Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini artırmayı hedefleyen torba yasa teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildi. Meclis genel kurulunda görüşülmeye devam eden düzenleme ile birlikte 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına sınırlama getirilmesi planlanırken, platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü zorunluluğu getiriliyor.
Yeni sistemde, çocukların yaş bilgilerini gizleyerek hesap açmasının önüne geçmek için e-Devlet üzerinden doğrulama yapılması da gündemde.
YASAK ÇOCUKLARI GERÇEKTEN KORUR MU?
Yozgat Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Zülfiye Acar Şentürk, TÜRKİNFORM'a yaptığı değerlendirmede düzenlemenin üç boyutlu ele alınması gerektiğini söyledi: Koruma, yan etkiler ve uygulanabilirlik.
“15 yaş altına sosyal medya yasağı, dünyada da tartışılan bir konu. Bu tür bir düzenleme bazı riskleri azaltabilir. Özellikle siber zorbalık, uygunsuz içeriklere maruz kalma, bağımlılık ve algı bozulmaları gibi çocukların baş etmekte zorlanacağı sorunların etkisini sınırlayabilir.”
“Geç kalınmış olsa da bu tür düzenlemeler tamamen güvenli bir ortam sağlamasa da ‘koruyucu bariyer’ işlevi görebilir. Ancak bu koruma tek başına yeterli değil.”
YASAK YENİ RİSKLER DE DOĞURABİLİR
Düzenlemenin en kritik boyutunun görünmeyen yan etkiler olduğunu Şentürk şu sözlerle açıklıyor:
“Yasaklar bazı durumlarda riskleri ortadan kaldırmaz, yer değiştirir. Çocuklar daha az bilinen ve denetimsiz platformlara yönelebilir. Aileden gizli hesaplar, sahte profiller gibi yöntemler artabilir. Bu da ebeveyn denetimini tamamen ortadan kaldırır.”
“Yasaklanan çocuk, riskleri öğrenmeden bir anda serbest kalır. Bu da ilerleyen yaşlarda daha büyük tehlikelerle karşılaşmasına neden olabilir.”
SOSYAL DIŞLANMA VE YALNIZLAŞMA RİSKİ
Şentürk, düzenlemenin psikolojik etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor:
“Akranlarının olduğu bir dünyadan kopmak, çocuklarda psikolojik baskı yaratabilir. Dijital dünyada var olup gerçek iletişimden uzaklaşan çocuklar yalnızlaşabilir.”
TÜRKİYE İÇİN YETERLİ Mİ?
Dijital güvenliğin çok katmanlı bir konu olduğuna dikkat çeken Şentürk, tek başına yasağın yeterli olmayacağını şu sözlerle vurguladı:
“Dijital okuryazarlık eğitimi, ebeveyn farkındalığı, platformların sorumluluğu ve psikososyal destek mekanizmaları birlikte düşünülmeli.”
UYGULANABİLİRLİK: KAĞIT ÜZERİNDE Mİ KALACAK?
Yaş doğrulama ve denetim sürecinin zorluklarına da dikkat çeken Şentürk şunları kaydetti:
“Yaş doğrulama teknik olarak zor. VPN, sahte hesap ve başkası adına hesap açma gibi yöntemler oldukça yaygın. Küresel platformlar üzerindeki denetim de sınırlı. Ailelerin aktif katılımı olmadan bu tür düzenlemeler etkisiz kalabilir.”
ÇÖZÜM: YASAK DEĞİL KONTROLLÜ MODEL
Şentürk'e göre daha etkili bir model mümkün:
“13–15 yaş için kademeli kullanım, ebeveyn denetimli hesaplar, okullarda zorunlu dijital farkındalık eğitimi ve platformlara çocuk koruma yükümlülüğü getirilmesi daha etkili olacaktır.”










