Ahbap Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan Ece Güner, avukatları aracılığıyla kamuoyuna uzun bir mektup gönderdi. Mektubuna "KANSERSİNİZ" kelimesiyle başlayan Güner, hayatının en ağır dönemlerini anlatarak, yaşadığı sağlık sorunlarının ve psikolojik travmaların kararlarını etkilediğini ifade etti.

Güner, "Sadece bu kelimeyi hayatında bir kez olsun duymuş insanlar benim saflığımı, benim duygusal kırılganlığımı yargılayabilir." dedi.

"İLK DÜŞÜNCEM OĞLUMUN EVLENDİĞİNİ GÖREMEYECEĞİM OLDU"

Kanser teşhisi aldığı günü anlatan Güner, yaşadığı psikolojik yıkımı şu sözlerle ifade etti:

"O sözleri duyduğunuzda bir anda dünya başınıza yıkılıyor. İlk düşüncem 'Oğlumun evlendiğini göremeyeceğim, torunlarımı sevemeyeceğim' oldu. Saatlerce ağladım."

Ardından tedavi sürecine başladığını belirten Güner, ilk ameliyatının dokuz saat sürdüğünü, günlerce morfin kullanmak zorunda kaldığını ve iki göğsünden pompalarla kan boşalttığını anlattı. Daha sonra rahim ve yumurtalıklarının alındığını, halen kanser ilaçları kullandığını belirten Güner, bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle zatürre geçirdiğini ve iki hafta hastanede tedavi gördüğünü söyledi.

"BOŞANMA VE DEPRESYON SÜRECİ YAŞADIM"

Kanser tedavisi sürerken eşiyle boşanma sürecine girdiğini belirten Güner, 2022 yılı boyunca evden çıkamadığını ifade etti. Yoğun psikolojik destek aldığını ve antidepresan kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Güner, Haluk Levent'ten parasını geri almaya çalışırken yaşadığı stres nedeniyle yeniden ilaç tedavisine başladığını dile getirdi. Psikiyatrist Prof. Dr. Yankı Yazgan ve psikolog Şeyma Doğramacı'nın yaşadığı sürece tanıklık ettiğini belirtti.

"AHBAP'A DÜZENLİ BAĞIŞ YAPIYORDUM"

Deprem felaketinin ardından yardım etmek amacıyla birçok kuruma bağış yaptığını belirten Güner, Ahbap Derneği'nin de bu kuruluşlar arasında yer aldığını söyledi. Türkiye Engelliler Vakfı, UNICEF ve LÖSEV gibi kurumlara da bağış yaptığını ifade eden Güner, yardımlarını her zaman vicdani sorumlulukla yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Hayatım boyunca ailemden, çalışanlarımdan ve benden yardım isteyen herkese elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Binlerce dolarlık çantalar veya mücevherler yerine yardım etmeyi tercih ettim."

"HALUK LEVENT'E EN YÜKSEK BAĞIŞLARDAN BİRİNİ YAPTIM"

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ahbap Derneği'ne yüksek miktarda bağış yaptığını belirten Güner, bu bağışın ardından Haluk Levent'in kendisine ulaştığını anlattı. İlk başta görüşmeyi kabul etmediğini söyleyen Güner, daha sonra Levent'in ofisine çiçeklerle geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Ne kadar iyi kalplisiniz, harika bir insansınız diyordu. Daha sonra ailemin evine geldi, annem, babam, kardeşim ve oğluma gitar çalıp moral konseri verdi. Konserlerine davet etti. O karanlık günlerde bana moral olmuştu."

"3 MİLYON DOLAR İSTEDİ, 1 MİLYON 570 BİN DOLAR BORÇ VERDİM"

Mektubunda en dikkat çeken bölüm ise Haluk Levent'e verdiğini öne sürdüğü borç oldu. Güner, Levent'in Ahbap'a yaptığı bağışlardan ve geçici nakit sıkışıklığından söz ederek kendisinden borç istediğini iddia etti. Şu ifadeleri kullandı:

Bisiklet taytı tartışmasıyla gündeme gelmişti! Ardahan Valisi görevden alındı
Bisiklet taytı tartışmasıyla gündeme gelmişti! Ardahan Valisi görevden alındı
İçeriği Görüntüle

"Ben Ahbap'ın en büyük bağışçısıyım. Bugüne kadar Ahbap'a 9 milyon dolar bağışladım. Bir iş adamının parası geçici bloke oldu. Bana bir aylık borç verirsen hemen geri öderim diyordu."

İlk etapta 3 milyon dolar talep edildiğini ancak böyle bir parası olmadığını söylediğini belirten Güner, daha sonra toplam 1 milyon 570 bin dolar borç verdiğini ifade etti.

"BİR YIL BOYUNCA PARAMI ALMAYA ÇALIŞTIM"

Borcun geri ödenmesi sürecinin yaklaşık bir yıl sürdüğünü belirten Güner, bu süreçte her hafta yeni bahaneler dinlediğini ileri sürdü. Mektubunda şu ifadeler yer aldı:

"Bir yıl boyunca bana kan kusturdu. Her hafta ödememek için yeni hikâyeler anlattı. Sağlık sorunlarından bahsetti. Ben de acıyıp süre verdim."

2024 yılında avukat olan dayısının devreye girdiğini belirten Güner, bunun ardından borcun ödendiğini ve Haluk Levent'i telefonundan engelleyerek bir daha görüşmediğini söyledi.

"BU İŞTEN TEK KURUŞ KÂR ETMEDİM"

Güner, Haluk Levent'e verdiği paradan hiçbir kazanç sağlamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim. Tam tersine bir yıl boyunca büyük stres yaşadım. Antidepresan kullanmak zorunda kaldım."

Tüm transferlerin banka aracılığıyla yapıldığını ve açıklama kısmına "dolar borcu karşılığı" ibaresinin yazıldığını da ifade etti.

"BENİM GİBİ KADINLARI HEDEF ALDI" İDDİASI

Güner, mektubunda dikkat çeken bir başka değerlendirmede de bulundu. Kendisinin ve nezarethanede tanıştığı bazı kadınların ortak özellikler taşıdığını ileri süren Güner, şu ifadeleri kullandı:

"Ben dahil para veren insanların çoğu kadın, yalnız yaşayan ve hayatında ağır travmalar yaşamış kişilerdi. Ayrıca büyük kısmı uzun yıllar yurt dışında yaşamıştı."

Kendisinin Fransa'da büyüdüğünü, Haluk Levent'in geçmişine ilişkin birçok bilgiyi bilmediğini de söyledi.

"MASUMUM, HİÇBİR SUÇ İŞLEMEDİM"

Mektubunun sonunda hakkındaki suçlamaları reddeden Güner, Ahbap Derneği'nin hiçbir zaman avukatlığını ya da danışmanlığını yapmadığını belirtti. Şu ifadeleri kullandı:

"Ahbap Derneği'nin işleriyle hiçbir zaman ilgim olmadı. Haluk Levent'in de hiçbir zaman avukatlığını veya danışmanlığını yapmadım."

Kendisine yöneltilen "saflık" eleştirilerini kabul ettiğini ancak suç işlemediğini savunan Güner, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gece gündüz çalışarak kazandığım yasal paramla saflık ettim. İyi niyetim istismar edildi. Ama tek bir şeyi kesin olarak biliyorum; masumum. Hiçbir suç işlemedim. Adalet için dua ediyorum."

Mektup 6Mektup-1Mektup 4Mektup 5Mektup 3Mektup 2-1

Muhabir: Sümeyye Aksu