Cenevre merkezli yapılan açıklamada, söz konusu yasanın İsrail'in uluslararası insan hakları yükümlülüklerini açıkça çiğnediği ve Filistinlilere yönelik sistematik baskının tehlikeli bir boyuta ulaştığı vurgulandı. Bağımsız uzmanlar, bu adımın yaşam hakkının kurumsal düzeyde ihlali anlamına geldiğine dikkat çekti.
AYRIMCI İDAM REJİMİ VE HUKUK İHLALİ
BM özel raportörleri tarafından yayımlanan metinde, İsrail'in uzun süredir fiilen uygulamadığı idam cezasını sadece Filistinlileri hedef alacak şekilde geri getirmesi "keyfi bir mahrumiyet" olarak tanımlandı. Raportörler, yasanın Filistinlilerin yaşamlarının yasal korumaya daha az layık olduğunu gösterdiğini ve bu durumun ayrımcılığı kurumsallaştırdığını belirtti.

YASANIN İÇERİĞİ VE TARTIŞMALI MADDELER
İsrail Meclisi'nde onaylanan düzenleme, "İsrail'in varlığını inkar amacıyla adam öldürme" suçundan hüküm giyenlerin idam edilmesinin önünü açıyor. Uluslararası hukuk örgütleri, bu tanımın doğrudan Filistinlileri hedef aldığını savunuyor. Ayrıca yasa, idam kararı için hakimler arasında oy birliği şartını kaldırarak salt çoğunluğu yeterli kılıyor.
BATI ŞERİA'DA TEMYİZ YOLU KAPATILDI
Yeni düzenleme ile işgal altındaki Batı Şeria'da görev yapan İsrail askeri mahkemelerine de idam yetkisi tanındı. Bu mahkemelerin vereceği ölüm cezalarında af veya temyiz yolunun kapalı olması, hukuki süreçlerin geri dönülemez sonuçlar doğuracağı endişesini artırdı. İsrail'deki sivil mahkemelerde ise cezanın ömür boyu hapse çevrilme ihtimali bulunuyor.
YÜKSEK MAHKEME VE İHTİYATİ TEDBİR KARARI
İsrail içerisindeki insan hakları örgütleri, yasanın iptali için yargıya başvurdu. Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi "Adalah"ın başvurusu üzerine İsrail Yüksek Mahkemesi, yasanın uygulanmasını durdurmak adına 24 Mayıs'a kadar geçerli olan bir ihtiyati tedbir kararı aldı. Bu süre zarfında yasanın anayasaya uygunluğu tartışılmaya devam edecek.




