Türkiye siyasetinde son dönemde tartışma konusu olan CHP’ye yönelik mutlak butlan davası ve olası kayyum iddiaları, yalnızca hukuki boyutuyla değil siyasi etkileri açısından da kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyor. Avukat Hatice Yıldız, sürece ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu
“SİYASİ DENGELERİN DEĞİŞMESİ TARTIŞMALARI BÜYÜTTÜ”
Avukat Hatice Yıldız, davanın yalnızca hukuki bir süreç olarak ele alınamayacağını belirterek, siyasi sonuçlarının çok daha büyük tartışmaları beraberinde getirdiğini ileri sürdü.
Yıldız, CHP’nin geçmiş dönemlerde ana muhalefet partisi olarak iktidar açısından daha sınırlı bir tehdit olarak görüldüğünü ancak son yerel seçimlerde elde ettiği başarıyla birlikte siyasi dengelerin değiştiğini belirtti.
Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP geçmiş yıllarda çoğu defa ana muhalefette kalan, iktidarı çok da endişelendirmeyen bir parti idi. Ancak yerel seçimlerde kazandığı başarı ve özellikle Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş gibi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a galip gelmesi muhtemel isimleri barındıran bir parti haline gelmesi iktidarda bir panik yarattı. Bunu engellemek, toplumun CHP’ye gösterdiği teveccühü kırmak için yolsuzluk gerekçesi ile pek çok belediye başkanı gözaltına alındı, tutuklandı, belediyelere kayyum atandı. Ancak iktidarın bu hamlesi seçmen cephesinde ters tepti.”

“CHP’NİN OY ORANLARINDAN CİDDİ BİR GERİLEME GÖRÜLMEDİ”
Yıldız, bu süreçte bazı belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, tutuklamalar ve kayyum uygulamalarının devreye sokulduğunu ifade ederek, söz konusu hamlelerin toplumun bir kesimi tarafından siyasi müdahale olarak yorumlandığını aktardı.
“AK Parti, MHP seçmeni dahi bu hamleyi iktidarın iktidar olma gücünü tüm unsurları ile kullanarak karşısındaki en güçlü rakipleri ekarte etmek için uygulamaya geçirdiğini düşündü ve yapılan anketlerde bu operasyonların toplum tarafından inandırıcı bulunmadığını ve CHP’nin oy oranlarını azaltmadığı görüldü.” diyen Yıldız sözlerine şöyle devam etti:
“İktidar kanadı bu hamlelerin yeterli olmayacağını görmüş olmalı ki, bu defa CHP’nin içini karıştırmak orada bir ayrışmaya gitmek gayesi ile CHP içinden bazı isimlerle mutlak butlan davası sürecini başlattı.”
“ASIL TARIŞMA CHP’NİN SEÇİMLERDEKİ YÜKSELİŞİ”
Mutlak butlan davasında öne sürülen iddiaların kurultay sürecindeki bazı oyların “hileli” olduğu yönünde şekillendiğini belirten Yıldız, asıl tartışmanın ise CHP’nin yerel seçimlerde aldığı yüksek oy oranı ve gelecekteki seçim potansiyeli olduğunu ifade etti. Yıldız, “Mutlak butlan davasında ileri sürülen iddia kurultayda birkaç yüz oyun ‘hile’li olduğu. Aslında burada problemin merkezi kurultayda hileli olduğu ileri sürülen birkaç yüz oy değil CHP’nin yerel seçimlerde aldığı 17 milyon 391 bin oy ve önümüzdeki seçimlerde bu sayının daha da artacağının görülmesi. Şu an iktidar bloğuna karşı en güçlü muhalif parti CHP yine Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a rakip olacak ve 23 yıllık iktidarı değiştirecek adaylara sahip parti de CHP sancının asıl sebebi de bu” ifadelerini kullandı.
Yıldız, “Şu an iktidar bloğuna karşı en güçlü muhalif parti CHP. Cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidarın karşısına çıkabilecek güçlü adaylara sahip olması da tartışmaların merkezinde yer alıyor.” dedi.
“MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI YARGI-SİYASET İLİŞKİSİNİ YENİDEN ALEVLENDİRDİ”
Yıldız, eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın sosyal medya paylaşımları ve televizyon açıklamalarının kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti. Yıldız, mutlak butlan davasının siyasi bir süreç niteliği taşıdığını savunarak, yargının yeniden siyasetin bir aparatı gibi kullanıldığı yönündeki tartışmaların eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın açıklamalarıyla daha da görünür hale geldiği yorumunda bulundu.
Yıldız, Şamil Tayyar’ın 30 Nisan 2026’da X hesabından yaptığı paylaşımda, CHP’deki mutlak butlan davasına ilişkin istinaf sürecini detaylarıyla aktardığını, kararın UYAP sistemine yüklenmesinin beklendiğini, ancak sürecin sürpriz şekilde ertelendiğini söylediğini hatırlattı. Açıklamada ayrıca, AK Parti içerisindeki bazı isimler ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mutlak butlan kararına karşı olduğuna ilişkin ifadelerin de yer aldığına dikkat çekildi.





