Burun tıkanıklığı çoğu zaman basit bir sorun olarak görülse de, uzun süre devam eden ve tek taraflı gelişen vakalar ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Mutlu, sürekli burun tıkanıklığının nedenleri, riskleri ve ihmal edilmemesi gereken belirtiler hakkında açıklamalarda bulundu.
BURUN TIKANIKLIĞININ EN SIK NEDENLERİ
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Mutlu, toplumda sık görülen sürekli burun tıkanıklığının en yaygın nedeninin burun içindeki yapısal bozukluklar olduğunu söyledi. Burun orta bölmesini oluşturan kıkırdak ve kemikteki eğrilikler, burun kanatlarındaki zayıflıklar, burun ucundaki düşüklük ve burun etlerinin normalden büyük olmasının nefes almayı zorlaştırdığını belirten Mutlu, bu durumların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
Doç. Dr. Mutlu, alerjik rinit, kronik sinüzit ve burun içinde yer kaplayan nazal poliplerin de uzun süreli burun tıkanıklığının önemli nedenleri arasında bulunduğunu aktardı. Bu hastalarda burun tıkanıklığına koku alma duyusunda azalma, geniz akıntısı ve yüz bölgesinde basınç hissinin eşlik edebileceğini söyledi.
TEK TARAFLI BURUN TIKANIKLIĞI DİKKATE ALINMALI
Her burun tıkanıklığının basit bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Mutlu, özellikle tek taraflı ve giderek artan burun tıkanıklığına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.
Mutlu, sık tekrarlayan veya kendiliğinden gelişen burun kanamaları, yüzde şişlik, göz çevresinde değişiklikler ya da uzun süredir devam eden tek taraflı burun akıntısı gibi belirtilerin daha ciddi hastalıklar açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, nadir de olsa bu bulguların burun veya paranazal sinüs tümörlerinin ilk belirtileri olabileceğini söyledi.
Uzun süren ve giderek ilerleyen burun tıkanıklığının mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
UYKU APNESİ KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI ETKİLEYEBİLİYOR
Doç. Dr. Ahmet Mutlu, burun tıkanıklığının doğrudan kalp veya akciğer hastalığı oluşturmadığını ancak uzun süre devam ettiğinde dolaylı olarak önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Gece saatlerinde burundan yeterli hava geçişinin sağlanamamasının ağız solunumuna neden olduğunu, bunun da uyku kalitesini bozarak horlama ve uyku apnesini tetikleyebildiğini ifade eden Mutlu, uyku sırasında kandaki oksijen seviyesinin sık sık düşmesinin zamanla kalp ve damar sistemi üzerinde ek yük oluşturabileceğini belirtti.
Tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, ritim bozuklukları ve diğer kardiyovasküler hastalıklar açısından risk oluşturduğunu kaydeden Mutlu, bu nedenle uzun süreli burun tıkanıklığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
DOĞRU TANI VE TEDAVİ
Sürekli burun tıkanıklığının yalnızca yaşam konforunu azaltan bir şikâyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Ahmet Mutlu, altta yatan nedenin doğru şekilde belirlenmesinin ve uygun tedavinin planlanmasının sağlıklı nefes almayı sağlamanın yanı sıra uzun vadede gelişebilecek olumsuz etkilerin önlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.




