CHP Lideri Özgür Özel, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen ‘Milletle Birlikte, Milletin Emrinde’ buluşmasına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Dünyada büyük dönüşümlerin yaşandığı ve bölgemizde yeniden savaşların başladığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Ama maalesef bu kritik dönemi ülkemizde demokrasinin gerilediği, toplumsal baskıların arttığı, en temel insan haklarının ihlal edildiği, adı konulmamış bir ara rejim ve sivil darbe ortamında karşılıyoruz. Bu darbe ikliminde sadece bugüne odaklanarak iktidarın bizi sürüklemek istediği savunma reflekslerinin tuzağına düşmemeliyiz, düşemeyiz. Ülkemizin geleceğine, bölgesel ve küresel dönüşümlere kayıtsız kalamayız, kalmıyoruz. İşte burada Türkiye’mizin daha güvenli, daha müreffeh, daha huzurlu, daha adil ve daha özgür ülke olma mücadelesinin içinde olduğumuzu kanıtlayan bir buluşmadayız. Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin Amerika ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz. Bu anlayışla komşumuz İran’a yapılan saldırıya karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesi ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla çözülmesini savunuyoruz. Bölgemizin huzuru ve güvenliği, ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Burayı istikrarsızlaştıracak her türlü girişimin karşısındayız. Amerika ve İsrail’in; Filistin, Venezuela, Suriye, Grönland, İran örneklerinde olduğu gibi istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştıklarını görmek durumundayız. AK Parti iktidarının sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi, her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını, Amerika ve İsrail’in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı utangaç ve ürkek bir tutum göstermesini asla kabul etmiyoruz. Türkiye’nin bu konuda ciddi tutum alması; hem ülkemizin güvenliğini sağlamak, hem de dünyanın benzer ülkelerinde bu hassasiyetlerin gelişmesine liderlik etmesi için şarttır.

"SORUN SİSTEMSEL"

Türkiye’nin güvenliği, refahı, demokrasisi ve toplumsal barışı için iktidar değişikliği zorunlu hale gelmiştir. İşte biz bunun için buradayız. Bir yandan tarihin en uzun seçim kampanyasını yürütüyoruz, diğer yandan da yeni bir modeli hayata geçiriyoruz. Bugün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimiz toplumun tüm kesimlerinin oluşturduğu bir yapı olarak, Türkiye İttifakı’nın ete, kemiğe bürünmüş hali ile karşınızdadır. Bugün AK Parti’nin kara düzenini değiştireceğimiz. Herkes için özgür, adil, refah, huzur dolu Türkiye’yi inşa edeceğimiz sürecin önemli bir adımını atıyoruz. Ülkemiz kutuplaşmayla, baskıyla, keyfiyetle yönetilemez. Ülkemiz liyakatsizlikle, plansızlıkla, adaletsizlikle ayakta kalamaz. Yaşadığımız sorunlar yalnızca ekonomik değildir. Yalnızca hukuki ve toplumsal da değildir. Sorun sistemseldir. Bu yüzden biz yalnızca iktidara değil, yeni bir siyaset ve yönetim anlayışını ülkemizde hakim kılmaya tabiyiz ve bunun için çalışıyoruz.

"EN KISA SÜREDE DEMOKRATİK PARLAMNTER SİSTEME GEÇİLECEK"

“2023 seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı aldık. Toplumun değişim talebini duyduk. Siyasal ve kurumsal olarak partimizi iktidara taşıyacak değişim iradesini hep birlikte ortaya koyduk. Ve Türkiye İttifakı’nı ilme ilmek örerek, girdiğimiz ilk yerel seçimlerde 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olduk. Bugün aylardır yürütülen çalışmaların ilk çıktıları olarak Türkiye’yi yönetme vizyonumuzu yansıtan somut adımları milletimizle paylaşmak üzere bir aradayız. İlk başlığımız, demokrasi. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesela seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Biz güçlü ve eksiksiz bir demokrasi kurmaya talibiz. Türkiye’yi çoğulcu, demokratik bir ülke haline getireceğiz. Bir daha hiç kimse bugünkü Cumhurbaşkanının yetkilileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. Meclis’in yasama ve denetim yetkileri tahkim edilecek. En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacak. Devlet bir partinin değil, milletin devleti olacak.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ EGEMEN OLACAK”

Yargıya güvenin yüzde 20’lerin altına düştüğü bu ülkede ne ekonomi güçlenir, ne demokrasi kök salar, ne de toplumsal barış kalıcılaştırılır. Hiçbir reform adalet tesis edilmeden başarıya ulaşamaz. Hukukun üstünlüğü sağlanmadan hiçbir üstünlük sürdürülemez. Bu nedenle ülkemizin geleceğini güvence altına almanın ilk şartı, bağımsız ve tarafsız bir yargı düzenini inşa etmektir. Biz bağımsız, tarafsız, adil, hızlı bir yargı sistemi için kapsamlı bir adalet reformu hazırlıyoruz. Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan, bir partiden emir alır halde olmaktan kurtaracağız. Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek, yargıda üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olacak. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına tam bir uyum sağlanacak. Kişilerin adil yargılanmadıklarına, yanlı, talimatlı mahkemelerde hak ihlaline uğradıklarına yönelik iddialarının değerlendirilmesine ve gereğinde yeniden yargılama hakkının tanınmasını imkan veren düzenlemeler hayata geçirilecek.

“KAMUDA İSRAFI BİTİRECEĞİZ"

Millet çalışıyor ama kazanamıyor. Üretiyor ama karşılığını alamıyor. Emek veriyor ama ayın sonunu getiremiyor. Bir avuç azınlık zenginleşirken, milyonlar fakirleşiyor. Bu adaletsiz düzeni mutlaka değiştireceğiz. Vergi adaleti için kapsamlı bir vergi reformunu hayata geçireceğiz. Dünyanın en adaletsiz vergi biçimi olan, zengin ve fakir ayırt etmeden herkesten eşit alınan dolaylı vergiler yerine; çok kazananın çok, az kazananın az, kazanmayanların ise vergi ödemeyeceği, kazancı ancak kendine yetenlerin ise vergiden büyük oranda muaf tutulacağı adil bir vergi sistemi kuracağız. Temel tüketim ürünlerini vergiden muaf tutacağız. En düşük emekli maaşı, asgari ücrete yükseltilecek. Emeklilerimize söz verdiğimiz bayramlarda bir asgari ücret ikramiyeyi derhal hayata geçireceğiz. Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. Kamuda israfı mutlaka bitireceğiz. Tasarruf edilen bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye aktaracağız.

“BEŞ YILDA 200 BİN SAĞLIK ÇALIŞANI İSTİHDAM EDECEĞİZ”

“Sağlık, piyasanın insafına bırakılmayacak kadar hayati bir bütçe kalemidir ve bütçe kalemi olarak görülmeyecek kadar da değerlidir. Vatandaşlarımız hastaneye giderken cebini düşünüyorsa orada sosyal adalet eksiktir. Nitelikli sağlık hizmeti, güçlü bir devletin en temel sorumluluğudur. Biz herkes için güven veren bir sağlık sistemini inşa etme hedefindeyiz. En büyüğünü yapayım diye şehir içindeki hastaneleri kapatıp, herkesi uzaktaki şehir hastanelerine mecbur eden bu sistem yerine, elbette mevcut hastaneleri koruyarak ama yenilerini şehre en yakın, en uygun yerde ve ihtiyaç olan büyüklükte, erişilebilir şekilde yapacağız. Kapatılan devlet hastanelerini ihtiyaca göre yeniden açacağız. Beş yılda 200 bin sağlık çalışanı istihdam edeceğiz. Tedavi ve ilaçta katkı payı, ilave ücret, fark ücretlerini kaldıracağız. Aile hekimlerinde ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulacak. Diş Hekimleri Birliği ile Diş Hekimleri Odası’yla birlikte ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmetini herkesin erişebileceği bir hizmet olarak arz edeceğiz.

“HER MAHALLEDE DEVLET KREŞLERİ AÇACAĞIZ”

“Kadına yönelik şiddetin cezasız kalmasını önleyeceğiz. Yeni ve etkin düzenlemeleri hayata geçirip eksiksiz uygulayacağız. Kadını siyasi ve sosyal ekonomik hayatta güçlendireceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacağız. Her mahallede devlet kreşleri açacağız. Kamu alımlarını, kadın girişimcileri desteklemek için kullanacağız. Adil burs ve kredi sistemi gelecek. Barınmayan genç kalmayacak. Bir yılda öğretim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine getireceğiz. Cumhuriyet yurtları ile barınma sorununu kökten çözeceğiz. Kiralık sosyal konut uygulamasını gençlerin kullanımına öncelikle sunacağız. 25 yaş altı her gence eğitimini tamamladıktan sonra dört ay içinde iş, staj veya eğitim sunulmasını garanti eden Genç İstihdam Garantisi Programını hayata geçireceğiz.

Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
İçeriği Görüntüle

“BİZ, BİZE DÜŞMANLIK EDENLERE BENZEMEYECEĞİZ”

Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kumpası kurarlarsa kursunlar Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu seçimlere girecek ve milletimiz takdir ederse Cumhurbaşkanı olacak. Cumhuriyetimiz çoğulcu demokrasiyle taçlanacak. Bu ülke artık sokaklarında umutsuz gençlerin yurtdışına gitmek için hayal kurduğu, boş boş gezdiği bir ülke olmaktan çıkacak.

“KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ"

“Ekrem Başkanımız bugün Silivri’de. Hepimiz, hep birlikte kimseyi dışlamadan ve makam ve mevkiyi bireysel ihtiraslar olarak görmeden ki bu hırstan önce kendimi arındırırım, bu ülke için iktidar olmak zorundayız. AK Parti’nin bugüne kadar değiştirdiği onlarca, yüzlerce bakanın adalette güveni yüzde 18’e indirdiğini, Milli Eğitim’den memnuniyetin yüzde 21’lerde seyrettiğini, gelen kadroları kimselerin tanımadığını, gittikten sonra da kimsenin arkasından ağlamadığını hatırlayalım. Ama bu salonda öyle liyakatli, öyle güçlü, öyle iyi eğitilmiş kadrolar var ki. Biz vasat işlerle ve vasat kadrolarla bize dayatılana sabretmek zorunda değiliz. Buradan tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum. Katlanmak zorunda değilsiniz, bize katılabilirsiniz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ