Covid-19’un yayılmasıyla birlikte hastanelerde öncelik, salgının kontrol altına alınmasına verildi. Bu durum, özellikle kronik hastalıklar ve kanser tedavilerinde ciddi bir yeniden planlama sürecini beraberinde getirdi. Birçok hastanede yoğunluk nedeniyle poliklinik hizmetleri sınırlandırıldı, bazı rutin kontroller ertelendi. Kanser hastalarının bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeniyle risk grubunda yer alması, sağlık otoritelerini daha temkinli bir yaklaşım benimsemeye yöneltti.
TEDAVİLERDE ERTELENMELER VE PLAN DEĞİŞİKLİKLERİ
Pandemi döneminde bazı cerrahi operasyonlar ileri tarihlere alındı, kemoterapi ve radyoterapi süreçlerinde ise hasta bazlı düzenlemeler yapıldı. Doktorlar, hastanın genel durumuna göre tedaviyi devam ettirme ya da erteleme kararı verdi. Özellikle erken evre bazı kanser türlerinde takip süresi uzatılırken, ilerlemiş vakalarda tedavinin kesintisiz devam etmesine özen gösterildi. Bu süreçte “önceliklendirme protokolleri” devreye girdi.
TELE-TIP DÖNEMİ BAŞLADI
Pandemi ile birlikte sağlıkta dijital dönüşüm hız kazandı. Kanser hastaları için de birçok kontrol muayenesi telefon veya online görüşmelerle yapılmaya başlandı. Bu yöntem, hem hastaların hastaneye gitme riskini azaltmayı hem de sağlık sistemindeki yükü hafifletmeyi amaçladı. Ancak bazı durumlarda fiziksel muayenenin yerini tam olarak tutmadığı için sınırlı kaldığı da ifade edildi.
KANSER HASTALARI COVID-19’A YAKALANDIĞINDA SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?
Kanser hastalarının Covid-19’a yakalanması, tedavi sürecini daha da karmaşık hale getirdi. Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda enfeksiyonun daha ağır seyretme riski bulunduğu için tedavi süreci çok daha dikkatli yönetildi. Birçok vakada öncelik, Covid-19 enfeksiyonunun kontrol altına alınması oldu. Hastanın genel durumu stabil hale geldikten sonra onkolojik tedaviye devam edildi. Bazı durumlarda ise iki hastalık birlikte takip edilerek multidisipliner bir yaklaşım benimsendi.
YOĞUN BAKIM VE RİSKLİ HASTA GRUBU
Özellikle ileri evre kanser hastaları, Covid-19’a yakalandıklarında yoğun bakım ihtiyacı açısından yüksek risk grubunda değerlendirildi. Bu hastalarda solunum komplikasyonları daha ağır seyrettiği için hastane yatış süreleri uzadı. Doktorlar, bu dönemde hem enfeksiyon hastalıkları hem de onkoloji ekiplerinin birlikte çalışmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
PSİKOLOJİK ETKİLER GÖZ ARDI EDİLMEDİ
Pandemi süreci sadece fiziksel sağlık değil, psikolojik açıdan da kanser hastalarını derinden etkiledi. Hastaneye gitme korkusu, tedavinin ertelenmesi ve virüs riski, hastalarda kaygı düzeyini artırdı. Bu nedenle birçok merkezde psikolojik destek hizmetleri de devreye alındı ve hastalara online danışmanlık imkânı sağlandı.
SAĞLIKÇILARA GÖRE EN BÜYÜK DERS…
Sağlıkçılara göre pandemi, kanser tedavisinde esnek ve hızlı uyum sağlayabilen sistemlerin önemini ortaya koydu. Gelecekte benzer krizlere karşı daha hazırlıklı olunması gerektiği vurgulanırken, hasta güvenliğinin her koşulda öncelikli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
DÖNGÜDE DEĞİŞİKLİK…
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel açıklamalarda bulundu. Kılıçkap, “Ülkemizde Sağlık bakanlığı ve ilgili diğer genel ve yerel kurulların covid pandemisi nedeniyle hızlı aksiyon alması bu konuda onkoloji alanında çalışan sağlık çalışanlarının da rahatlamasını sağladı. Bazı hastalarda damar yolundan ziyade oral tedaviler tercih edilerek, bazı hastalarda ise tedavi siklusları arasındaki zaman genişletilerek örneğin 2 veya 3 haftada bir verilen tedavi şemaları yerine 4-6 haftalık tedavi şemaları tercih edilerek risk ve hastanelerdeki hasta yoğunluğu azaltıldı” bilgisini paylaştı.
“TEDAVİLERE DEVAM EDİLDİ”
Prof. Dr. Kılıçkap, “Covid enfeksiyonuna yakalanan hastalarda ise bilinen izolasyon süreleri sonunda, covid enfeksiyonu nedeniyle hastane veya yoğun bakım yatışı gerektiren durum söz konusu değil ise tedavilerine devam edildi” ifadelerini kaydetti.




