Arısan, olumlama sistemi ve çocuk ruh sağlığını çakralarla birleştirerek şöyle konuştu: "Çocukların psikolojik gelişimi, doğdukları andan itibaren birçok etkenin birleşimiyle şekillenir. Aile ortamı, sosyal çevre, genetik özellikler ve öğrenme deneyimleri bu sürecin temel unsurlarıdır. Ancak çoğu zaman göz ardı edilen bir diğer önemli faktör ise bilinçaltıdır. Çocukların erken yaşlarda edindikleri düşünce kalıpları ve inançlar, ilerleyen yaşamlarında davranışlarını, duygularını ve ilişkilerini doğrudan etkiler."

ERKEN YAŞTA OLUŞAN İNANÇLARIN ETKİSİ
Arısan, çocukların ilişkisini anlatarak şunları söyledi: "Bilinçaltı, çocukluk döneminde oldukça hızlı ve yoğun bir şekilde gelişir. Çocuk, çevresinden aldığı her mesajı sorgulamadan içselleştirir. Özellikle ebeveynlerin sözleri, öğretmenlerin tutumu ve sosyal çevrede yaşanan deneyimler, çocuğun kendisiyle ilgili algısını belirler.
Sürekli eleştirilen ya da yeterince desteklenmeyen bir çocuk, zamanla kendisini yetersiz ve değersiz hissedebilir. Buna karşılık, sevgi ve takdir gören çocuklar daha güçlü bir özsaygı geliştirir. Bu nedenle erken dönemde verilen mesajların niteliği büyük önem taşır."
OLUMSUZ BİLİNÇALTI KALIPLARININ SONUÇLARI
Arısan, kuruntu ve telkinlerden söz ederek: "Çocuklukta oluşan olumsuz inançlar, bireyin tüm yaşamını etkileyebilecek kadar güçlüdür. “Ben yapamam”, “Kimse beni sevmiyor” ya da “Başarısızım” gibi düşünceler, çocuğun hem akademik hem de sosyal hayatında geri planda kalmasına neden olabilir.
Bu tür inançlar, ilerleyen yaşlarda kaygı, özgüven eksikliği ve iletişim sorunları gibi problemlerle kendini gösterebilir. Bu nedenle, çocukların bilinçaltında oluşan olumsuz kalıpların erken fark edilmesi ve dönüştürülmesi büyük önem taşır" diye konuştu.
ÇOCUKLARDA OLUMLU BİLİNÇALTI NASIL DESTEKLENİR?
Arısan, şu sözleri kaydetti: "Çocukların sağlıklı bir psikolojik gelişim göstermesi için bilinçaltının olumlu yönde beslenmesi gerekir. Bu noktada ebeveynlere ve bakıcılara önemli görevler düşer.
Olumlu geri bildirim vermek, çocuğun kendine olan güvenini artırır. Başarı kadar çabanın da takdir edilmesi, çocuğun öğrenme motivasyonunu güçlendirir.
Rol model olmak, çocukların davranışları öğrenmesinde en etkili yöntemlerden biridir. Ebeveynlerin sergilediği tutumlar, çocuk tarafından doğrudan örnek alınır.
Empati kurmak ve dinlemek, çocuğun kendini değerli hissetmesini sağlar. Duygularını ifade edebilen çocuk, iç dünyasını daha sağlıklı şekilde geliştirir.
Hataları doğal görmek, çocuğa kendini geliştirme fırsatı sunar. Eleştirmek yerine yol göstermek, olumlu bir iç ses oluşmasına katkı sağlar.
Gerektiğinde uzman desteği almak, özellikle yoğun kaygı, içe kapanma ya da davranış problemleri görüldüğünde oldukça önemlidir."
SAĞLIKLI BİR GELECEK İÇİN SAĞLAM BİR TEMEL
Arısan, şöyle devam etti: "Bilinçaltı, çocukların kişilik gelişiminde görünmeyen ancak son derece etkili bir yapı taşını oluşturur. Erken yaşlarda kazanılan olumlu inançlar, bireyin hayatı boyunca karşılaştığı zorluklarla daha sağlıklı başa çıkmasını sağlar.
Ebeveynlerin bilinçli yaklaşımı, sevgi temelli iletişim ve destekleyici bir ortam, çocukların güçlü bireyler olarak yetişmesinde belirleyici rol oynar. Her çocuğun farklı ihtiyaçları olduğu unutulmamalı, bu süreçte sabır ve anlayış ön planda tutulmalıdır.
Sağlıklı bir bilinçaltı, mutlu ve dengeli bireylerin temelini oluşturur. Bu nedenle çocukların iç dünyasına yapılan her olumlu katkı, aslında onların geleceğine yapılan en değerli yatırımdır."




