplomatik hem de insani açıdan KDC'nin kaderini şekillendirecek kritik bir dönemece işaret ediyor.





