‘Mutlak butlan’ iddiasına dayanan dava, CHP’nin bazı iç karar ve işlemlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya taşınmasıyla gündeme geldi. Söz konusu işlemlerin geçerliliği ve parti organlarının aldığı kararların hukuki sonuçları tartışma konusu olurken, süreç yargı aşamasında incelenmeye ve tartışılmaya devam ediyor.

Avukat Hatice Yıldız, CHP’ye ilişkin mutlak butlan davasının hukuki boyutuna ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya değerlendirmelerde bulundu.

Muharrem İnce’den yeni parti iddialarına net yanıt: Özgür Özel’e hangi mesajı verdi?
Muharrem İnce’den yeni parti iddialarına net yanıt: Özgür Özel’e hangi mesajı verdi?
İçeriği Görüntüle

Yıldız, “Mutlak butlan” kavramının esas olarak Medeni Kanun’da derneklerle ilgili düzenlemelerde yer aldığını belirterek, siyasi partilere ilişkin süreçlerde doğrudan uygulanmasının ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti.

Hatice Yıldız

“MUTLAK BUTLAN DAVASINDA KARAR VE KULİS İDDİALARI”

Yıldız, CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” davası kapsamında yürütülen sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi etkiler de barındırdığına dikkat çekti. Yıldız, kamuoyunda tartışılan iddialar ve kulis bilgilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, yargı süreçlerinin kendi usulü içinde ilerlemesi gerektiğini ve yazıldığı iddia edilen kararların resmi olarak açıklanmasının hukuk devleti açısından zorunlu olduğunu vurguladı.

Sürecin farklı siyasi açıklamalar ve yorumlarla tartışılmasının yargı bağımsızlığına gölge düşürebileceğini belirten Yıldız, sözlerini şu sözlerle sürdürdü:

“İran savaşının akıbeti belli olmadan iç tartışmaların alevlenmesinin doğru olmayacağını düşünen akil isimlerin siyaset/yargı arasında mekik dokuduğu iddiası da konuşuluyor. CHP yönetimdeki bazı isimlerin de kararın çıkmaması için cumhur ittifakına ‘işbirliği’ mesajı götürdüğü söylentisi, kulislerin bir başka tartışma konusu. Şamil Tayyar, ‘bu iddialar bir yana, istinafın mayıs ayı içinde karar vermesi beklenmiyor’ demişti. Benzer şekilde 4 Mayıs’ta katıldığı bir programda da kararın yazıldığını ama açıklanmadığını söyledi. Bir mahkeme kararını vermiş yazmışsa derhal açıklar yazılmış bir kararın UYAB’a yüklenmesini, açıklanmasını istemeyen yargıya bu emri veren kim? Esasen Şamil Tayyar bu açıklamaları ile karar vericinin yargı değil iktidar olduğunu ifşa etmiş oluyor.”

BAHÇELİ’NİN KAYYUM AÇIKLAMASI VE OLASI SİYASİ SONUÇLAR

“Diğer taraftan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de mutlak butlan davasına CHP’ye kayyum atanması ihtimaline karşı olduğunu açıkça ifade ediyor.” Diyen Yıldız, “5 Mayıs’ta grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta; "Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veyahut başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz" dedi. Elbette Bahçeli de CHP’nin güçlü bir iktidar rakibi olmasını istemiyor ancak verilecek böyle bir kararın siyasette bomba etkisi yaratacağını ve seçmende ters bir karşılık göreceğini öngördüğünü düşünüyorum. Zannediyorum yazılan ancak açıklanmayan kararın bir sebebi de bu” değerlendirmesinde bulundu.

MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI VE YETKİ DEĞERLENDİRMESİ

Yıldız, CHP’ye ilişkin “mutlak butlan” davasının hukuki niteliğine dair değerlendirmelerde bulunarak, söz konusu kavramın Siyasi Partiler Kanunu’nda yer almadığını, Medeni Kanun’daki düzenlemenin ise derneklerin aldığı kararlarla sınırlı olduğunu belirtti. Yıldız, bu nedenle seçim süreçlerine ilişkin bir uyuşmazlığın “mutlak butlan” çerçevesinde değerlendirilmesinin hukuki açıdan tartışmalı olduğunu ifade etti.

Yıldız, siyasi partilerin seçim ve kongre süreçlerine ilişkin tüm usul ve itiraz mekanizmalarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu kapsamında düzenlendiğini hatırlatarak, bu tür ihtilaflarda yetkili mercinin seçim kurulları olduğunu vurguladı. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanı dışında kalan bir konuda yargılama yapılmasının hukuki açıdan yetki tartışması doğurduğunu dile getiren Yıldız, sürecin bu yönüyle de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“SİYASETE VE ÜLKEYE CİDDİ ZARAR VERECEĞİ ORTADADIR”

Davadan “mutlak butlan” kararı çıkması halinde, Siyasi Partiler Kanunu’nda açıkça düzenlenmeyen konular hakkında herhangi bir mahkemenin siyasete doğrudan müdahale edebileceği sonucunu doğuracağı değerlendirilir” ifadelerini kullanan Yıldız sözlerine şöyle devam etti:

“Yargının tarafsız ve bağımsız olamama gerçeği ile birlikte düşünüldüğünde bunun siyasete ve ülkeye ciddi zarar vereceği ortadadır. Görevsiz bir mahkemenin herhangi bir partiye ya da parti organlarına kayyum ataması kabul edilemez. Böylesi bir karar, ortada fiilen bir “yargı erki”nin kalmadığı ve özellikle bu dönemde sıkça tartışılan “otoriter legalizm” uygulamalarından birinin ortaya çıktığını gösterir”

KARARIN ‘OTORİTERLEŞME’ TARTIŞMALARINI ARTIRABİLECEĞİ UYARISI

Böyle bir kararın seçmene izah edilmesinin de mümkün olmadığına dikkati çeken Yıldız sözlerini şöyle tamamladı:

“Uluslararası alanda Türkiye’nin Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 2025 yılında 143 ülke arasında 118. sırada yer alması ve en çok düşüş gösteren ülkeler arasında bulunması dikkate alındığında, ülkenin daha da gerilere düşmesine ve “otoriter rejimler” kategorisine yaklaşmasına yol açabileceği göz ardı edilmemelidir. Türk yargısının yetki gasbı ile başlayan bu süreci ülkeye ve topluma derin zararlar verecek bir kararla sonuçlandırmaması yönündedir.

Muhabir: Sümeyye Aksu