ABD ve Rusya arasındaki nükleer anlaşmaların sona ermesiyle oluşan boşluğun ve AUKUS gibi yeni askeri ittifakların nükleer yayılma riskini artırdığını vurgulayan Mıng, stratejik istikrarın korunması için hegemonik hırsların terk edilmesi gerektiğini ifade etti.
NÜKLEER SAVAŞ TEHDİDİ GÜNLÜK DİLE GİRDİ
Shangri-La Diyaloğu'nda "Stratejik İstikrara Yönelik Riskleri Yönetmek" başlıklı oturumda konuşan Tümgeneral Mıng Şiangçing, nükleer silah kullanımı tartışmalarının geldiği noktaya dikkat çekti. İsrailli bir bakanın Gazze'de nükleer silah kullanılması önerisini "şok edici" olarak nitelendiren Mıng, bu tür söylemlerin nükleer savaş tehdidini teorik bir ihtimalden somut bir riske dönüştürdüğünü belirtti.

SİLAH KONTROL REJİMLERİNDE GÜVEN BUNALIMI
Mıng, küresel çapta nükleer silahsızlanma ve yayılmanın önlenmesi rejimlerinin ciddi şekilde aşındığını vurguladı. Özellikle envanterlerinde dünyanın en fazla nükleer silahını bulunduran ABD ve Rusya arasında, Yeni START Antlaşması'nın süresinin dolmasıyla birlikte herhangi bir denetim veya diyalog mekanizmasının kalmadığına dikkat çeken Çinli yetkili, bu durumun küresel güvenlik için büyük bir boşluk yarattığını ifade etti.
AUKUS VE YENİ TEKNOLOJİLERİN RİSKLERİ
Çinli general, nükleer yayılma riskini artıran diğer faktörleri ise ABD ve İngiltere'nin Avustralya ile imzaladığı AUKUS anlaşması ile Japonya'nın askeri doktrinindeki değişiklikler olarak sıraladı. Ayrıca, uzay, siber uzay ve yapay zeka gibi yükselen teknolojilerin askerileştirilmesinin savaş etiğine meydan okuduğunu belirten Mıng, bu durumun kontrol kaybı ve yanlış hesaplama risklerini ciddi oranda artırdığı uyarısında bulundu.
STRATEJİK İSTİKRAR VE "HEGEMONYA" VURGUSU
ABD Savunma Bakanı Peter Hegseth'in söylemlerine de yanıt veren Mıng, Devlet Başkanı Şi Cinping ile Başkan Trump arasında mutabık kalınan "yapıcı stratejik istikrar" ilişkisine bağlı olduklarını belirtti. Ancak, bazı ülkelerin "mutlak üstünlük" arayışı ve "hegemonik hırslarının" bölgesel çatışmaları tetiklediğini belirten Tümgeneral Mıng, bloklar arası cepheleşmenin küresel barışı tehdit ettiğini kaydetti.





