Liman von Sanders, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde görev yapan Alman kökenli önemli askeri komutanlardan biri olarak tarihe geçti. 19. yüzyılın ortalarında başlayan askerlik kariyeri, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusundaki kritik görevleriyle öne çıktı.

DOĞUMU VE ASKERİ EĞİTİMİ
17 Temmuz 1855’te Pomeranya’nın Stolp kentinde doğan Otto Liman, varlıklı bir ailede yetişti. Berlin’de Friedrich-Wilhelm Lisesini tamamladıktan sonra 1874 yılında Alman ordusuna katıldı. Essen’de muhafız birliğinde göreve başlayan Liman, 1878-1881 yılları arasında Harp Akademisinde eğitim aldı. Askerlik kariyerinde süvari birlikleri, Genelkurmay ve çeşitli komuta kademelerinde görev yaptı. 1904’te albay, 1908’de tuğgeneral, 1911’de ise tümgeneral rütbesine yükseldi.
SOYLULUK ÜNVANI NASIL ALDI
16 Temmuz 1913’te Alman İmparatoru II. Wilhelm’in tahta çıkışının 25. yılı dolayısıyla soyluluk unvanı verilen Otto Liman, bu tarihten sonra “von Sanders” soyadını kullanmaya başladı. Bu unvanı, hayatını kaybeden eşi Amalie von Sanders’e duyduğu bağlılık nedeniyle ismine ekledi.
OSMANLI ORDUSUNDA GÖREV ALMASI
Balkan Savaşları sonrasında Osmanlı ordusunun yeniden yapılandırılması amacıyla kurulan Alman Islah Heyeti’nin başına getirilen Liman von Sanders, 14 Aralık 1913’te İstanbul’a geldi. Heyet başkanı olarak geniş yetkilerle donatılan Liman Paşa’nın görevi, Osmanlı ordusunu modernize etmekti.
ULUSLARARASI TEPKİLER VE YENİ GÖREVLER
Liman von Sanders’in İstanbul’da görev alması, dönemin büyük devletleri arasında diplomatik krize yol açtı. Rusya, İngiltere ve Fransa, bir Alman komutanın Osmanlı başkentinde bu denli yetkili olmasına itiraz etti. Bu gelişmeler üzerine rütbesi yükseltilerek Osmanlı Orduları Genel Müfettişi görevine getirildi.
5. ORDU KOMUTANLIĞI VE ÇANAKKALE
Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Liman von Sanders, Osmanlı ordusunda aktif komuta görevleri üstlendi. 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’nin ardından müttefik kuvvetlerin kara harekatı hazırlığında olduğunun anlaşılması üzerine 5. Ordu kuruldu ve komutanlığına Liman von Sanders atandı. 26 Mart 1915’te Gelibolu’ya giderek görevine başlayan Liman Paşa, Çanakkale Cephesi’nde önemli rol oynadı.
TARİHSEL ÖNEMİ
Liman von Sanders, Osmanlı ordusunun modernizasyon sürecinde ve özellikle Çanakkale Savaşı’nda üstlendiği görevlerle askeri tarih açısından önemli bir figür olarak değerlendiriliyor. Hem Alman hem Osmanlı askeri sistemleri arasında bir köprü görevi görmesi, onu dönemin dikkat çeken komutanlarından biri haline getirdi.
Çanakkale’de 18 Mart 1915’te kazanılan zafer, Türk topçusunun direnişi ve Nusret Mayın Gemisi’nin stratejik hamlesiyle müttefik donanmanın geri çekilmesini sağlayarak tarihin akışını değiştirdi.
18’inci yüzyılda Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi ile başlayan siyasi ve ekonomik dönüşüm, 19’uncu yüzyılda Avrupa’nın dengelerini köklü şekilde değiştirdi. Milliyetçilik akımlarının güçlenmesiyle çok uluslu imparatorluklar çözülme sürecine girerken sanayileşen devletler yeni pazar ve hammadde arayışına yöneldi. Bu süreçte zayıflayan Osmanlı Devleti, büyük güçlerin hedefi haline gelirken özellikle Boğazlar üzerindeki hakimiyet mücadelesi küresel rekabetin merkezine yerleşti.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NA GİDEN SÜREÇ
Avrupa’daki siyasi gerilim, 28 Haziran 1914’te Saraybosna Suikastı ile sıcak çatışmaya dönüştü ve I. Dünya Savaşı başladı. Osmanlı Devleti de bu süreçte Boğazları savunma planını devreye alarak stratejik noktaları güçlendirdi ve Çanakkale Boğazı’nı deniz ulaşımına kapattı.
ÇANAKKALE’DE İLK SALDIRILAR
3 Kasım 1914’te İngiliz ve Fransız donanması boğaz girişindeki tabyaları bombalayarak saldırıların ilk adımını attı. Bu saldırı, müttefiklerin hedefinin İstanbul’a ulaşmak olduğunu açıkça ortaya koydu. 19 Şubat ve 25 Şubat 1915’te yapılan yeni bombardımanlarla boğaz girişindeki savunma hatları yoğun ateş altına alındı.
NUSRET MAYIN GEMİSİ VE STRATEJİK HAMLE
Osmanlı savunmasının en kritik hamlelerinden biri, Nusret Mayın Gemisi tarafından 7-8 Mart 1915 gecesi Erenköy Koyu’na gizlice döşenen mayın hattı oldu. Kıyıya paralel yerleştirilen bu mayınlar, ilerleyen günlerde savaşın seyrini değiştirecek kritik bir unsur haline geldi.
18 MART 1915 DENİZ MUHAREBESİ
18 Mart 1915’te müttefik donanma, Çanakkale Boğazı’nı geçerek Marmara’ya ulaşmak amacıyla büyük bir saldırı başlattı. İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan filo, uzun menzilli toplarla tabyaları yoğun şekilde bombaladı. Ancak Türk topçusunun direnişi ve mayın hatlarının etkisiyle saldırı başarısız oldu.
Savaş sırasında Bouvet, Irresistible ve Ocean adlı savaş gemileri batarken birçok gemi de ağır hasar aldı. Müttefik kuvvetler, ağır kayıplar sonrası geri çekilmek zorunda kaldı.
TÜRK DİRENİŞİ VE KAHRAMANLIKLAR
Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında, Türk topçusunun üstün direnişi ve sahadaki askerlerin fedakarlığı belirleyici oldu. Özellikle Seyit Onbaşı gibi isimlerin gösterdiği kahramanlık, savaşın sembollerinden biri haline geldi. Tabyalardaki topçular, teknik açıdan üstün düşman donanmasına karşı büyük bir mücadele verdi.
TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN ZAFER
18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki en önemli savunma başarılarından biri olarak tarihe geçti. Bu zafer, sadece İstanbul’un işgalini engellemekle kalmadı, aynı zamanda savaşın süresini ve dengelerini de etkiledi.





