ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşının yıprattığı itibarını güçlendirmek amacıyla Çarşamba akşamı Pekin’e ulaştı. Bu ziyaret, 10 yıl sonra bir ABD başkanının Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret olarak önem taşıyor. İki kez ertelenen görüşme öncesinde Trump, Ortadoğu’daki çatışmayı sonlandırmak için yoğun çaba sarf ederken, zayıflayan ekonomi, yükselen petrol fiyatları ve savaşın 29 milyar dolarlık maliyetiyle mücadele ediyor.
ABD'NİN ELİ ZAYIF
Trump’ı, yakın dostu olarak tanımladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile zorlu bir pazarlık süreci bekliyor. İran savaşında arzu edilen başarıyı yakalayamayan Trump, hem içerideki siyasi atmosferi yatıştırmak hem de Avrupalı müttefiklerine diplomatik bir zafer göstermek istiyor.

"Şİ CİNPİNG BANA KOCAMAN SARILACAK"
Beyaz Saray’dan ayrılırken gazetecilere samimi ifadeler kullanan Trump, ”Pekin'e vardığımda Şi Cinping’in bana kocaman ve içten bir şekilde sarılacağını tahmin ediyorum” diyerek olumlu beklentisini dile getirdi. Ancak, bölgedeki çatışmalar iki gün sürecek zirvenin uzun süreli gündeminde gölge yaratıyor.
Çin, İran’a askeri ve istihbarat desteğini azaltabileceğini ve Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran’ı ikna edebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın karşılığında, ABD Pekin’de Asya’da özellikle Tayvan’a yönelik silah satışlarını gündeme getirecek. Çin yıllardır özerk statüde olan Tayvan’ın bağımsızlığını resmen destekleyen ABD’den bu desteği çekmesini talep ediyor. ABD ise İran konusunda Çin desteğini önemseyerek müzakere sürecine girmiş durumda.

"BAŞKAN Şİ İLE ÇOK İYİ BİR İLİŞKİMİZ VAR"
Trump’ın silah satışları hakkında müzakere sinyalleri vermesi Tayvan ve bölgedeki ABD müttefiklerinde tedirginlik yaratırken, Japonya ve Güney Kore bu durumdan endişe duyuyor. Trump ise Şi ile özel dostluğunun olası Tayvan krizini önleyeceğini savunuyor: “Başkan Şi ile çok iyi bir ilişkimiz var ve onun böyle bir şeyin gerçekleşmesini istemediğini biliyorum.”
Washington’da ise Trump’ın, İran sorununu tek başına çözebileceği yönündeki iyimserliği dikkat çekiyor. Uçağa binmeden önce yaptığı açıklamada, “İran konusunda herhangi bir yardıma ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum çünkü bu savaşı barışçıl yollarla ya da başka yöntemlerle kazanacağız” dedi.

"DÜNYA ORMAN KANUNLARINA GERİ DÖNMEMELİ"
Ancak Pekin yönetimi ABD yaptırımlarını eleştirerek Washington’un bu alandaki beklentilerini zorlaştırıyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, İran’ın sivil nükleer enerji geliştirme hakkını savunarak ABD’nin tutumuna karşı çıktı. Şi Cinping ise uluslararası hukukun herkes için eşit uygulanmasının gerekliliğini vurgulayarak, “Dünyanın asla orman kanunlarına geri dönmesine izin verilmemeli” diye ekledi.
Ekonomik iş birliği ise gündemin önemli bir parçası olmaya devam ediyor. Trump ziyarette teknoloji dünyasının önemli isimleri Tesla’nın sahibi Elon Musk ve Apple CEO’su Tim Cook'u yanında getiriyor. Bu durum, ülkeler arasındaki stratejik rekabete rağmen ekonomik ilişkilerin sürdüğüne işaret ediyor. Ziyaret sırasında, havacılık tarihinin en büyük anlaşmalarından biri olarak değerlendirilen 500 adet Boeing 737 Max uçağının Çin’e satışı resmen açıklanabilir.
Ayrıca iki liderin, karşılıklı ticareti yönetmek için yeni bir ticaret kurulu oluşturulması konusunu da tartışması bekleniyor. Böylece pek çok alanda karmaşık ilişkiler sahnesinde, zor ve kritik bir diplomatik müzakere süreci başlayacak.




