2026 yılını Türkiye için "Zirveler Yılı" olarak tanımlayan Cevdet Yılmaz, NATO'nun ardından Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve COP31 zirvelerine de ev sahipliği yapılacağını hatırlattı. Ankara'daki NATO Zirvesi'nde 360 derecelik bir bakış açısıyla caydırıcılık ve savunma yatırımlarının değerlendirileceğini ifade eden Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmenin de kritik bir gündem oluşturacağını açıkladı.
"TÜRKİYE DÜNYA GÜVENLİĞİNİN MERKEZİNDE"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin son dönemde uluslararası diplomaside üstlendiği "merkez ülke" rolünün altını çizdi. Güçlü liderlik ve etkin savunma sistemleri sayesinde Türkiye’nin küresel istikrarın korunmasında vazgeçilmez bir aktör olduğunu belirten Yılmaz, NATO Zirvesi'nin bu konumun bir tescili niteliğinde olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu zirvede sadece bir ev sahibi değil, çözüm üreten bir merkez olarak öne çıkacağını vurguladı.
SAVUNMA SANAYİİNDE YENİ PERSPEKTİFLER
Zirve kapsamında düzenlenecek Savunma Sanayii Forumu'na işaret eden Yılmaz, Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki ulaştığı seviyeyi küresel paydaşlarla paylaşacağını belirtti. İttifak'ın savunma yatırımlarının artırılması hedefleri çerçevesinde, Türkiye'nin gelecek perspektifinin de masada olacağını kaydeden Yılmaz, bu forumun yerli ve milli savunma sanayiinin dünyaya tanıtılması için önemli bir fırsat olacağını dile getirdi.
ERDOĞAN VE TRUMP GÖRÜŞMESİ ZİRVEYE DAMGA VURACAK
Zirvenin en önemli başlıklarından birini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasındaki resmi ziyaret oluşturuyor. Kapsamlı bir gündemle gerçekleşecek bu buluşmanın, iki ülke arasındaki stratejik ilişkiler ve küresel güvenliğin geleceği açısından kritik sonuçlar doğurması bekleniyor. Liderler düzeyindeki bu temasın, ikili ilişkilerin yanı sıra NATO’nun gelecek vizyonunu şekillendirecek adımlara da temel oluşturacağı öngörülüyor.
2026: TÜRKİYE İÇİN ZİRVELER YILI
Yılmaz, NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'nin TDT ve COP31 gibi uluslararası ölçekteki önemli etkinliklere de ev sahipliği yapacağını anımsatarak, 2026'nın Türkiye'nin diplomatik takvimindeki yerini vurguladı. Ankara’nın dünya liderlerini buluşturan bu "Zirveler Yılı" stratejisi, Türkiye'nin dış politikadaki etkisini artırırken, küresel istikrar arayışlarına da somut katkılar sunmayı hedefliyor.




